Dolaylı Taş

Gürbüz Azak’a ithafen

Gençlerle söyleşirim kimi zaman; dünyaya, hayata nasıl bakıyorlar, merak ederim. Lafın tıkandığı yerlerde bazen konu açmak için tuhaf sorular sorar, ilginç cevaplar ararım. Küçük çocuklarla da bazen bir şarkının sözlerini başka bir şarkının melodisiyle birleştirip melez bir şarkı yapar, bazen bir varlığı başka bir varlıkla değiştirip, çıkan sonucu inceler, eğleniriz. Mesela, “Turna kuşunu türkülerimizden çekip alsak, geriye Türk halk müziği kalır mı?” sorusuna cevap ararız.

Ya da Anadolu’da turna yerine penguen olsaydı türkülerimiz şöyle mi olurdu?: Allı penguenim bizim ile varırsan, şeker söyle, kaymak söyle… Gitme penguenim vuracaklar, kanadını kıracaklar… İki penguen gelmiş aklı kareli, ikisine sordum biri nereli…

Bir nesneyi alışılageldiği kullanım alanının dışına taşırmak, çıkan sonuca şaşırmak hoşuma gider. Bir kavramı başka bir kavramla açıklamak zihne işlerlik kazandırır diye düşünürüm.

Gelin bugün de birlikte çalışalım.

Soru şu: “Taş ne işe yarar, taşla neler yapabiliriz?

Bunu herkes bilir, taşları birleştirip duvar örebilirsiniz, en basit cevap bu, başka…?

Çamura batmış bir arabanın tekerlerinin altına koyup, oradan çıkmasını sağlayabilirsiniz.

Taşlardan dairesel bir yapı oluşturup içinde ateş yakabilir, ısınır ya da yemek pişirebilirsiniz.

Isıttığınız küçük taşları bir torbaya koyup karnınızın ağrısını dindirebilirsiniz.

Taşları boyayıp görsel tasarımlar yapabilir, çevre estetiğine katkı sunabilirsiniz.

Küçük çakıl taşlarını sevgilinizin camına atıp uykusundan uyandırıp, serenat yapabilirsiniz mesela.

Yollara döşersiniz taşları, Arnavut kaldırımı yaparsınız.

Çekiç bulamadığınız yerde çivi, çadır kazığı çakabilirsiniz bir taşla.

Dolma pişirirken tencerenin içine koyabilirsiniz.

Sahilden topladığınız ilginç taşlardan bir koleksiyon yapabilirsiniz.

Çocuklarınızla beş taş oynayabilirsiniz.

Dere kenarındaki renkli taşları toplayıp, bir zemine yapıştırıp resim, mozaik yapabilirsiniz.

Bazı taşları da odanıza koyarsınız, şifa versin, enerji versin diye…

Aklıma gelmeyen yüzlerce ilginç cevabı da siz bulmuşsunuzdur çoktan.

Benim en sevdiğim cevaplardan biri şu: Gazze’de işgalci bir Siyonist’in kafasına atabilirsiniz!

Taş deyip geçeriz, her yerde kolayca bulunduğu için önemsemeyiz. Belki çoğumuz için fazlalıktır, işe yaramaz şeylerdir onlar.

Ama bazı taşlar vardır ki zor bulunur, paha biçilmez, servet değerindedir.

Taş deyince…

Boğazıma takılan bir soru büyüyor içimde şimdi: peki taş bir kalple, taşlaşmış, merhametten yoksun bir kalple ne yapar, nasıl yaşar insan?

İnsan bazen cevabını bilmek istemediği sorulardan da kaçamaz.

Bu kadar taş muhabbeti yeterli sanırım.

Şimdi isterseniz bu yazıdan taş kelimesini çıkarıp kendinizi koyun ve soruyu şununla değiştirin:

Bir taşla neler yapabileceğimi biliyorum, peki kendimle, hayatımla neler yapabilirim?

Başka neler gelir elimden, ne işlere yararım, kendimi daha iyi bir bene dönüştürebilir miyim?

Biricik miyim, her yerde rastlanan türden, herkes gibi biri miyim?

Çakıl taşı mıyım ben, elmas mı?

1 yorum
  1. Doğan Bilge diyor

    Şimdi de beklenmedik bir sonla neticelendi yazı. Şaşırttı mı beni? Evet. Yazıda belirttiğiniz gibi:)))

Yanıt Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.