Edebi Sanatlar III

Bundan önceki yazılarımda Mecaz Anlama Dayalı Sanatlar (A) ve Gerçek Anlama Dayalı Sanatları (B) inceledik. Kaldığımız yerden devam ediyoruz.

C. SÖZE (SESE) DAYALI SANATLAR

CİNAS: Yazılış ve söylemleri aynı veya birbirine çok yakın olduğu halde, anlam bakımından farklı olan iki veya daha çok sözcüğün bir arada kullanılması sanatıdır. Birçok türü olan cinas, temel olarak iki ana grupta toplanır:

A-Tam cinas, B-Yarı cinas

A- TAM CİNAS: Söyleniş bakımından harflerin sesli-sessiz, tür, sıra ve sayıları birbirine uyan cinaslardır. Bu uygunluğa dört yönde uygunluk denir. Yapı bakımından tam cinas ikiye ayrılır:

1- Basit cinas: Söylenişleri her yönüyle uyumlu olan tek kelime ile yapılan cinaslardır.

“Alnıma yazılmış bu kara yazı
Neyleyim sensiz geçen kışı yazı” Atifet GEZEK

2- Mürekkeb cinas: Söylenişleri aynı, ancak cinası oluşturan kelimelerden birinin en az iki kelimeden oluşmasıyla yapılan cinaslardır.

“Her gece dua ettim, mehtabınla doğ ay’ım
Bir hançerdi son sözü, ben mi dedim doğayım?” Afet KIRAT

Yazılışlarına göre üç tür mürekkeb cinas vardır:

a- Müteşabih cinas: Yazılışları ve söylenişleri aynı olan mürekkeb cinaslardır.

“Düş olup bir taze yare
Cana açtım taze yare” Vasıf-ı Enderun

b- Mefruk cinas: Söylenişleri aynı, ancak yazılışları farklı olan mürekkeb cinaslardır.

“Ebruli renkler ile işlerdim desen desen
Benden sana hayır yok bitmedi desen de sen” Afet KIRAT

c- Merfu (yamalı) cinas: Cinası oluşturan kelimelerden birinin bir parçası ile diğer kelimenin bir parçası birleştirilerek yapılan mürekkeb cinaslardır.

“Bilmem bunlar bahane mi?
Felek yok etti hanemi” Adil ÜSTÜN

Tam Cinas, kelime türü bakımından ikiye ayrılır

1- Mümasil cinas: Cinası oluşturan kelimelerin kelime türü bakımından aynı grupta olması sanatıdır. Bu cinasta isim isimle, fiil fiille teşkil eder.

“Yüreğim doldu yara
Haber verin o yara” Vedat KARAKAŞ

2- Müstevfa cinas: Cinası oluşturan kelimelerden birinin isim, diğerinin fiil türünde oluşturulması sanatıdır.

“Aç açık durulmaz koca şehirde” İbrahim BİLGİN

B- YARI CİNAS: Tam cinasta söyleniş bakımından harflerin dört yönden uygunluğu (sesli-sessiz, tür, sıra, ve sayılarının) aranırken; yarım cinas, bunlardan birinin uygunsuzluğudur.

Bir çok türü vardır; önemli olanları yazacağım.

1- Mütekarip cinas: Cinası oluşturan kelimelerdeki harflerin tür bakımından uyuşmadığı cinaslardır. Çeşitleri vardır.

a- Lahik cinas: Tür bakımından uyuşmayan harflerin, cinası oluşturan harflerin başında yer almasıdır.

“Namustu şerefti Türk için vatan
Göğsünden vurulup toprağa yatan” Abidin GÜNEYLİ

b- Muzari cinas: Tür bakımından uyuşmayan harflerin cinası oluşturan kelimelerin ortasında yer almasıdır.

“Gençlik çabaları senin için boş
Esas sebep dostum yaşın elli beş” Abidin GÜNEYLİ

2- Noksan cinas: Cinası oluşturan kelimelerin sayı bakımından uyuşmadığı cinaslardır. Bu uyumsuzluk üç şekilde olur. Çeşitleri vardır.

a- Mutarref cinas: Sayıca uyuşmayan harfin cinasın başında yer almasıdır.

“Meryem söyler yaralarım azıyor
Kardeş kardeşine kuyu kazıyor” Meryem ÖZDEMİR

b- Müşevveş cinas: Sayıca uyuşmayan harflerin cinası oluşturan kelimelerin ortasında yer almasıdır.

“Uyuyan kardeşim uyan düşleşme” Şükrü AKAT

“Beni kınamayın siz ağalar / Yüzüm gülse de içim kan ağlar” Haşim CAN

c- Müzeyyel cinas: Sayıca uyuşmayan harflerin cinası oluşturan kelimelerin sonunda yer almasıdır.

