Falun Gong – Zihni Ve Bedeni Geliştiren Bir Uygulama

Kategori : ÇİN,GÜNDEM,SAĞLIK,The Epoch Times - Editörün Seçimi |
Dingin duruma girmek: Fotoğrafta bir uygulayıcı 5nci takım egzersizi, tam lotus pozisyonunda meditasyon yapıyor. Diğer 4 takım egzersiz ise, ayakta yapılıyor.

Dingin duruma girmek: Fotoğrafta bir uygulayıcı 5nci takım egzersizi, tam lotus pozisyonunda meditasyon yapıyor. Diğer 4 takım egzersiz ise, ayakta yapılıyor.

Falun Gong çok eski bir meditasyon uygulamasıdır. Falun Gong uygulaması dört takım qigong egzersizi ve bir takım lotus pozisyonundaki meditasyondan oluşuyor. Bu uygulamanın bir diğer özelliği, xiulian’den ( zihinsel ve bedensel gelişim) söz edilmesi, yani karakterin evrensel prensipler doğrultusunda geliştirilmesi – bu prensipler ise, doğruluk, merhamet ve hoşgörü.

“Frank Zhao anakara Çin’de yaşayan bir uygulayıcı, o Antik Çin’de insanların maddi dünyayı oluşturan büyük bir gücün varlığına inanarak yaşadığını söylüyor.

“Frank Zhao, insanların doğa ile iç içe ve uyum içinde yaşadığını ve iyiliğin iyilik, kötülüğün ise kötülük getireceğine inandıklarını söylüyor. Zhao, gençliğinde yaşlı insanların söz ettiği değerlerin doğru olduğunu hissetmiş, fakat bu modern dünyada, bunun nasıl uygulanacağı ile ilgili net değilmiş.

“Bir insanın öldükten sonra yok olacağı fikrini bir türlü kabul edemiyordum ve Tao ve Buda teorisi ile çok ilgilendim. O zamanlar şöyle bir hisse kapıldım, modern bir hayat yaşamak istiyorum ve aynı zamanda kendimi geliştirmek de istiyorum.”

Zhao, Falun Gong bana bu imkanı tanıdı diyor. Modern bir hayat yaşıyorum ve kendimi geliştiriyorum. “Falun Dafa (“büyük yasa tekerleği – kişisel gelişim yolu”) diğer bir adıyla Falun Gong, “kalbin gelişim yolu” olarak da adlandırılır. Falun Dafa web siteleri, “Falun Dafa’yı yüksek seviyeli ve doğruluk, merhamet, hoşgörü prensipleri doğrultusunda bir kişisel gelişim uygulaması olarak nitelendiriyor.

Falun Dafa, Buda okulunun (merhamet) elementleri ve aynı zamanda Tao okulunun (doğruluk) elementlerini içeriyor. Falun ambleminin içinde ise, bu iki antik semboller de yer alıyor: Tao okulunun Yin Yang-sembolü (taichi-sembolü olarak da biliniyor) ve Buda okulunun srivatsa-sembolü (Çin’de “Wan” olarak biliniyor).

Uygulama diğer birçok qigong egzersizlerine benziyor ve beş takım egzersizden oluşuyor (egzersizlerin dördü ayakta ve bir tanesi oturarak yapılan bir meditasyon).

Falun Dafa’yı bu kadar özel kılan, zihinsel ve bedensel gelişim yönüdür.

Uygulamanın web sitesinde, Falun Dafa uygulayıcılarının hedefinin xingxing’lerini (Kalp seviyesi ve Karakter özellliğini) yükseltmek ve dürüstlük geliştirmek olduğu ve buna ek olarak üç kozmik prensibi de takip ettikleri yazıyor.

“Xingxing seviyesi geliştikçe, uygulayıcılar Zhuan Falun’un  (Falun Dafa uygulamasının ana kitabı) içeriğini daha iyi anlar bir hale geliyor ve kitapta öğretilenleri daha iyi kavrıyor.” Güney Galler’deki Falun Dafa Derneği Başkanı John Deller, bu öğretinin içeriğinin onu etkilediğini ve bu sebepten dolayı 14 sene önce, bu uygulamaya başlama kararı aldığını söyledi.

