Mersin’de Önemli İsimler Yeni Bir Sanatsal Oluşum İçin Bir Araya Geldi

Mersin’de önemli isimler yeni bir sanatsal oluşum için bir araya geldi. (Fotoğraf: G.Hakan Koçman, The Epoch Times TR)
Mersin’de önemli isimler yeni bir sanatsal oluşum için bir araya geldi. (Fotoğraf: G.Hakan Koçman, The Epoch Times TR)

Şair-Yazar Hüseyin Taşçatan, Gazeteci-Yazar Mirza Turgut ve Gazeteci-Yazar Abidin Yağmur önderliğinde Mersin’de sanatı tek çatı altında toplamak ve örgütlemek isteyen sanatçı ve sanatseverler Sanat Sokağı’nda bulunan Gramafon Restoran’da bir araya geldi. “Mersin’de Sanat Nerede ve Nerede Olmalı?” başlığının tartışıldığı etkinliğe Prof. Nurseren Tor, Dr. Galip Kırıcı, Dr. Özkan Özdemir, Eğitimci-Yazar Mehmet Ali Elçin, Eğitimci-Yazar Kemal Kırmızı, Ressam Orhan Tural, Halk Şairi Can Hüseyin gibi sanatçı ve sanatseverler katıldı.

Buluşmada konuşan Hüseyin Taşçatan, amaçlarının hiçbir sanatsal topluluğu karşılarına almadan, kucaklayıcı bir anlayış ile Mersin’deki sanatçıları tek çatı altında toplamak olduğunu söyledi. Gramafon’un mekan olarak bu oluşum için kapılarını kendilerine açmasının bulunmaz bir fırsat olduğunu söyleyen Taşçatan, mekanda tiyatrodan müziğe, resimden edebiyata, şiirden sinemaya kadar pek çok aktivite gerçekleştireceklerini ifade etti. Sadece sanat üretmek değil aynı zamanda sanatla uğraşmak isteyen herkese de el uzatmak istediklerini vurgulayarak, “Bir araya gelen nitelikli azınlığın bu oluşumu başlatmak için oldukça yeterli olduğuna inanıyorum.” dedi. 

Şair-Yazzar Hüseyin Taşçatan buluşmada konuşuyor. (Fotoğraf: G. Hakan Koçman, The Epoch Times TR)
Şair-Yazzar Hüseyin Taşçatan buluşmada konuşuyor. (Fotoğraf: G. Hakan Koçman, The Epoch Times TR)

“Sanat yoksa insan da yok”

Konuşmasının devamında Taşçatan beş büyük kentin ikisinde sanatın bir türlü örgütlenemediğini ve bu kentlerin İzmir ile Mersin olduğunu dile getirdi. “İzmir’de sanat örgütlenememiş. Mersin’de örgütlenememiş. Gerçekten bu çok üzücü bir şey.

O kadar sanatçının bol olduğu, ressamın, müzisyenin, şairin, öykücünün, araştırmacının bol olduğu bu kentte sanat niye örgütlenemiyor? Bir engel mi var? Varsa nasıl bir engel bu? Niye yıkamıyoruz biz o engeli?.. İki şey var: Ya mücadele etmek istemiyoruz ya da önemsemiyoruz sanatı. Ama sanatın olmadığı hiçbir kent uygar değildir, bunu da söyleyeyim. Olamaz yani. Sanat yok, şiir yok, öykü yok, sinema yok, tiyatro yok. E ne var? Peki ne var? Sanat yoksa insan da yok.” ifadelerini kullandı.

Gazeteci Yazar Mirza Turgut buluşmada konuşuyor. (Fotoğraf: G. Hakan Koçman, The Epoch Times TR)
Gazeteci Yazar Mirza Turgut buluşmada konuşuyor. (Fotoğraf: G. Hakan Koçman, The Epoch Times TR)

Gazeteci-Yazar Mirza Turgut sahaya geri döndü

Geçirdiği beyin ameliyatının ardından tüm Mersin’i merakta bırakan Mirza Turgut da buluşmanın baş mimarlarından biriydi. Felsefi anlamda “Güzel nedir?” sorusuyla konuşmasına başlayan Turgut, Homeros’tan başlayarak dünya edebiyat ve sanat tarihine ait görüşlerini konuşmasında sundu. Böyle bir oluşumun gerekliliğine yürekten inandığını söyleyen Turgut, bu oluşumun Mersin için çok önemli olduğuna inandığını ifade etti.

