“Liver International”dan, Tanınmış İki Çinli Organ Nakil Uzmanının Çalışmalarına Yayın Yasağı

Sembol Fotoğraf: NTD Televizyonu

Sembol Fotoğraf: NTD Televizyonu

Avustralya’da tıp etiğiminden sorumlu uzmanlar, Çin’den gelen bir çalışma ile ilgili endişelerini belirtmişlerdi, ve bu endişeleri sonunda dikkate alındı: İki Çinli doktor için “Liver International” dergisi ömür boyu yayın yasağı getirdi.

Ünlü iki Çinli organ nakli uzmanı, Ekim ayında internet üzerinden çalışmalarını yayınlamıştı. Dergi; bu uzmanların sahip olduğu tecrübeleri, öldürülmüş vicdan mahkumları üzerinde deneyimlemeleriyle alakalı endişelerinden dolayı, onlarla olan tüm ilişkilerini sonlandırma kararını aldıklarını duyurdu. “Siencemag.org”un haberine göre, iki yazar tüm suçlamaları reddediyor, fakat ameliyatların etik kurallar çerçevesinde gerçekleştiğiyle ilgili herhangi bir kanıt ortaya koyamıyorlar.

İki ünlü uzman organ ticaretine karışmadıklarını iddia etseler de bunu kanıtlayamadılar.

Zheng Shusen (67), Zhejiang Eyaletindeki Hangzhou Üniversite Hastanesi’nin başhekimidir. Karaciğer naklinde rekor sahibi olan Zhen Shusen, 2016 yılında medya ile yaptığı bir röportajda, 1.850 karaciğer nakli ameliyatı gerçekleştirdiğini söyledi.

Bir zamanlar Zheng, “Çin Organ Nakli Kongresi” başkanlığını üsteleniyordu ve her sene konferanslar organize ediyordu. Kendisi 2001 yılından itibaren Çin’in önde gelen bilim insanlarından biri olarak kabul ediliyordu.

Doktor vasfını kullanarak sürekli Falun Gong’a karşı oldu.

2007 yılından bu yana Zheng, Zhejiang Eyaletinde başkan yardımcısı olarak “Tarikatlar İle Mücadele Derneği”nde görevini sürdürüyor. Bu dernek, kişisel bir gelişim uygulaması olan Falun Gong hareketine karşı yoğun bir biçimde propaganda ve iftira kampanyaları yürütüyor. 1999 yılından beri bu kişisel gelişim uygulaması, Çin rejimi tarafından tarikat olarak yaftalanmış ve devletin bir numaralı düşmanı olarak ilan edilmişti. Devlet, Falun Gong uygulamasının hızlı yayılması ve yüksek popülaritesi yüzünden rahatsız olmuş ve bu akımı şiddetle bastırmaya çalışmıştı. Falun Gong, bir meditasyon uygulamasıdır ve Çin’in qigong geleneğinden gelmektedir. Falun Gong uygulamasının ana ilkeleri; Doğruluk, Merhamet ve Hoşgörü’dür ve bu ilkeler Çin’in geleneksel değerleriyle örtüşmektedir.

“Tarikatlar İle Mücadele Derneği”, Çin’in her bölgesinde kar amacı gütmeyen sivil bir toplum örgütü görüntüsü altında faaliyetlerini sürdürüyor. Gerçekte ise bu dernek, Çin Komünist Partisi tarafından finanse ediliyor ve asıl amacı Falun Gong’u bastırmaktır. Zheng, Çin’in dört bir tarafında “Tarikatlar İle Mücadele” başlıklı konferanslar vermektedir.

2009 yılında Uzman Doktor Zheng, dernek vasıtasıyla Falun Gong’a karşı propaganda literatürü yayınladı ve kendisi bunun editoryal yönetmenliğini üstlendi.

Zheng’in faaliyetleri  WOIPFG  (Dünya Falun Gong Zulmünü Araştırma Koalisyonu) tarafından geniş çaplı bir incelenmeye tabi tutulmuştur.

1999 yılından sonra, Zheng’in başhekim olarak çalıştığı hastane yoğun bir döneme girdi.

