Perhentian Adası

Sabah erken saatte Kuala Besut iskelesi önüne geldim. 1 – 1.5 saat bekledikten sonra, bilet alıp hızlı bota bindim. Adaya gidiş geliş yaklaşık 25 dolar. 45 dakikalık bir yolculuktan sonra adaya yetiştik. Alman çift, diğer büyük adada ayrıldı. Perhentian adası 2 parçadan oluşuyor. Besar ve Kecil. Ben küçük olan Perhentian Kecil’e gidiyorum. Besar’da daha temiz bir ortam, daha güzel konaklama imkanları olduğu söyleniyor, sadece biraz daha pahalıymış.

IMGP0130

Ada gerçekten çok güzel fakat hafta sonuna denk geldiğim için, biraz kalabalık. Dalış yapmaya gelenlerin yanında, civar illerden Malezyalılar da gelmiş. Yer bulmak için dolanmaya başladım, nereye sorsam yer yok diyor. Fotograf: Ozan Bugdaycı / Epoch Times Türkiye

Perhentian Kecil’de hayat, sırt sırta vermiş 2 plajdan oluşuyor. Plajlardan birisi Long Beach diğeri ise Coral Bay olarak geçiyor. Coral bay tarafında Ewans place isimli mekanda güzel bir bungalow buldum. İki kişilik bungalow’un fiyatı 60 RM (20 dolar). Hem fiyatı uygun, hem de temiz. Güzel bir restorantı da var. Önceden internette bulup karar verdiğim bir yerdi burası. Yemeklerinin de iyi olduğunu okumuştum. Fakat orada çalışan kızla bir an için anlaşamadık. Bir şeyler anlatıyor ama ne dediği belli değil. Zaten sıcak beynime vurmuş. Sana kolay gelsin kardeşim diyerek ayrıldım oradan.

Tekrar Long Beach’e doğru yürümeye başladım. Hava çok sıcak. Arjantinli, rastalı bir çocuk beni çantayla dolanırken görünce yardımcı olmaya çalıştı ama o da çok salaş bir yere yönlendirdi. Çok küçük bungalowlar ama dökülüyorlar resmen. Sahibi bile kalmamı istemiyor artık siz düşünün. Fakat yapacak bir şey yok. Ya geri döneceğim ya da orda kalacağım. İnternetten önceden rezervasyon da yapamıyorsunuz; buradaki hosteller net üzerinden çalışmıyorlar. Sadece pahalı tesislere önceden rezervasyon yapabiliyorsunuz.

IMGP0158

Dünyanın dört bir yanından gelen özellikle dalış meraklıları Perhentian adasında buluşuyorlar. Bu ada aynı zamanda çok ucuz bir fiyata dalış sertifikası almanıza da olanak sağlıyor. Fotograf: Ozan Bugdaycı / Epoch Times Türkiye

Ada ile ilgili araştırma yaparken, burada Harun isminde bir dalış hocası olduğunu okumuştum. Turtle Scuba da çalışıyor. Zaten hemen yan tarafındaydım okulun. O tarafa doğru yürümeye başlayınca uzaktan kendisini gördüm. O beni tanımıyor tabii. Yanına yaklaşıp merhaba deyince şaşırdı. Yanında, Avustralya’da yaşayan ve burada dalgıç hocalığı yapan Ahmet isminde bir arkadaş ta vardı.

Neyse derdimi anlattım Harun’a ama onun da yapacak bir şeyi yok. Hemen yan tarafta bir pansiyona yönlendirdi ama orada da yer yok. Sonra hemen onun yanındaki Bungalow’lara sordum, orada da yer yok, sadece dorm yatağımız var dedi eleman. Bana uyar. İçeri girip eşyalarımı bıraktım. Kaldığım diğer dormlar küçük ve temizdi, üstelik hepsinde kendi kasanız da vardı fakat burada durum farklı; yol geçen hanı gibi, sağ olsun Harun imdadıma yetişti, eşyalarımı kendi odasına bırakabileceğimi söyleyince ciddi bir sıkıntıdan kurtulmuş oldum.

IMGP0167

Fotograf: Ozan Bugdaycı / Epoch Times Türkiye

 

IMGP0159

Long Beach tarafındaki kafeteryalardan biri. Herhangi bir faaliyete katılmasanız bile bu mekanlarda zaman geçirebilirsiniz. Adadaki kafeler oldukça lezzetli yemekler çıkarıyorlar. Fiyatları ise gayet uygun. Fotograf : Ozan Bugdaycı / Epoch Times Türkiye

İlk gün biraz sıkıldım. Herhangi bir faaliyete de katılamadım yer bulacağım diye. Hava çok sıcak ve adada birazcık elektirik sıkıntısı var. Jeneratörler çalışıyor tüm tesislerde. Her yer dalış için gelen insanlarla dolu. Tesisler genelde salaş, ahşap bungalowlar, ama güzeller. 1,2 lüks tesis te var fakat çok pahalıymış.

Long beach kısmında birçok dükkan, market, cafe falan var; bu kısım hayatın daha çok aktığı yer. Bence diğer taraf, Coral Bay, kalmak için daha doğru bir seçenek olur.

