Arkeoloji Dünyasını Sarsan Buluş: İnsanlar 40.000 Yıl Önce Sanat Eserleri Yaratıyordu

“Preservation of Culture Reserves Association”da görevli Endonezyalı arkeolog Muhammad Ramli, yılların geçmesiyle mağara resimlerinin renklerinin nasıl değiştiğini anlatıyor. (Fotoğraf: YouTube screenshot / nature video)

Endonezya’da Prehistorik mağara resimleri bulundu ve bu mağara resimleri Avrupa’da bulunan ünlü Prehistorik mağara resimleri kadar eski. Bir araştırmaya göre, insanlar 40.000 yıl önce dünyanın birçok farklı yerinde resim sanatıyla uğraşıyordu.

Bir araştırmaya göre, bilim insanlarının tahmin ettiğinden çok daha erken bir evrede insanlar sanat eserleri yaratmış olabilir. Arkeologların hesaplamalarına göre, ayrıntılı bir biçimde resmedilmiş 2 geyik 35.000 yaşında ve koyu kırmızı el izleri ise 40.000 yaşında.

Uranyum metodu ile yapılan hesaplama ile bu sanat eserleri, İspanya’daki mağara resimleri ve Fransa’nın güneydoğusunda bulunan Lascaux mağara resimleriyle aynı döneme ait.

Endonezyalı el izlerinde birisinin 39.900 yıl önceye ait olduğu saptanmıştır. Journal Nature dergisinin 2014’de yayınladığı bir araştırmaya göre, bu dünyada bilinen en eski insan eli izi.

Kaya-Mısırı ve yeni bir uranyum metodu sayesinde, hesaplamalar başarılı olmuştur.

Endonezya’da 100’den fazla mağara resimleri bulunmakta ve bunlar aslında 1950’li yıllardan beri biliniyordu, fakat ancak 2011 yılında tarihi geçmişi hesaplanabilmiştir. Bilim insanları bu resimlerin üzerinde “Kaya-Mısırı” (Cavepopcorn) adını verdikleri garip oluşumlara rastladı. Bu garip oluşumlar ve yeni bir uranyum metodu sayesinde, bilim insanları bu sanat eserlerinin hangi zamana ait olduğunu hesaplayabilmiştir.

Araştırmanın sorumlusu Avustralya Griffith Üniversitesi’nden arkeolog ve jeokimyacı Maxime Aubert o zamanı hatırlıyor ve “Vay canına, bunu asla beklemezdik” diye ekliyor.

 

Sanatın beşiği Avrupa değil

New York’taki Stony Brook Üniversitesi’nden paleontolog John Shea şunları söyledi, “Bu buluş gerçekten çok önemli, çünkü şimdiye kadar sanatın beşiğinin Avrupa olduğunu var sayılıyordu ve bu yeni buluş bu bakış açısını tamamen yerle bir etti.”

“Önceleri bilim insanları, sanatın başlangıcının Avrupa merkezli olduğunun düşünüyordu,” diye vurguluyor Aubert.  “Sanatın ne zaman başladığı çok önemli, çünkü bu bir nevi bizi insan yapan faktörlerden biri,” diye sözlerine ekliyor.

Yorumlar kapalı, ancak trackbacks Ve pingback'ler açık.