Bu, Falun Gong’u bastırma politikası ve Çin’deki yasadışı organ ticareti artışıyla eş zamanlı olarak gerçekleşti. Buradan çıkaracağımız sonuç, organların birçoğunun cezaevinde bulunan Falun Gong uygulayıcılarından geldiğidir – tahminlere göre yüz binlerce Falun Gong uygulayıcısı bu sebepten hayatını kaybetmiştir.

Zheng, 2006 yılında yaptığı bir röportajda: 1992 – 1998 yılları arasında sadece 78 karaciğer nakli yapıldığını söylemişti. Buna karşılık sadece 1999 yılında 115 karaciğer nakli yapılmıştır.

Hangzhou Üniversite Hastanesi 1999 yılında adeta bir organ nakil merkezine dönüşmüştür, bu sebepten dolayı WOIPFG bu hastanenin yasadışı organ ticaretine bulaşmış olabileceğini düşünüyor. Hangzhou Üniversite Hastanesi’nde, 1993 – 2014 yılları arasında tam olarak 1,521 karaciğer nakli yapılmıştır. Bu hastanede 1997 yılında sadece 2 nakil, 1999 yılında 15 ve 2003 yılına kadar 103 organ nakli yapılmıştır ve sonraki yıllarda 1,400 nakil daha yapılmıştır.

Hangzhou  Hastanesi’nde,  karaciğer nakli dışında; kalp, böbrek, dalak ve diğer organlarında nakli yapılmıştır.

Zheng, 2005 yılında “acil durum nakilleri” başlıklı bir makalede yayınladı. Makalede Zheng, hastaların ihtiyaç duyduğu yaşamsal organların 72 saate kadar temin edildiğini ifade ediyordu. WOIPFG’a göre bu bir fenomen ve dünyada eşi benzeri olmayan sıra dışı bir durum ve bu sadece canlı bir “organ bankası” ile açıklanabilinir. Yani bu sadece canlı insanların organ temin etmek için öldürülmesi ile açıklanabilir bir durum.

2016 Hong Kong Konferansında Bir Skandal

Zheng’in yasadışı organ ticaretine karıştığı gerekçesiyle 18 Ağustos’ta yapılması planlanan Uluslararası “Organ Nakli Derneği” (TTS) Konferansı son dakikada iptal edildi. TTS, Zheng hakkında şikayetler geldiğini ve bu iddiaları ciddiye aldıklarını duyurdu. İddialar, Zheng’in tecrübelerini idam cezasına çarptırılan vicdan mahkumlarından elde etiğiyle alakalıydı.

Başkan Yardımcısı da Olaylara Karıştı

Yang Shen, Hangzhou Karaciğer Nakli Merkezi’nin başkan yardımcısıdır. O, 2001 yılından 2004 yılına kadar, Hannover Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde okudu ve doktorasını yaptı. Doktorasını elde etikten sonra Yang Shen Kanada’ya giderek Edmonton’da bir Nakil ve Araştırma Merkezi kurdu. Yang, 2007 yılında Cenevre Üniversite Hastanesi’nde dalak nakli konusunda araştırmalar yaptı. Yang Shen, Zheng’in asistanlık görevini üstleniyordu ve birlikte birçok çalışmalar yaptılar.

Bu Sebeplerden Dergi Onlara Yasak Koydu

Çin, resmi olarak 1 Ocak 2015 tarihinden beri sadece gönüllü organ bağışçılarından organ aldıklarını duyurdu,  aslında bu rejimin yıllarca vicdan mahkumlarını idam ederek organ temin ettiklerinin itirafından başka bir şey değildir. Bu vicdan mahkumları canlı “organ bankaları” olarak kullanıldı ve ihtiyaç olduğunda öldürülerek yaşamsal organları alındı. Bu, 2006 yılından beri bilinen bir gerçek. Aslında günümüz Çin’de batı devletlerinde olduğu gibi gönüllü donörlerden oluşan bir organ bağış sistemi bulunmamaktadır. Uzman araştırmacılara göre Çin’deki yasadışı organ ticareti hala sona ermiş değil ve hala vicdan mahkumlarının yaşamsal organları kullanılıyor.

Yiyuan Zhou ve Rosemarie Frühauf, The Epoch Times

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir