
İçişleri Bakanlığı, bugün sabah saatlerinde tutuklanan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in görevinden uzaklaştırıldığını duyurdu.
Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nde gece geç saatlere kadar süren sorguda Güner ve avukatları savunmalarını yineledi. Müdafi avukatlar, ortada somut hiçbir delil bulunmadığını, müfettiş incelemesi tamamlanmadan ve İçişleri Bakanlığı’ndan soruşturma izni alınmadan adli işlem yapılmasının hukuka aykırı olduğunu savundu.
Savunmaları değerlendiren Sulh Ceza Hakimliği, suçun vasıf ve mahiyeti ile dosyadaki mevcut delil durumunu gerekçe göstererek Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in ve beraberindeki 23 kişinin tutuklanmasına hükmetti.
Güner, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “rüşvet alma” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlarından tutuklanırken diğer kişiler ise “ihaleye fesat karıştırma”, “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarından tutuklandı.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, hakkında ‘Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Rüşvet Almak, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının İhalesine Fesat Karıştırmak’ suçları nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanması üzerine tedbir olarak görevden uzaklaştırılmıştır” denildi.
Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in de aralarında bulunduğu 30 kişi, savcılıktaki ifade işlemlerinin ardından 14 Temmuz’da akşam saatlerinde tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. Aralarında Güner’in de olduğu 24 kişi nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklanırken, altı kişi serbest bırakıldı.
Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, hakimlik sorgusunda üzerine atılı suçlamaların tamamını reddetti ve “rüşvet” suçlaması “örgüt kurma” suçlamalarına ilişkin hiçbir soru yöneltilmediğinin altını çizerek şunları söyledi:
“11 Temmuz 2026 tarihinde kendi rızamla yurtdışından gelip teslim oldum. Bu suçlamalarla tutuklamaya sevk edilmemin büyük bir haksızlık olduğunu düşünmekteyim. Çankaya halkının hakkını savunduğum için buradayım. Rüşvet alma ile ilgili herhangi bir soru ve suçlamalarda bulunulmadı. Örgüt kurma suçu ile ilgili herhangi bir soru da sorulmadı. Cumhuriyet Savcılığı’na sorduğumda örgüt şemasının daha sonra çizileceği söylendi. Gizli tanık ifadesi tutuklama sevk yazısına derç edilmiş.
“Yapılan suçlamaların aksine kamu yararı söz konusu”
Herhangi bir somut isnat söz konusu değildir. Bu firmaların hiçbirisini tanımam. Herhangi bir kişiye herhangi bir konuda talimatım söz konusu olmamıştır. Bana yönelik isnat, bir ihalenin iptali konusundadır. Hiçbir kimseye iptal talimatı vermedim. Milyonlarca lira kamu zararına uğratılması söz konusu değildir aksine kamu yararı söz konusudur. Bu dosyanın müştekisi şikayette bulunmuş ancak bir sonraki ihaleye davet edilmiştir ancak kendisi katılmamıştır. Hukuki olarak herhangi bir şey olduğunu düşünmüyorum. Savunmama ekleyeceğim başkaca bir husus yoktur. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmamı talep ederim.”