Başkan Trump’a, Çinli Meslektaşı Xi Jinping’e İletmesi İçin İki Mesaj

Falun Gong uygulayıcıları, Beyaz Saray’ın karşısında bir pankart tutarlarken, 4 Nisan, 2017. Uygulayıcılar; Başkan Trump’ın, Çin lideri Xi Jinping ile, Falun Gong’a yapılan zulmü durdurmaları hakkında konuşmasını talep etmek için bir araya geldiler. (Bin Xue/NTD)

WASHINGTON—Bayan Yu Zhenjie, 4 Nisan’da Başkan Donald Trump’a bir mesaj iletmek için Flushing, New York’tan Washington’a geldi. Yu, Trump ile şahsen görüşmedi. O, Pensilivanya Bulvarı’nda, Beyaz Saray’ın karşısında, Başkan’ın dikkatini çekmek amacıyla bir araya gelen Falun Gong spritüel uygulamasının birkaç uygulayıcısından biriydi.

6-7 Nisan’da Trump, Çin lideri Xi Jinping ile Florida’da buluşuyor. Bu toplantıya hazırlanırken, Trump’ın Yu’nun hikayesini dinlemek için biraz zaman ayırması iyi olacaktır. Yu, 22 yıl önce Falun Gong’u uygulamaya başladı. O, uygulamanın sakince yapılan mediatif egzersizlerinin ve öğretilerinin; doğruluk, merhamet ve hoşgörü temelinde olduğunu ve onun daha iyi bir insan olmasına yardım ettiğini anladı.

Aile üyeleri ondaki değişimi gördüler ve onlar da Falun Gong uygulamaya başladılar, ve uygulama ağızdan ağıza ailesi içinde yayılırken, aynı zamanda semtinde ve şehrinde, hatta tüm Çin’de yayıldı.

1998’de, yapılan bir ankette 70 milyon kişinin Falun Gong uygulamasına başladığı görüldü. Falun Gong kaynaklarına göre, 1999’da Çin’de 100 milyon kişi uygulamaya başlamıştı.

Sayı ister 70 milyon ister 100 milyon olsun, Falun Gong uygulayıcılarının sayıları, Çin Komünist Partisi (ÇKP) üyelerinin sayısından daha fazlaydı. O zamanki Çin lideri Jiang Zemin’i bu sayılar korkutuyordu, aynı zamanda Falun Gong’un Çin halkına verdiği geleneksel, ahlaki mesajlarının çekiciliği de onu korkutuyordu.

Jiang, bu barışçıl uygulamanın Çin Komünist Partisi’ne (ÇKP’ye) bir tehdit oluşturduğunu düşündü. 20 Temmuz 1999’da, Falun Gong’un kökünü kurutmak için bir kampanya başlattı, kitlesel tutuklamalar yapıyor ve uygulamayı şeytan gibi göstermek için propaganda bombardımanı kullanıyordu.

Yu’nun Hikayesi

Yu, Falun Gong’tan sadece iyi şeyler biliyordu, ve bu nedenle Ekim 1999’da, kuzeydoğuda uzakta bulunan Heilongjiang’daki evinden kalkıp, Beijing’e devlete bir hata yaptıklarını söylemek için geldi. O, tutuklanmıştı.

Diğer birçok Falun Gong uygulayıcıları gibi, Yu da ailesine misilleme yapmalarını önlemek için, ismini ve adresini yetkililere vermeyi reddetti. Hapisteyken ona “İsimsiz #3” deniyordu.

Yu, hapishanede gardiyanlardan birine Falun Gong’u anlattı. Gardiyan bunun için ona minnettardı ve ikisi arkadaş oldular. Bir gün, gardiyan ona gelip ciddi bir tavırla konuştu. İsmini vermeyen tutukluların ertesi gün tıbbi muayeneye götürüleceklerini söyledi. Ve sonrasında asla dönemeyecekleri bir yere götürüleceklerdi. Bunun onlar için bir felaket olacağını söylüyordu.

Gardiyanın tavrındaki bir şeyler Yu’yu sarstı, ve ona ismini verdi. O zamanlar, bilinçli tutuklulardan zorla vahşice canlı organ toplandığı bilinmiyordu. Yu’nun vakası, birçok başka görgü tanıklarının vakaları ile birbirini tutuyordu; isimlerini vermeyen uygulayıcılar ortadan kayboluyordu. Aynı zamanda, diğer taraftan sürekli istismar ve işkenceye maruz bırakılan kişilere uygulanan, açıklanamayan tıbbı muayenelerin yapılmasına ilişkin geniş çapa yayılmış vakalar da bulunmaktaydı.

Araştırmacılar, Çin’in patlayan organ nakli endüstrisinde kullanılmak üzere yüzbinlerce Falun Gong uygulayıcısının organlarının kesilip çıkarılarak öldürüldüğüne inanıyorlar. Yu, Heilongjiang eyaletine geri gönderilerek üç sene boyunca çalışma kampına kapatıldı. O, kendisinin “dönüştürülmesi” – Falung Gong uygulamasını bırakması için çok fazla çabayla işkence edildiğini söylüyor.