Gazeteci-Yazar Abidin Yağmur buluşmada konuşuyor. (Fotoğraf: G. Hakan Koçman, The Epoch Times TR)
Gazeteci-Yazar Abidin Yağmur buluşmada konuşuyor. (Fotoğraf: G. Hakan Koçman, The Epoch Times TR)

Abidin Yağmur: “İnsanlar artık sanatın alıcısı değil üreticisi olmak istiyorlar”

Turgut’tan sonra sözü alan Abidin Yağmur sözlerine Mirza Turgut’un kendisi ve Mersin için ne kadar önemli bir değer olduğunu aktararak konuşmasına başladı. Mersin’de gerek topluluk gerekse dernek adı altında çok sayıda sanat oluşumunun var olduğunu söyleyen Yağmur, sanatsal üretim yapanların sayısının ise giderek azaldığını dile getirdi. Bu oluşumlarda üzerinden neredeyse bir asır geçmiş sanatsal üretimleri okuyan, yeniden değerlendiren toplulukların olduğuna dikkat çeken Yağmur, insanların artık sanatın alıcısı değil üreticisi olmak istediklerini belirtti.

Yerel yazarlar için rekabet ortamı çok zor

Yağmur konuşmasının devamında kendisinin de bir öykü yazarı olarak hazırda yayınlatmak istediği kitaplar olduğunu ama mevcut anlayışla mücadele edemediği için kitapları yayınlatmadığını söyledi. Büyük yazarlarla yerel yazarların rekabet etmesinin zorluğundan bahseden Yağmur, konuyu tiyatro üzerinden şu cümlelerle örnekledi:

“Bir afiş görüyorsunuz. Afişte koskocaman Brecht yazıyor. Altında küçücük Mersin bilmem ne tiyatro topluluğu. Yani şimdi Abidin Yağmur’un Brecht’le mücadele edecek, onunla rekabet edecek ya da onun ikamesi durumuna koyacak hali yok kendisini. Ya da bir bakıyorsun işte Orhan Kemal’in ölümsüz eserinden tiyatro akışı, altında bizim Mersinli tiyatro topluluğumuz. Ya da Nazım Hikmet’in ölümsüz oyunuyla sahnedeyiz. Bakıyorsun bizim Mersin’deki tiyatro topluluğumuz. Öbür tarafta da biz Mersin’de onlarca yazar, onlarca şair, roman yazıyoruz, öykü yazıyoruz. tiyatro eserleri yazıyoruz. Belki bir tiyatro yönetmeni gelse bize bir komisyon karşılığında öykümüzü uyarlayacağız. Beraber bir dayanışmayla yürüyeceğiz. Fakat işin kolay kısmı tanınmış, bilinmiş, ünlü olmuş ve iş yapabilecek bir isim ile öne çıkmak olunca biz yerel yazarlar tabii ki biraz geride kalıyoruz.”

“Sanat toplulukları, sanatı ve yapıtı eleştirmekten ziyade övüyor”

Yağmur üçüncü bir eleştiri noktası olarak sanat topluluklarının sanatı ve yapıtını eleştirmekten çok övdüğünü belirtti. “Eleştiri aslında yıkmaktır. Ters yüz etmek, yıkmak ve yeniden yapılmasına vesile olmaktır. Bizde maalesef şu anda sanat toplulukları eleştirmenden ziyade övmen durumuna gelmiş. Yani bir eser yazıyorum ve bu eserin dilini de herkes övüyor. Çok güzel olmuş, harika olmuş. Fakat bir tane gerçekçi bir değerlendirme yazısı göremiyorum. Sizi yerle bir eden ‘Ya böyle ölçü mü olur?’ diyen de yok… Maalesef kaba bir tabir olacak ama işte körler, sağırlar birbirini ağırlar gibi bir durum oluşuyor.

Buradan da bir sanat çıktısı, bir edebiyatın gelişmesi, resmin gelişmesi, ilkenin gelişmesi, filmin gelişmesi maalesef mümkün değil. İşte bu noktada bu tip sanat derneklerine ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.” dedi.

Yağmur’un konuşmasının ardından sanatçı ve sanatseverler söz alarak oluşumun ilke ve vizyonunun nasıl olması gerektiği ve nasıl bir yol haritası ile hareket etmek gerektiği üzerine görüşlerini bildirdi. Katılımcılar yakın tarihte atılması gereken adımlar ve yapılabilecek etkinlikler ile ilgili görüş alışverişinde bulundu. Konuşmalardan sonra şiir ve müzik dinletisi ile buluşma sona erdi.

Yanıt Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.