Öğretmenlikten Avukatlığa

Bu yazı ilk olarak 20 Haziran 2018 tarihinde inovatifhaber.com’da yayımlanmıştır.

“Hayat ne bayram ne de yas günüdür, hayat iş günüdür.”

Yazılarıma, yazının içeriğine uygun bir özlü söz ile başlarım. Bugünkü özlü sözü kendine şiar edinmiş bir büyüğümüz ile birlikteyim. Başarıya giden yol, çeşitli engeller ile örülüdür. Bu zorlu yolda, bahaneler ise çoktan hazırdır. Yoksunluklar bahane edilebilir mi? “Kalemim yoktu, silgim yoktu, yiyecek ekmeğimiz yoktu” ya da daha beteri “Babam yoktu.” Eğer bahane istiyorsanız bunlardan kötü koşullar ne olabilir? 1944 yılında Silifke’nin bir köyünde, Ersin Parlat tam da böyle bir hayatın içine doğdu. Türlü yoksunluklara bir de baba kaybı eklendi.

Babası vefat edince Silifke’nin Zeyne Köyünden, Erdemli’ye taşındılar. Ersin Parlat burada ilkokulu bitirdi. 50’li yıllarda Erdemli’de doğru dürüst ev yoktu. Meskenlerin çoğu çardak şeklindeydi. Semer otu ve kargıdan yapılan barınakların üzeri çamurla sıvanırdı. Parlat’ın ailesi yenilikçi ve ileri görüşlüydü. Köyde öğretmenden sonra ikinci radyoyu onlar almıştı. Köylü evlerinde toplanır “ajansları” dinlerdi. Okumanın önemini bilirlerdi. Aile ekonomisine biran önce katkı sunmak isteyen fakir ve zeki çocukların, önlerinde bir yatılı öğretmen okulu seçeneği vardı.

Ersin Parlat da ilkokul beşinci sınıftan sonra o yolu yürüdü. Altı yıllık Antalya Aksu İlköğretmen Okulu’na yazıldı. Öğrenciyken çeşitli yayınevlerinin kitaplarını okulda satarak harçlığını çıkardı. Yine aynı yayınlar aracılığıyla Almanca öğrendi. Almancasını daha sonra mektup arkadaşlığıyla ilerletti. Onunla dostluğumuzun pekişmesinde, Almanca ayrı bir yer tutar. Küçük Almanca diyaloglarımız ikimizin de hoşuna gider. Parlat 1963 yılında okulu bitirerek öğretmen oldu. İlk görev yeri Mardin Midyat’a bağlı bir köydü. Bir yıl orada kaldı. Askerliğini de yine doğuda asker öğretmen olarak yaptı. Doğuda üç yıl kaldı ve oradan çok olumlu izlenimlerle ayrıldı.

1966 yılında Mersin merkeze bağlı Değirmendere Köyüne atandı. Sonra Bekiralanı ve Bozon köylerinde çalıştı. Buradaki imkânların ve devlet hizmetlerinin doğudan daha geri olduğunu hayretle gördü. Oradaki uygulamaları (sağlık taraması, film gösterimi vb.) Mersin’de de yaşatmak için resmi dairelere başvurularda bulundu. Onun bu girişkenliği yetkilileri şaşırtmıştı. Zira önceleri böyle taleplerle hiç karşılaşılmamıştı.

Kendini geliştirmek dürtüsüyle üniversite okudu. Ankara Hukuk Fakültesini kazandı. Devam mecburiyeti gerekmediğinden, çalışarak mezun oldu. 1972’de öğretmenlikten istifa etti. Mesleğini, Mersin Barosuna bağlı olarak kırk dört yıldır sürdürüyor. Gayrimenkul, ticaret ve iş hukuku alanlarında uzmanlaştı. On yıl ticaret mahkemesinde bilirkişilik görevinde bulundu.

Avukatlar genellikle aktif siyasete meyillidirler. Fakat o hiçbir siyasi partide “gelecek” görmedi. Aksine siyaseti, insanların önünü tıkayan bir yapı olarak algıladı. Parlat ile Almanca dışında bir ortak özelliğimiz de yazıyor olmamızdır. Yerel gazetelerde yazıları, şiirleri yayımlanmaktadır. O kendini “Toplumcu, doğasever, ülkesine, ulusuna ve insanlığa hizmet etmek isteyen biri” diye tanımlıyor. Aynı zamanda “İstikbal topraktadır” diyecek kadar da toprağı önemsiyor.

Çalışmak onun yaşam felsefesidir. Hayatı boyunca hep çalıştı. “Ben fakülteyi uzatmadan bitirdim. Bu arada öğretmenlik yapıyordum. Anlayacağınız dört yıla sekiz yıl sığdırdım” demektedir. İki meslek dalını da iyice deneyimleyen Parlat, “Türk toplumunun öğretmene ve avukata bakış açısı oldukça farklıdır” tespitini yapıyor. Avukatlık mesleğine bir ömrün yetmeyeceğini de eski bir Yargıtay üyesinin şu sözleri ile anlatıyor: “Tam hukuku öğrenmeye başlamıştım ki beni emekli ettiler.”

Ona göre Türkiye’nin son elli yılı “Bir ileri – bir geri” şeklindedir. Ülkemizin geldiği noktayı yetersiz buluyor ve devamla şunları söylüyor: “Bazı insanlar sadece bulundukları yeri ölçü alırlar. Onlardan geniş düşünenler bölgesini ölçü alır. Daha geniş düşünebilenler ulusal ölçekte düşünürler ama bunların üçü de eksiktir. Doğru olan evrensel ölçekte düşünmektir -ki işte bu bizim en büyük eksikliğimizdir.”

Yanıt Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.