
Europol, 24 Ağustos’ta yayımladığı raporda Avrupa genelindeki müze soygunlarında şiddetin arttığını bildirdi. Rapora göre suçluların hedefinde genellikle değerli metaller, taşlar ve Çin kültür eserleri oluyor. Geçmişte müze hırsızları işlerini aşırı gizlilikle gerçekleştiriyordu. Ancak son olaylarda suçlular daha ağır yöntemlere başvuruyor, balyoz, balta ve levye kullanarak duvarları ve vitrinleri aşıyor. Ayrıca patlayıcılar ve ateşli silahlar kullanılan bazı olaylar da var. Europol, farklı suç ağlarının belirli soygunlar için sosyal medya üzerinden ulaşarak suçluları kiraladığını belirtti.
Raporda özellikle Çin kültür eserlerine yönelik saldırılar dikkat çekiyor. Son çalınan eserler arasında 12. ve 13. yüzyıl porselenleri ile Ming dönemine ait kavanozlar ve bronz vazolar var. Europol, bu hırsızlıkların önceden planlandığını, hedeflerin önceden incelendiğini belirtiyor. Özellikle Çin porselenleri, sanat piyasasında kolayca satılıyor.
Fransız gazeteci Luc Larriba, organize suç bağlantılarına dikkat çekerek, kaçakçılık ağlarının uyuşturucu ve silah ticaretine benzediğini söyledi. Bununla birlikte Fransa, Çin kültür eserlerini hedef alan olaylar yaşadı. 1 Mart 2015’te Fontainebleau Sarayı’ndaki Çin Müzesi soygununda hırsızlar yaklaşık yedi dakikada 15 eseri götürdü. Çalınanlar arasında Kral Siam’ın tacı ve ayrıca Qianlong dönemine ait emaye kaplı bir chimera vardı. Eserler bugüne kadar bulunamadı ve failler belirlenemedi.
Fransa’da yeni müze soygunları
2019’da ikinci bir soygun girişimi engellenerek beş İspanyol ve bir Çin vatandaşı gözaltına alındı. Ayrıca 2025’te Limoges’daki müzeden çalınan üç porselen eser, Fransa tarafından ulusal hazine olarak sınıflandırılmıştı. Daha sonra Paris’teki bir müzeden 1,5 milyon avro değerinde, yaklaşık altı kilogram altın çalındı. 30 Eylül 2025’te tarihinde gözaltına alınan Çinli bir kadının üzerinden eritilmiş yaklaşık bir kilogram altın çıktı.
Öte yandan eski Fransız senatör André Gattolin, üçlü çetelerin tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini öne sürdü. Ayrıca Çin Komünist Partisi’nin bu ağlar üzerinde etkisi olduğunu söyledi. Gazeteci Larriba ise Çin organize suçlarının Avrupa’da etkin olduğunu belirtti. Bu nedenle kültür varlığı kaçakçılığının para aklamada kullanılabileceğini ifade etti.