Beyaz Saray’ın önünde Flushing’den Yu Zhenjie, New York, 4 Nisan, 2017. (Stephen Gregory/Epoch Times)

Bir keresinde, gardiyanların kadın kaptanı Yu üzerinde büyük bir elektrik şok değneği kullanıyordu. Kaptan, Yu’nun onun istediği kadar etkilenmediğini görüyordu. Ardından, polis okulunda öğrendiği “popcorn yapmak” adlı tekniği uygulamayı deneyeceğini söyledi.

Kaptan, Yu’nun yüzüne değneği sertçe itti, büktü, ve ona şok verdi. Yu, acının inanılmaz olduğunu söylüyordu. Diğer gardiyanlar kaptana durması için yalvardı. Yu’nun sadece bir meditasyoncu olduğunu söylediler. Kaptanın onun şeklini bozacağını söylüyorlardı. Sonunda, kaptan durdu.

Üç yıllık tutukluluktan sonra Yu artık yürüyemiyordu ve çalışma kampından taşınarak çıkarılması gerekiyordu. Yaralarından kurtulmasını Falun Gong egzersizlerini yapmasına bağlıyor.

Yu iki kez daha tutuklandı. İkinci defasında, hastane yatağına bağlandı ve ona bilinmeyen ilaçlar enjekte edildi. Karnında ve belinde inanılmaz acılar hissettiğini söylüyor. Vücudu şişmiş ve cildi simsiyah olmuş. Bilincini kaybetmiş. Neredeyse ölüyormuş.

Genç erkek kardeşi durumunu duymuş, ve 2006 Yılbaşı Arifesi’nde onu hastaneden çıkartmaya karar vermiş. Falun Gong uygulayıcıları onunla ilgilenmişler ve yine, tekrardan iyileşmiş.

Polisin yeniden onu aradığını duyduğunda, Yu Tayland’a uçmuş ve 2009’da Amerika’ya gelmiş.

Çin’de, Yu’nun genç erkek kardeşi 15 yıl ile hapse atıldı ve karısı ise 11 sene. Yu’nun genç kız kardeşi 5 yıl hapse atıldı- hepsi Falun Gong uyguluyorlardı.

Yu, Falun Gong uyguladığı için, kızı ise üniversiteden atıldı. Kocası, yetkililer tarafından baskı altındaydı, ve onu boşadı.

Babası, Yu’nun dediğine göre, ailesinin başına gelen felaketi kaldıramadı, ve kederden öldü. Yu’nun hikayesi ne yazık ki alışılmadık bir şey değil.

 

O zamanlar, Yu zulüm görüyordu, 2008’de Kongre İcra Komisyonu, Çin’de yaklaşık yüzbinlerce uygulayıcının tutuklanmış olduğunu raporladı, diğer yandan 2009’da A.B.D. Dış İşleri Bakanlığı; yabancı gözlemcilerin, Çin’in büyük toplama kampı sistemlerinde bulunanların yarısını Falun Gong uygulayıcılarının oluşturduğunu belirttiklerini rapor ettiler.

Şubat’ta yayınlanan bir Freedom House raporu, zulmün hala devam ettiğini rapor etmektedir.

İki Mesaj

Beyaz Saray’ın karşısında bir araya gelen Yu ve diğer uygulayıcıların, Trump için iki mesajları var.

Onlar, Trump’ın Çin başkanı Xi Jinping’e, Falun Gong’a yapılan zulmü durdurmasını ve Jiang Zemin’i insanlığa karşı işlediği suçlardan dolayı adalete teslim etmesini söylemesini istiyorlar.

Trump, Xi’yi yenilikçi bulabilir. Xi, Jiang’a sadık olan taraftarlarının devam ettirdiği zulmü miras aldı.

Xi, çözüm için görünen birkaç adım attı. Onun yolsuzlukla mücadele kampanyası, zulümden en büyük sorumlular olan üst düzey yetkililerin çoğunu tutuklattı ve tasfiye ettirdi. Xi, Falun Gong uygulayıcılarına yapılan zulmün ana vasıtası olan çalışma kamplarını kapattı, ve mahkeme sisteminin; Jiang Zemin’i dava etme hakkında yapılan 200.000 şikayeti kabul etmesine izin verdi.

Eğer Trump zulüm hakkında halka açık ve özel olarak konuşursa; bu Xi’nin, Jiang taraftarlarının etkisiyle savaşmasında elinin güçlenmesine yardımcı olabilir, aynı zamanda da A.B.D.’nin çıkarlarına hizmet eder.

Florida’dan Senatör Marco Rubio, bir beyanında Xi ile insan hakları konusunda “ciddi, samimi, ve sağlam bir değişim” çağrısında bulundu ve, “Başkan, kendisinden önce gelenin hatasını yapmamalı ve insan hakları konusunda sessiz kalmanın diğer alanlardaki Çin hükümetinden imtiyazlar alacağına inanmamalıdır.” dedi.

Üst düzey bir Beyaz Saray yetkilisi, Trump’ın inanç zulmü hakkında Xi ile tartışıp tartışmayacağı hakkındaki yöneltilen soruya verdiği yanıtta; başkanın ne söyleyeceğine tahminde bulunmasa da, “insan hakları, Amerikalı olarak kim olduğumuzun ayrılmaz bir parçasıdır” diyerek görüş belirtti.

Yu, A.B.D.’de varolan haklar konusunda minnettarlığını belirten bir şekilde gülümseyerek, Trump’ın doğru şeyi yapacağına inandığını söyledi.

Stephen Gregory, Epoch Times