İlk günü biraz sıkılarak ve etrafı tanımaya çalışarak geçirdim. 2. gün sabah snorkeling yapmaya gittim. O esnada 3 kişi daha geldi. 2 filistinli çocuk bir de Gülşen isminde bir türk kızı. Gülşen, Malezya’da bir üniversitede arapça eğitimi alıyor. Amacı, Kuran’ı orijinal dilinde okuyabilmekmiş, o yüzden gelmiş Malezya’ya. Filistinli çocuklardan birisi ise çok konuşkan, hiç susmuyor;  diğeri de çok sakin, hiç konuşmuyor.

IMGP0122

Perhentian adasında, Harun sayesinde türkçe dalış dersleri de alabiliyorsunuz. Uzun zamandır bu adada çalışan Harun, sezon bittiğinde Endonezya tarafına da geçiyor çünkü muson döneminde ada, ulaşıma kapalı. Fotograf: Ozan Bugdaycı / Epoch Times Türkiye

Neyse, küçük bir hızlı bota atlayıp, ilk noktaya gittik. Suya ilk girdiğim an, büyük bir caretta gördüm, onunla yüzme şansımız oldu; rahatsız etmek istemediğim için çok fazla yanaşmak istemedim, aramızda birkaç metre vardı hep. Bu arada Gülşen suya giremiyor, korkuyormuş. Kendisine yardım edip maske ve snorkele alışmasını sağladım.

İkinci nokta, fish point diye geçiyor. Yüzlerce tropik balık etrafınızı sarıyor bir anda, sağınızdan solunuzdan geçiyorlar. Elimi uzatıyorum, gelip avuçlarımın arasında dolanıyorlar. Hiç kaçmıyorlar. Gelip kendisini sevdiren kediler gibiler resmen.

1 saat ara verdikten sonra, başka bir noktaya gittik. Bu noktada su altı çok güzel. Mercanlarla, çok çok güzel deniz canlılarıyla dolu bir ortam. Büyük, renkli balıklar geziniyor ortada. Mosmor bitkilerin arasında sapsarı balıklar yüzüyor, her yer rengarenk.

Son olarak turtle beach diye bir noktada durduk. Burası, dehşet güzel bir plajdı. Plaja sanki kum yerine kireç dökmüşler. Tam bir kartpostal görüntüsü var. Plajın hemen dibinden orman yükseliyor, ağaçlar denize doğru yatmış. Kimseler yok. Sadece 3 kişi vardı. Gerçekten muazzam bir güzelliğe sahip bu plaj. Sırf orada vakit geçirmek için bile snorkelling turuna katılabilirsiniz. Hatta diğer noktalara gitmeyip sadece buraya bile gidebilirsiniz çünkü su altı burada da muazzam zengin, hatta en iyisiydi bile diyebilirim.

IMGP0348

Fotograf: Ozan Bugdaycı / Epoch Times Türkiye

 

IMGP0344

Fotograf: Ozan Bugdaycı / Epoch Times Türkiye

 

IMGP0285

Long Beach’ten hızlı bir bot ile ulaştığımız Turtle Beach, güzelliği ile büyülüyor. Bu plaj, adaya gelenlerin mutlaka uğraması gereken noktaların başında geliyor. Fotograf: Ozan Bugdaycı / Epoch Times Türkiye

Döndükten bir süre sonra, cafenin olduğu bölüme gittim mecburen çünkü gündüz, yatakhanede klima çalışmıyor. Gülşen de oradaydı, Filistinli arkadaşıyla birlikte Arapça çalışıyordu. O esnada masaya Muhammed geldi. Muhammed, Cezayir asıllı bir Fransız vatandaşı. Genç bir adam. Dünyayı dolaşıyor. Profesyonel bir poker oyuncusuymuş fakat artık bırakmış. Hemen ardından Şili’den bir kız gelip oturdu. Gülşen’in oda arkadaşıymış meğerse.  O da Endonezya’yı dolaşıyormuş bir süredir, ardından Malezya’ya gelmiş. Akşamı bu grupla birlikte geçirdik. Gidip bir yerlerde oturduk sohbet ettik.

Ertesi gün pansiyonun kafeteryasında Gülşen’le otururken,  yan masaya 2 kız geldi, menü istedikten sonra kendi aralarında Türkçe konuşmaya başladılar. Merhaba deyince şaşırdılar tabii – hiç beklemiyorlardı.  Atike, iş için gelmiş, Yasemin de ona takılmış. Bir haftadır buradalarmış. Biraz sohbet ettikten sonra ayrıldık.

xx

Fotograf: Ozan Bugdaycı / Epoch Times Türkiye

 

IMGP0207

Ada içerisinde dikkat etmeniz gereken bir diğer şey de, Hindistan cevizi ağaçları. Ağaçlarda bol miktarda bulunuyorlar ve eğer altından geçerken kafanıza düşerse, öldürebilir bile. Adanın bazı yerlerinde uyduruk uyarı tabelaları da asmışlar. O yüzden Hindistan cevizi ağaçlarının altında dolanmamanız iyi olur. Fotograf: Ozan Bugdaycı / Epoch Times Türkiye

Bir ara odama giderken, yaklaşık 1 metre boyunda bir kertenkele (Monitor lizard)  gördüm. Ağaç kütüğünün içerisindeki karıncaları yemeye çalışıyordu. Adada çok daha irileri de yaşıyor.