“20 senedir Tai-Chi ve dövüş sanatları hocalığı yapıyorum ve Qigong tecrübemde var. Kozmik prensipler, yani Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü bana çok saf ve temiz geldi ve beni adeta bir mıknatıs gibi kendisine çekti, bu yüzden Falun Dafa hakkında daha fazla bilgi edinmek istedim.”  Birkaç yıl önce bana Hodgkin lenfoma (lenf sisteminin kötü huylu bir tümörü) tanısı konulmuştu ve bu yüzden bir tedaviden geçtim, bu süreçte Falun Dafa’yı uyguladığım için hiç olumsuzluğa kapılmadım ve sonunda sağlığıma kavuştum.

“Artık eskisi gibi çabuk sinirlenmiyorum ve sakin bir zihni korumayı başarıyorum. Bir sorun ile karşılaştığımda, başkalarını suçlamadan, ilk olarak kendimi sorguluyorum.” Falun Dafa web sitesinde, Falun Dafa’nın antik çağlardan gelen bir uygulama olduğunu ve antik çağlarda sadece gizli bir şekilde kişiden kişiye aktarılan bir öğreti olduğu vurgulanıyor.

Bay Li Hongzhi 1992 yılında Çin’in Changchun Şehrinde ilk defa bu uygulamayı halka açık bir şekilde öğretti. Uygulayıcılar o zamandan beri, Bay Li Hongzhi’ye saygılı bir biçimde “Shifu” (Usta) veya “Öğretmen” diye hitap ediyorlardı. Bay Li Hongzhi daha sonra ülkenin dört bir tarafında seminerler düzenledi, insanlar ise kendi aralarında kişisel deneyimlerini paylaşıyorlardı ve uygulama hızlı bir şekilde ülke çapında yayılıyordu.

Web sitesinde, Çin’de 1998 yılında tahminen 80 milyon insanın Falun Dafa’yı uyguladığı yazıyor.

Batı ülkelerinde de Falun Gong’un popülaritesi hızla artıyordu.

Avustralya’da yaşayan Thomas Dobson, yaklaşık 17 yıl önce Paris’te yaşarken bu uygulama ile tanışmış ve 1999 yılında Çin’i ziyaret etmiş ve bir süre orada ikamet etmiş. O, Temmuz ayında, Çin’in Changchun şehrinde yaşanan zulmün ve baskınların canlı bir şahidi. Thomas Dobson bu yaşadığı deneyimi asla unutamayacağını söylüyor.

Thomas Dobson, bunun akıl almaz bir şey olduğunu söylüyor, çünkü o yıllarda Changchun şehrinde yaklaşık 7 milyon insan yaşıyordu ve hemen hemen her ailede bir veya iki Falun Gong uygulayıcısı bulunuyordu.

“Çin’i ziyaretimin ikinci günü (1999 ilkbaharı), Spor Bakanlığı özel bir etkinlik düzenlemişti, 10.000 uygulayıcı halka açık bir şekilde egzersizleri tanıtıyordu.

Dobson, “Her yerde ‘egzersiz alanları’ vardı ve bu gruplar genellikle 200 kişiden oluşuyordu ve sabahları egzersiz yapıyorlardı,” diye ekliyor.

O, Falun Dafa uygulayıcısı olduğunu söylediğinde, insanların ona büyük bir saygı gösterdiğini hatırlıyor.

“Düşünün mega bir kentte yaşıyorsunuz ve orada herkes kişisel olarak kendini geliştiriyor, bunu yakından deneyimlemek gerçekten inanılmazdı!”

Jennifer Zeng, “Witnessing History” (Tarihe Tanıklık Etme) adlı raporun yazarıdır. O, Falun Gong’u uyguladığı için çalışma kampında korkunç işkencelere maruz kalmıştı ve bu zulmü dünyaya duyurmak için bir belgesel hazırladı.

Sonradan Avustralya’ya göç eden ve şimdi orada ikamet eden Bayan Zeng, bu zulüm başlamadan önce herkes Falun Gong hakkında konuşuyordu diyor.

“Bunun için herhangi bir reklama gerek yoktu; herkes bu kadar iyi bir öğretiyi öğrenmek ve aile ve arkadaşlarına tanıtmak için çok hevesliydi.

Bayan Zeng – yıllarca Hepatit C hastalığı yüzünden yatalak bir haldeymiş, o birçok kişi gibi bu meditasyon uygulamasına başladıktan sonra- mucizevi bir biçimde iyileşmiş ve normal hayatına dönebilmiş.

Fakat uygulamaya başlamasını tetikleyen ana faktör bu değilmiş.

“Ben daima evrenin nihai gerçeğini merak ettim ve aradım. Falun Dafa benim tüm sorularımı cevapladı.” 

Shar Adams tarafından, The Epoch Times

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir