Ağaçlar Sosyal Varlıklar Olabilir mi?

fot: pixabay

Son yıllarda ülkemizde ve dünyada yok olan ormanlar hayatı nasıl etkiliyor? Duymaya alıştığımız iklim değişikliği , suların gelecekte tükeneceği, denizlerin kirletilmesi, doğal yaşamın yok olacağı gibi  haberler sanki bizden çok uzak bir zamanda gerçekleşecek gibi duruyor. Ne zaman bu tip haberler yapılsa biz sadece izliyoruz çünkü bu konuda ne yapacağımızı bilmiyoruz. İklim değişikliğinin ne anlama geldiğini  kaç kişi biliyor? Ya da suların tükenecek olmasıyla ilgili haberleri duyduğunuzda harekete geçmek, önlem almak için sizi motive eden bir şey var mı? Doğal yaşamın yok olmasıyla ilgili genel bir haber izlediğinizde, işe nerden  başlayacağınızı biliyor musunuz? Etrafınızda olan bitenlerden ne kadar haberiniz var? Toprak hakkında ne kadar bilgiye sahibiz? Mesela bir avuç orman toprağında dünyadaki insan sayısından daha fazla canlı olduğunu kaç kişi biliyor?

İşte bu ve benzeri sorulara gerçekçi yaklaşmak , sorunları tespit etmek ve çözüm bulabilmek için önce bilgi sahibi olmak gerekiyor. Uzun zamandır yaptığım araştırmaları herkesin bu bilgilere kolayca ulaşabilmesi için paylaşıyorum. Elbette burada paylaşabildiğim konuların dışında sayısız bilgi var. Keşfedilmemiş, çok daha muazzam bilgiye sahip dünyamızda tıpkı ormanda yaşayan ağaçların yaptığı gibi birbirimize destek olmak zorundayız.

Mesela; orman kanunları deyince aklınıza ne geliyor? Benim aklıma gelen kural tanımadan şiddet uygulayarak istediğini elde etmek. Ağaçlar hakkında araştırmaları yaparken aslında bunun gerçeği yansıtmadığını gördüm. Ormanın hiç bir canlıya torpil geçmeyen kanunları var. Bunun gerçeği; açgözlülük yapan kendini tüketir.

Orman ekosisteminde müthiş hassas bir denge vardır. Ormanda orman kanunları geçerlidir. Her tür, hayatta kalabilmek için diğerlerinden bir şeyler alır. Fazla aç gözlü olup,  normalden fazla alanlar, yaşamak için ihtiyaç duyduğu şeyi tüketir ve kendi neslini yok eder. Mesela alakargalar meşe palamutu ve kayın meyvelerini severler. Bunları yerken bir yandan da çoğunu toprağa gömerler. Böylece onların tekrara büyümesini sağlarlar. 

Bir ormana baktığımızda ağaçların sabit durduğunu, sadece  yapraklarının ve ince dallarının hareket ettiğini görürüz. Genel olarak ağaçlar hareketsiz canlılardır. Eğer şiddetli bir rüzgar eserse daha kalın dalların hatta gövdenin de sallandığına şahit olabiliriz. Bize göre ağaçların görülebilen bütün hareketi bundan ibarettir. Acaba gerçekten de öyle midir?

Almanya’da Ormancılık eğitimi almış ve 20 yıl boyunca  orman müdürlüğünde çalışmış olan Peter Wohleben,  yıllar boyunca  yaptığı gözlemler sonucunda ağaçlar hakkında şimdiye kadar bilinmeyen birçok özelliği fark etti. Ağaçlara ve ormanlara tutkulu olan Peter, düşüncelerini özgürce yazabilmek için memurluktan istifa etti. Hummel köyünde kendisine tahsis edilen ormanlık alanı yönetme görevini üstlendi. Daha  sonra bütün bu tecrübelerini paylaşmak için  “Ağaçların Gizli Yaşamı”  adındaki kitabını yazdı. Kitap tam 23 dile çevrildi.

fot: pixabay

Peter Wohleben yıllarca yaptığı gözlemler sonucunda ağaçların hiç de göründükleri gibi olmadıklarını aslında onların arasında müthiş bir iletişim olduğunu fark etti. Kendi  aralarındaki bu iletişim bazen aile bazen de komşular arasında olduğu gibi yardımlaşma davranışları içeriyordu.

Bir ağaç tek başınayken rüzgara fırtınaya karşı korumasızdır. Ağaçlar ancak bir aradayken aşırı sıcak aşırı soğuk , rüzgar ve fırtınaya karşı bir ekosistem oluşturabilirler. Çok miktarda su depolayabilirler. Her ağaç depoladığı su ile bulunduğu yerdeki toprağı nemli tutar.  Yarattıkları  nemli ortam,  ağaçların , aşırı sıcaklarda susuz kalıp ölmesine engel olur. Ağaçlar yarattıkları bu korumalı çevrede uzun süre yaşayabilirler. Zayıf kalan ağaçlar güçlüler tarafından desteklenir. Topluluğun üyesi olmak ağaçlar için çok önemlidir. Birbirleriyle komşu olan ağaçlar dallarını diğer ağacın dal uçlarına gelinceye dek uzatırlar. Daha fazla uzatmazlar çünkü diğer ağacın hava ve ışık almasına engel olmak istemezler. Bu ağaçlar çoğunlukla kökten birbirleriyle bağlantıdadır.

Ağaçlar sosyal varlıklardır. İsviçre’de yapılan bir araştırmada ağaçların hem laboratuvar ortamında hem de orman ortamında çıkardıkları sesleri incelemişler. Köklerinden yukarıya , yapraklarına doğru su akışı kesildiğinde her iki grubun da 220 hertz sese tepki verdiklerini görmüşler. Ağaçlar bu duruma daha çok gövde dal ve yapraklarının çatırdama ve hışırdama şeklinde ses çıkararak kendilerini ifade etmişler. Araştırmacılar bu seslerin susuzluk çığlığı olabileceğini belki de diğer ağaçlara su seviyesinin düştüğünü bu şekilde ses çıkararak haber verdiklerini düşünmüşler.

Devam Edecek …

Yazar: S. Şener

Bu makalede ifade edilen görüşler yazarın görüşleri olup Epoch Times’ın görüşlerini yansıtmamaktadır.

Yorumlar kapalı, ancak trackbacks Ve pingback'ler açık.