“Söylerken bal, susarken balı şerbet eder” Erensoy GÜLBABA

3- Mükerrer cinas:  Bir kelimenin son hecelerini başka bir kelimeye cinas olarak kullanmaktır.

“Gür yeleli deli taylar koşuyor” Suzan ALPTEKİN

SECİ (İç uyak): Nesirde yapılan kafiyeye seci denir. Düz yazıda kafiyeli sözcüklerin kullanılması sanatıdır. Seci daha çok divan nesrinde kullanılmıştır.

İŞTİKAK (Türetme): Aynı kökten türetilmiş kelimeleri bir arada kullanma sanatıdır.

“Sevdaya konaktır gül / Açılır taç yapraklar / Gülen gözler gibi” Abidin GÜNEYLİ

“Av kimdi aver kimdi söyle söyle ey saki” Erensoy GÜLBABA

AKİS (Çaprazlama) : Bir mısra içinde anlamlı bir ifadenin ters çevrilerek, yine anlamlı bir ifadeye dönüştürülerek yerleştirilmesiyle yapılan sanata akis denir.

“Ben her şeyi sende sevdim / Sevdim sende her şeyi ben” Atifet GEZEK

AKROSTİŞ: Her mısranın ilk harfi yukarıdan aşağıya okununca bir ismin çıkacağı şekilde yazılmış şiire akrostiş denir.

Hatıralar almış başını gider
Ünlü ünsüz harfler
Lal olmuş ses yok
Yaşamak senin de en doğal hakkın
Ama baş harflere bakan kimse yok” Abidin GÜNEYLİ

KALP (Değiştirme) : Bir sözcükteki harflerin yerlerini değiştirmek suretiyle yapılan sanattır.

“Gülen aşk kaş çatmaz” Atifet GEZEK

“Fal bakarken laf çıkarma” Atifet GEZEK

“Sanat kokan saçlarını geriye atsan…” Atifet GEZEK

İADE (Geri çevirme) : Şiirin her beytinde son sözcüğünü, sonraki beytin ilk sözcüğü olarak kullanma sanatıdır.

“…Ve çarpan yüreğime / Elini bastırsan usulca… / Usulca öpsen yaşlı gözlerimden / Giden bir trenin kalkışı gibi” Dr. Edip KAYMAK

İCAZ: Bir düşünceyi çok az sözcükle özlü bir şekilde anlatma sanatıdır. Kısaltmanın anlamı güçleştirmesine dikkat edilir. Mevlana’nın Mesnevilerin de icaz vardır.

TARSİ: Beytin her iki mısrasın da ki sözcükleri harf sayısı, vezin ve kafiye bakımından birbirine denk getirme sanatıdır.

“Soldurmaya az gün kaldı / Çıldırmaya az gün kaldı” Adil ÜSTÜN

“Bilek dedim amma yelden usandım / Gelek dedim amma yoldan usandım” Doğan AKPINAR

LEBDEĞMEZ (Dudak değmez) : İçinde (b,p,f,m,v) gibi dudak ünsüzleri bulunmayan sözcüklerle yazılan şiire denir.

“Gündüzler hülyalı geceler ıssız” Abidin GÜNEYLİ

“Hırkasız  yürek üşüyor / Gülen şiir yazsa…” Feride TEMEL

ALİTERASYON (Ses Yinelenmesi) : Bir cümlede ya da mısrada ahengi artırmak için aynı ünsüz seslerin yinelenmesine aliterasyon denir.

“Kim kuracak kalbini çocukların?” Nafiz NAYIR

“Tamamım sanmıştım tam değilmişim” Müberra GÖNEN

“Sıra sıra sıralanıp sevdiğim” Taşkın AYDEMİR

“Yutar mı diye düşünmeden / Bir büyük balık beni” Günay ÖZDEMİR

ASONANS: Şiirde aynı ünlü seslerin tekrarlanmasıdır. Aliterasyonla genellikle birlikte yapılır. Kelimelerde vurguyu taşıyan aynı ünlülerin tekrarından doğacak ahengi yakalamak için şair ve yazarlar bu sanata başvurur. Kelimelerdeki söz özelliklerine dayalı olduğundan, bu sanat söz sanatları arasında sayılır.

“Esir düşer esen yele” Abidin GÜNEYLİ

“Alaca atlarıyla geliyor sabah” Mustafa DOĞAN

“Umutsuzum mutsuzum” H.Cemil ŞENSEVER

“Çıktım çıktım çıkış bitti” Günay SARAÇ

Yazının önceki kısımları: Edebi Sanatlar I, Edebi Sanatlar II

Yanıt Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.