Bal Hakkında Bilinmeyenler

Kategori : GÜNDEM,Lezzet Tarifleri,YAŞAM |
Fotoğraf: İHA

Fotoğraf: İHA

Piyasada çok miktarda bulunan sahte balı anlamak mümkün mü? Kristalize olan bal şeker katkılı mı? İşte bu soruların cevabı…

Aksuvital Doğal Ürünler Kimyası Uzmanı Sevil Gülsoy, balın bilinmeyen özellikleri hakkında açıklamalarda bulundu. Gülsoy, “Bal kuşkusuz dünyanın en değerli besinlerindendir. Bu besini yapan canlılardan arılar, görünenden öte muhteşem varlıklardır. Yoğun kıl örtüsüyle kaplı bu canlılar bizim ve kendileri için inanılmaz enerji harcamaktadırlar. Bal arıları, çiçekler ve meyve tomurcuklarından aldıkları nektarları, bal midesi organlarında invertaz enzimiyle kimyasal değişime uğratırlar. Kovana geldiklerinde işçi arılar tarafından bal arılarının midesinden emilir ve ağızlarında yarım saat boyunca çiğnerler. Bal ancak ondan sonra hem arılar hem insanlar için tüketilir bir besin haline gelir” dedi.

BİR ARI BİR KAŞIK BALLA DÜNYAYI İKİ KEZ DOLAŞACAK ENERJİYE SAHİP OLUR
Gülsoy, arıların baldan elde ettikleri enerjiyi maksimum derecede kullanabildiklerini belirterek, “Arıların hayatları boyunca tükettikleri bal miktarı yarım çay kaşığını geçmez. Öyle ki bir arı dünyanın etrafını iki yemek kaşığı bal ile dolaşabilir. Ayrıca dakikada 11 bin 400 kez kanat çarpar. Arılardan gelen o vızıltı aslında arının kanatlarının sesidir” ifadelerini kullandı.

KRİSTALLEŞEN BALLAR
Kristalize olan balın şekerli olduğu görüşüyle ilgili olarak Gülsoy, “Ülkemizde yaygın olarak kristalize olan balın, ‘şekerli bal’ olduğu yönünde yanlış bir algı var. Hâlbuki şeker şurubu ilave edilmiş ballar çok uzun süre kristalleşmeden kalabilir. Saf ve doğal ballar ise, balın elde edildiği çiçeklerin türüne göre değişmekle beraber, özellikle kış aylarında ve soğukta muhafaza edildiği takdirde birkaç ay gibi kısa bir sürede kristalleşebilmektedir. Bu kesinlikle doğal bir olay olup, balın tüketilmesini önleyici bir problem değildir. Bal kristalleşmiş haliyle de tüketilebileceği gibi, benmari usulü bir ısıtma işlemiyle (sıcak su dolu bir kabın içerinde balın ısıtılması) kristaller çözdürülüp bu şekilde de tüketilebilir. Kristalleşmiş balın tüketilmesinde, sağlık açısından hiçbir sakınca yoktur” dedi.

BAL VE ŞEKERİN FARKI
Bal ve şekerin farkı ile ilgili olarak Gülsoy, “Balı bildiğimiz şekerden ayıran çok önemli bir fark vardır. Şeker ancak sindirim sisteminde değişime uğradıktan sonra kana karışırken bal sindirime gerek olmadan çok süratli bir şekilde kana karışır. Dolayısıyla bal insan vücudunun en yüksek derecede ve en hızlı biçimde faydalanabileceği bir gıdadır. Ilık su ile karıştırılan balın birkaç dakika içinde vücuda enerji verdiği tespit edilmiştir” ifadelerini kullandı.

TARİHİN İLK BİYOLOJİK SİLAHI
Tarihin ilk biyolojik silahının bal olduğunu belirten Gülsoy, “Türkiye’de Karadeniz bölgesinde bin 800 metre yükseklikteki ormanlık alanlarda yetişen, literatürdeki adı ‘Rhododendron pontica’ olan ve halk arasında “dağ gülü, komar, orman gülü” olarak bilinen bitkinin renkli çiçekleri arılar tarafından bal yapılmak için kullanılır. Bu bitkiden elde edilen bal ‘deli bal’ olarak adlandırılır. Bu çiçekte bulunan grayanotoksin direk kalbe etki eden bir zehirdir. Şuur kayıplarına, kaslarda gevşemelere neden olmaktadır. Kişide, çok şiddetli bir tansiyon düşmesi olur, ölüme kadar varabilen sonuçlar doğurabilir. Deli balın fazla yenmesi veya yaşlı insanların tüketimi sonucunda, ölüm haberlerinin olduğu birçok yerde karşımıza çıkmaktadır. Sadece insanları değil hayvanların bile telef olduğu gözlemlenmiştir. Bir çay kaşığından fazla yenilmesi zehirlenmeye neden olabilir. ‘Deli bal’ın tarihte silah olarak kullanıldığına ilişkin bilgiler de vardır. Milattan Önce 401 yılında Karadeniz yakınlarında kamp yapan 10 bin Yunan askerinin bölge halkı tarafından deli balla zehirlendiklerine ilişkin bilgiler bulunmaktadır. M.Ö. 67 yılında Pontus kralı Mitridat’a karşı gelen Pompey’in ordularının da aynı bölgede kamp kurduklarında, bu bölgedeki petek ballarını yiyerek zehirlendikleri ve kolayca esir düştükleri bilinmektedir.

DELİ BAL AZ YENMELİ
Dünyanın en iyi bal türü olarak gösterilen deli balı, ülkemizde de büyük bir ün kazanmıştır. Birçok tedavide kullanılan deli balın acımsı buruk tadı vardır. Çok az yenildiğinde birçok hastalığa derman olmaktadır” dedi.

KESTANE BALI DELİ BAL DEĞİLDİR
En çok karıştırılan bir konu da kestane balının deli bal olduğu ile ilgili olduğunu belirten Gülsoy, “Deli bal, kestane balından farklıdır. Karışıklığın sebebi kestane ağaçlarının orman altı bitki örtüsü, orman gülleridir. En azından bizim ülkemizde özellikle Karadeniz bölgesinde yoğundur. Orman gülünün çiçeklenme evreleri farklılık göstermekle birlikte, orman güllerinden sonra kestane ağaçları çiçek açar. Aynı bölgede hasat edilen iki bal ayrı ayrı hasat edilirse bu karışıklık ortadan kalkmış olur” ifadelerini kullandı.

SAHTE BALI ANLAMAK ÇOK ZOR
Sahte bal ile gerçek bal arasındaki farkı anlamanın zor olduğunu belirten Gülsoy, “Bal için önemli bir not daha var çok çok iyi bir bal kullanıcısı olsanız bile sahte balla gerçek balı ayırmak artık gerçekten zor. Gerçek bal en doğru laboratuvar analizleri ile anlaşılabiliyor. Bu yüzden balları mutlaka güvendiğiniz yerlerden temin edin” dedi.

İHA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir