
YENİ Parti, tadilat sürecinin tamamlanmasının ardından genel merkez binasında ilk resmi mesaisine başladı. Özgür Özel ilk Parti Meclisi toplantısının açılışında konuştu.
YENİ Parti, tadilat sürecinin tamamlanmasının ardından genel merkez binasında ilk resmi mesaisine başladı. Parti Meclisi ve kapalı grup toplantılarını peş peşe gerçekleştiren partide, kuruluş süreci ve bütçe şeffaflığı ön plana çıktı. Toplantı öncesi yapılan açıklamalarda hem Kıbrıs’taki gemi kazasına değinildi hem de partinin kuruluş felsefesi aktarıldı.
YENİ Parti lideri Özgür Özel, partisinin genel merkezinde gerçekleştirilen ilk Parti Meclisi toplantısının açılışında konuştu. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından, “Ruhları şad olsun. Değerli arkadaşlar Girne’den üzücü haberle ve onları saygıyla anarak başladık” dedi.
YENİ Parti Genel Merkezi’nde düzenlenen toplantıda konuşan parti lideri Özgür Özel, Türkiye’nin içinden geçtiği ekonomik krize, Kıbrıs’taki gemi kazasına ve Ekrem İmamoğlu davasındaki yargısal süreçlere değindi. Güçlü bir ekonomi ve hukuk kadrosuyla yola çıktıklarını belirterek, adaletsizliğe karşı kararlılık mesajı verdi.
Girne’deki Gemi Kazası İçin 6 Kişilik Heyet Adada
Toplantının açılışında, Girne’de yaşanan yolcu gemisi kazasına ilişkin atılan adımlar paylaşıldı. Kazanın hemen ardından Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır başkanlığında Antalya, Adana ve Mersin milletvekillerinden oluşan 6 kişilik bir heyetin adada görevlendirildiğini duyurdu.
Cenazeler kalktıktan sonra olayın tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini vurgulayarak, “Çok çok daha büyük bir facianın hemen kıyısından dönüldüğü ilk verilerden anlaşılıyor. Sorumlularının kanun önünde ve millet önünde mutlaka bunun hesabını vermeleri gerekiyor” dedi.
“Kasamızdaki Servet Para Değil, Milletin Güvenidir”
Partinin finansal yapısına dair iddialara net bir dille yanıt vererek, bütçenin tamamen yasal sınırlar dahilinde 152 bin bağışçının katkılarıyla ve üye aidatlarıyla oluşturulduğunu belirtti.
Şu ana kadar 539 milyon liralık bir bütçeye ulaşıldığı açıklayarak, “Bizim kasamızdaki servet para değil, milletin bizlere olan güvenidir. Kuruluş Kurultayımızda sayman arkadaşımız her harcamayı tane tane açıklayarak tüm dokümanları milletimizin incelemesine açacaktır” ifadelerini kullandı. Ayrıca, siyasetin finansmanının şeffaflaşması ve GRECO (Avrupa Konseyi Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu) kriterlerini aşan bir standarda kavuşması için Meclis’e kanun teklifi verildiği hatırlattı.
“Vatandaş Borçla Hayatta Kalmaya Çalışıyor”
Türkiye’nin çok derin ve kalıcı bir ekonomik krizden geçtiğini ifade eden parti lideri Özel, halkın en büyük meselesinin geçim sıkıntısı olduğunu söyledi.
Özel ekonomik tabloya dair şu tespitleri paylaştı: “Emekli ayın ortasını göremiyor. Asgari ücretli maaşını kiraya, faturaya, borca paylaştırıyor; bazen hiçbirine yetmiyor. Borçla hayatta kalmaya çalışan vatandaş, bir kredi kartını diğeriyle kapatmaya çalışırken yüzde 90’ları bulan faizlerle karşı karşıya kalıyor. Çiftçi mazotu, kiracı yeni ayı düşünüyor. Biz halkın yaşadığı bu derin mağduriyetin tam merkezinde, yani ateşin düştüğü yerde siyaset yapıyoruz.”
“10 Büyük İftiranın Hiçbiri İddianamede Çıkmadı”
Ekonomik sıkıntıların yanında ülkede yaşanan hukuk ve adalet sorunlarına da değinen Özel, 15,5 milyon insanın iradesiyle seçilen Ekrem İmamoğlu’nun 17 aydır hiçbir somut delil olmaksızın, sürekli değiştirilen gizli tanık beyanlarıyla tutuklu bulunduğunu hatırlattı.
Özel, iddianame sürecindeki çarpıklıklara dikkat çekerek şunları söyledi: “Aylarca yandaş televizyonlarda ‘görün bakın neler çıkacak’ diye 10 büyük iftira atıldı. Cep telefonları, KİPTAŞ evleri, valizlerle taşınan paralar dendi. Ancak iddianame açıklandığında bu iddiaların hiçbirinin içinde yer almadığı görüldü. İftiraları köpürten köşe yazarlarından ise çıt çıkmadı. Tehditle, mal varlığı iadesi sözüyle ya da evladına kavuşma vaadiyle insanlara haksız itirafnameler imzalatıldı. Hakikati anlatan gencecik avukatı Mehmet Pehlivan’ı bile sırf savunmasız bırakmak için içeri attılar.”
Savunma Hakkına “Süre” Engeli: “Darbeciler Bile Bunu Yapmadı”
Yargılama sürecindeki en büyük hukuksuzluğun savunma hakkının kısıtlanmasıyla yaşandığı ifade eden Özel, süreç boyunca söz hakkı verilmeyen Ekrem İmamoğlu ve avukatlarına, savunma sırası geldiğinde toplamda sadece 5,5 saatlik bir süre sınırı dayatıldığını ifade etti.
Bu durumun hukuk tarihindeki yerine değinerek şöyle konuştu: “12 Eylül askerî darbe mahkemelerinde bile 20 gün süren savunmalar yapıldı, darbeciler bunu engellemedi. FETÖ’cülerin kumpas davalarında savunmaya süre sınırı konulmadı. Dünya tarihinde hiçbir siyasi davada kimsenin aklının ucundan geçmeyecek bir yöntemle savunma hakkı engellendi. Simdi adaleti engellemek için İmamoğlu’nun kitap olarak basılan savunmasını bile toplatıyorlar. Ancak biz her türlü hukuksuzluğa karşı tarihin doğru tarafında durmaya devam edeceğiz.”