Deniz çok güzel ama maalesef çok sıcak. Nerede bizim denizler! Datça’da, Gökova’da yüzerken aldığım keyfin yarısını bile alamadım burada. Suya girdiğiniz zaman serinleyemiyorsunuz bile.

Maçları izlemek istiyorum geceleri ama çok geç vakit veriliyor burada. Muhammed uyumayıp izliyormuş ama ben uyuyakaldığım için bir türlü izleyemedim. Artık döndüğümde çeyrek finallerden itibaren izlerim.

Long beach kısmında 4-5 Malezyalı çocuk çok güzel bir mekan yapmışlar kendilerine. Şekilleri de o biçim yanlız. Rastalar falan havada uçuşuyor. Havalı takılmaya çalışıyorlar ama bir iki tanesi imaj olayını biraz abartmış gibime geldi.

IMGP0218

Fotograf: Ozan Bugdaycı / Epoch Times Türkiye

IMGP0215

Fotograf: Ozan Bugdaycı / Epoch Times Türkiye

Bu mekan akşam üstü oluşturuluyor çünkü öğlen vakti cehennem sıcağı var. Güneş inmeye başlarken küçük kütükleri, kumun üzerine yerleştiriyor, yanlarına da birer rulo hasır koyuyorlar, işte oluyor size mekan. İnce uzun kütük parçalarını da mumluk olarak kullanıyorlar ve mekanı aydınlatıyorlar. Tam bir plaj keyfine dönüşüyor. Güzel bir ses sistemi de yerleştirmişler. Bob marley, pink floyd dinleyip kumların üzerinde keyif yapabiliyorsunuz. Plajın tam ortasına yerleştirdikleri küçücük bir bambu kulübede de içecekleri hazırlıyorlar. Sırf destek olmak için birkaç kez gidip oturdum.

Akşam, adanın coral bay kısmına gitmiştim. Dönerken yine bizim kızlarla karşılaştık. O esnada Hakanla da tanıştık. O da coral bay tarafında dalış hocalığı yapıyormuş. Beni görünce sevindi. ‘‘Hasret kaldık Türk’e buralarda. Türk arkadaşlara söyleyin Malezya’ya, Endonezya’ya, Filipinler’e, Güneydoğu Asya ülkelerine gelsinler, buraları keşfetsinler’’ diyor. Yanımızdan ayrılmak bile istemiyor gibiydi. O gittikten sonra, Yaseminle bir süre sohbete devam ettik, ardından da vedalaştık.

Unutmadan şunu da söyleyeyim, adadaki mekanlar lezzetli yemekler çıkarıyorlar. Panaroma da iyi, Ewans ta iyi. Ewans ta çok hızlı internet bağlantısı bulabilirsiniz.

IMGP0245

Akşamüstleri gel git olayından dolayı çekilen sular, gençlere futbol için gereken sahayı hazılıyor. Gündüzleri çok sıcak olan ada günbatımı ile birlikte rahat bir nefes alıyor ve hava tamamen normale dönüyor. Fotograf: Ozan Bugdaycı / Epoch Times Türkiye

 

IMGP0364

Fotograf: Ozan Bugdaycı / Epoch Times Türkiye

Yeme içme demişken, Ewans’ta içtiğim mangolu milkshake in tadını hiç unutamayacağım herhalde. Son gün deneyesim tuttu benim de, eğer ilk gün denemiş olsaydım, iyi para dökerdim herhalde ona.

Bu adaya geldiğiniz zaman fanlı bir bungalowda kalmanızı öneririm çünkü eğer her gün bir faaliyete katılmayacaksanız, gündüzleri çok sıcak olduğundan, odanızda da zaman geçirebilirsiniz.

Lüks arayanlar, eğer gecelik 150- 200 dolar gibi bir para ödemeyi göze almıyorlar ise buraya gelmesinler bence, başka yerlere yönelsinler. Ucuz pansiyonlardaki ortak banyolar, tuvaletler çok pis olmasalar da çok temiz de değiller. Ayrıca mutlaka tekne ile adanın diğer plajlarına gitsinler çünkü yerleşimin olmadığı plajlar, anlatılamayacak kadar güzel.

Artık ayrılma vakti geldi. Şu Filistinli çocuklar, Gülşen ve Muhammed ile aynı otobüsteydik dönüşte. Yol boyunca uyumuşum ben. Yanımda Malezyalı, türbanlı, şıkır şıkır giyinmiş orta yaşlı bir bayan vardı. Neyse ki koltuklar çok geniş ve rahat, o yüzden yanınızdakini rahatsız etmiyorsunuz.  Arada bir gözümü açıp baktığımda yolun çok güzel olduğunu görüyorum sadece. Sağınız solunuz, yemyeşil her yer.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir