DAİMA AYAKTAYIM

İşte zirvedeyim şimdi. Öyle yüksek bir dağ ki bu. Sarp yamaçlarını çıkardı önüme , dik yokuşlarını çıkamayayım diye. Rüzgarını estirdi buz gibi. Üşüttü ; fakat donduramadı beni. Soğuğu içimdeki ateşi söndürmeye yetmedi. Bu öyle bir ateş ki ; hani söndüreyim diye uğraşırken , bilmeden körüklediğiniz türden. Estikçe alevlendi. Yanmaya devam etti artarak. Beni yaşama bağlayan ateş bu.

Bana geçit vermeyen o dağ şimdi ayaklarımın altında. Önümde diz çöküyor. Ellerimi açmışım gökyüzüne doğru. Şükrediyorum beni yaşama bağlayan bu güce .

Bulutlar hemen yanı başımda. Rüzgar bile benimle mücadele etmekten yorulmuş olmalı, hafif hafif esiyor. Az önce beni yerden yere vurmaya çalışan o değil sanki. Ellerimi , yanaklarımı öpüyor, ayaklarıma kapanıyor . Özür diler gibi benden ılık ılık sarılıyor bana. Ona gülümsüyorum ve affediyorum. Çünkü o benim gücümü yeni öğreniyor.

Sarı , beyaz papatyalar, kırmızı gelincikler ve daha adını sayamadığım binlerce çeşit kır çiçeği, güneşe doğru başlarını çevirmiş kısacık ömürlerinin tadını çıkarıyorlar. Harikulade kokularını çekiyorum içime. Derken yağmur başlıyor inceden .Yapraklar çığlık çığlığa oynaşıyor. Toprak susamış , çiçekler kurumak üzere. Her bir damlayı zevkle çekiyorlar içlerine. Renk geliyor yüzlerine.

Tam susuzluklarını gidermenin sevinciyle bayram ederken , yağmur şiddetini arttırıyor yavaşça. Benimle mücadelesi henüz bitmemiş anlaşılan. Birden gökyüzü kararıyor, şimşekler çakıyor. Ben saklanıyorum bir kayanın altına ; fakat ya kır çiçekleri, ağaçlar. Onlar hiçbir yere kaçamıyorlar. Sonra koruyamıyorum onları bu şiddetli yağmurdan . Bazıları ölüyor.

Ben yine ayaktayım. Ve o da vazgeçiyor . Kara bulutlar geldikleri gibi gidiyorlar. Gülüyor ve el sallıyorum ardından. Beni ıslattı hepsi bu. Birazdan güneş yine açıyor ve ben kuruyorum. Kalan çiçekler şimdi daha bir canlı .

Oysa ben sadece yaşamaya çalışıyorum. Kimseyi incitmeden , kırmadan.
Ne yaparsa yapsın hayat ; ben daima ayaktayım.

Semra Şener

Yanıt Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.