2 Kasım 1989 – Kadınlar Cinsel Tacize Dikkat Çekmek İçin “Bedenimiz Bizimdir, Cinsel Tacize Hayır” Kampanyası Başlattı

Kadınlar cinsel tacize dikkat çekmek için “Bedenimiz Bizimdir, Cinsel Tacize Hayır” kampanyası başlattı. Vapurda yapılan basın açıklaması sonrası kadınlara mor iğne dağıtıldığı için kampanya, “Mor İğne” adıyla tanındı.

Mor iğnenin öyküsü, bundan yirmi yıl önce başladı. 1987 yılında Çorum’da bir hâkimin “şiddet nedeniyle boşanmak isteyen üç çocuklu kadının talebini, kadının karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmeyeceksin; gerekçesiyle red etmesi üzerine başlar. Kadınlar buna karşı kampanyalar başlatırlar. İlk kampanya “Dayağa Karşı” kampanyasıdır. Ardından “Bağır! Herkes Duysun”, adlı tanıklıkları içeren bir kitap yayınlarlar.

Ve oniki Eylül sonrasının ilk mitingi yapılır. Kadınlar “tacize hayır,, geceleri de sokakları da istiyoruz”, “bedenimiz bizimdir” sloganları ile yürüyüşler yaparlar. Hem ev içi şiddeti görünür kılmayı hem de sokaklardaki şiddetin son bulmasın isterler. Özellikle T.C.K’nın 438. maddesinin değiştirilmesine yönelik yürütülen kampanyalar sonucunda maddenin iptalini sağlarlar.

O dönemde yürütülen en önemli kampanya “Mor İğne” kampanyasıdır. Yani cinsel tacize karşı yürütülen kampanya. İş yerinde, sokaktaki tacizin kadın bedenine yapılan şiddet olarak kabul edilmesine yönelik eylemlerdir. Bu kampanyalar sayesinde özel alan kamusal alana taşınır. Mor çatı gibi kadın kuruluşları açılır. En önemlisi kadınlarda yaşanan bilinç değişimi olur.

Bu dönemde Cinsel tacize karşı yürütülen kampanyaların en önemli sembollerinden biri Mor İğne’dir. Mor kurdeleler bağlanmış kocaman iğneler sokakta, iş yerinde tacize karşı kendilerini savunmak amacıyla kullanabilecekleri meşru müdafaa araçları oluyordu. Yakaya takılan Mor İğneler kadınların kendilerini savunma silahına dönüşür.

O günden bu yana kadına yönelik şiddete karşı yasalar değişti. Kadınlarda bilinç değişimi yaşandı. Görünmeyen kapalı kapılar arkasında kalan konular görünür kılındı. Kadına yönelik şiddet, özel alan, tacize hayır gibi birçok konular konuşulmaya, var olan düzenlemelere itiraz edilmeye başlandı.

Ama tüm bunlar kadına yönelik tacizin ortadan kalkmasına yetmedi. Hala kadınlar iş yerlerinde sokaklarda evde şiddet ve tacize uğruyorlar. Erkeğin isteğine hayır dediklerinde hayatlarından oluyorlar. Yasalar da tacizciyi koruyabiliyor. Tıpkı 2008 yılbaşında kadına taciz edenin 57 tyl para cezası ile kurtulabilmesi gibi… Türban tartışmalarının, kılık kıyafetin edep haya, ahlak ölçüleri ile tartışılmaya başlanması gibi…

Mor iğnenin öyküsü…- Mürüvvet Yılmaz

http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=15135

 

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.