“Ters Lale” Efsanesi

Fot: vikipedia

Ters Lale, çeşitli öyküleriyle büyülü bir masal çiçeği sanki…

Her sabah göbeğinden su yaydığı için “ağlayan lale”dir adı.

Hristiyan inanışına göre; Hz. İsa çarmıha gerildiği zaman boynunu büktüğü ve Meryem Ana’nın gözyaşlarından yere akan damlalarla buluşan toprağın duyduğu üzüntünün eseridir ve bu nedenle kutsal olduğuna inanılır.

Anadolu’da gelinler evlerinden çıkarken başlarına kırmızı tülbent atılır ve boynunu bükerek evden ayrılır. Bu nedenle “ağlayan gelin”dir.

Başka bir anlatı Ters Lale’yi Hz. Hasan ve Hüseyin’in Kerbela’da şehit edilişine tutulan yasın simgesi yapar. Bu nedenle Kerbela da denir Anadolu’nun bazı yörelerinde. Belki bu nedenledir ki Van ve havalesinde Müslüman mezar taşlarına motifi işlenmiş, mezarlıkların çevresi onunla süslenmiştir.

Ferhat ile Şirin’in öyküsünde de karşılaşırız Ters Lale ile. Şirin’in ölüm haberini alan kara sevdalı Ferhat, elinde tuttuğu baltayı savurarak başını yarar ve akan kanlarından laleler filizlenir.

Ters Lale’nin Mimar Sinan’ın başeseri Selimiye Camii öyküsü ise şöyle anlatılır:

Selimiye Camisi’nin yapılacağı mevki, bir bayana ait lale bahçesidir. Mimar Sinan eserini burada yapmak istediğini padişaha söyler. Ancak bayan bahçesini vermek istemez. Israrlar sonucu bayan “eğer eserde benden bir hatıra olursa bahçemi vereceğim” der. Bunun üzerine Mimar Sinan’da müezzinler mahfelindeki mermer ayağa “Ters Lale”yi işletir.

Eskiden sadece Hakkari ilimizde yetişen bu nadide çiçek kaçak yollarla Avrupa’ya götürülerek kozmetik ve ilaç sanayinde kullanılmaya başlanmıştır.

Diğer Efsaneler için tıklayınız. 

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.