Sık Yapılan 6 Saç Bakımı Hatası

Kaçınılması Gereken 6 Yaygın Saç Bakım Rutini

Saç bakımı, hepimizin az ya da sık yaptığı bir işlemdir. Saçın en sağlıklı hâli, dıştaki koruyucu tabakasının sağlam ve hücrelerin sıkı şekilde kapalı olduğu durumdur. Yanlış bir saç bakımı yöntemi, koruyucu tabakayı zedeleyerek saçın kırılmasına neden olabilir.

Saç bakımı, hepimizin az ya da sık yaptığı bir işlemdir. (Görsel: Freepik)
Saç bakımı, hepimizin az ya da sık yaptığı bir işlemdir. (Görsel: Freepik)

Saç, kökten çıktığı anda en sağlıklı hâlindedir – tıpkı yeni alınmış bir kaşmir kazak gibidir. Zamanla, doğru şekilde bakım yapılmazsa, kaşmir kazak tüylenir ve parlaklığını kaybeder.

Aynı şekilde, saç teli de zaman içinde biriken hasarlara karşı savunmasız hâle gelir. Giderek kıvrılır, kırılganlaşır ve kolayca kopar. Bu da saç dökülmesine neden olur.

Dermatolog Dr. Cameron Rokhsar, ABD’deki Mount Sinai Hastanesi dermatoloji bölümü klinik profesörlerindendir. Rokhsar, The Epoch Times’a verdiği röportajda, “Bazı alışkanlıklar saçın kolayca kırılmasına yol açar. Bu da aslında saçlarımız azalıyormuş gibi görünür” dedi.

Saç telinin bütünlüğünü korumak için en temel işlemler: tarama, yıkama, kurutma ve saç kremi kullanımıdır.

Ne yazık ki, birçok kişi farkında olmadan saçlarına zarar veren saç bakımı işlemleri uygular. Bu yazımızda sizlerle yaygın yapılan saç bakımı hataları ve bunlardan nasıl kaçınacağınızı paylaşıyoruz.

1. Çok Sık Boya ve Perma Yaptırmak

Saç kırılmasının en yaygın nedenlerinden biri aşırı işlem görmesidir. Buna sık yapılan kimyasal uygulamalar, (saç boyama ve perma işlemleri) ve aşırı fön de dâhildir.

Rokhsar “Bu uygulamalar saç için çok yıpratıcıdır,” diyor. Ancak birçok insan saçını iki-üç ayda, hatta çoğunluğu ayda bir boyatıyor ya da perma yaptırıyor. Rokhsar bu sıklığın oldukça fazla olduğunu belirtiyor.

ABD’de 40 yaş üstü erkeklerin yüzde 10’u, kadınların ise yüzde 50 ila 80’i saçını boyatmaktadır.

Saçın üç katmanı vardır. En dıştaki koruyucu tabaka, bir örtü gibi davranır ve üst üste dizilmiş pullardan oluşur. Bu katman sağlam kaldığında ve pullar kapalı olduğunda saç en sağlıklı hâlindedir. Yüzeyin pürüzsüz ve düzenli olması ışığı daha iyi yansıtır. Böylece saç, doğal bir parlaklık ve ipeksi bir doku kazanır.

The Epoch Times tarafından hazırlanan görsel, Shutterstock
The Epoch Times tarafından hazırlanan görsel, Shutterstock

Saç perma veya boyama gibi işlemlere girdiğinde, dış koruyucu tabakası bozulur. Ancak bu yolla kimyasallar saçın içine geçebilir. Sonuç olarak kimyasal işlem görmüş saç, bir daha eskisi kadar yumuşak ve dayanıklı olamaz.

Örneğin perma işlemini ele alalım. Araştırmacılar floresan izleyiciler kullanarak, ışığın hangi derinliğe kadar nüfuz edebildiğini ölçen deneyler yaptılar. Perma yapılmış saçların, ortalama 25 mikrometreye kadar nüfuz derinliğine izin verdiğini gördüler. Buna karşılık sağlıklı, işlem görmemiş saç liflerinde bu derinliğin sadece 5 mikrometre olduğunu buldular.

Geçici şekillendirme yöntemlerinden farklı olarak perma, öncelikle saçın dıştaki koruyucu tabakasını tamamen kaldırır. Ardından, saçın içyapısındaki kimyasal bağları kırarak yeniden şekillendirir; böylece saçın yapısı kalıcı olarak değişir. Saç kremi veya bazı yumuşatıcı işlemler saçın dış tabakasını kısa süreliğine düzeltebilir. Ancak bu etki yıkamayla kaybolur ve saç yeniden savunmasız hâle gelir.

Yinelenen Kimyasal İşlemler Saçın Dış Koruyucu Tabakasını Zedeler

Zamanın geçmesi ve yinelenen kimyasal işlemler, saçın dış koruyucu tabakasını zedeler ve düzensiz hâle getirir. Saç giderek sertleşir ve saman gibi soluk ve mat görünmeye başlar.

Perma sırasında kullanılan ısı saçın nemini kaybetmesine ve amino asitlerin parçalanmasına neden olur. Bu da saçı daha kırılgan hâle getirir. Örneğin, kimyasal düzleştirme işleminde saç içindeki sistein maddesinin en az yüzde 35’i parçalanır. Böylece saç, bukleli hâlden düz bir yapıya dönüşür.

Saç boyamada ise boya, saçın dış koruyucu tabakasını geçerek orta katmana ulaşır. Bu sırada gerçekleşen oksidatif reaksiyon, saçın doğal rengini değiştirir ve yeni renk oluşumu sağlar. Dolayısıyla bu süreç, saç telinde geri dönüşü olmayan hasarlara yol açar. Ayrıca boyalardaki alkali maddeler ve oksitleyiciler, saçın dayanıklılığını oldukça zayıflatır.

Doğal, boyalı ve permalı saç tellerinin elektron mikroskobu görüntüleri. Saç boyama ve perma işlemlerinin saç ve saç derisinde yol açtığı bozulma mekanizmaları ve olası müdahaleler. He ve ark., Frontiers in Medicine, 2023. CC BY 4.0.
Doğal, boyalı ve permalı saç tellerinin elektron mikroskobu görüntüleri. Saç boyama ve perma işlemlerinin saç ve saç derisinde yol açtığı bozulma mekanizmaları ve olası müdahaleler. He ve ark., Frontiers in Medicine, 2023. CC BY 4.0.

2. Şampuanı Yanlış Kullanmak

Birçok kişi şampuanı saçlarının tamamına sürer ve sert bir şekilde ovalar.

Oysa saç yıkamanın doğru yolu, önce şampuanı ellerinizde köpürtmek ve temizlikte öncelikle saç derisine odaklanmaktır. Daha sonra köpüğün saç uzunluklarına akmasına izin verin. Bunu yaparken saç tellerini parmaklarınızla nazikçe yönlendirin; ovalamaktan kaçının.

Fonksiyonel tıp uzmanı Dr. Armen Nikogosian, şampuanı haftada iki ila üç kez kullanmayı önermektedir. Nikogosian The Epoch Times’a yaptığı açıklamada, “Çoğu durumda, her gün şampuan kullanmak fazla olabilir. Sadece suyla durulamak yeterlidir” dedi.

Yaygın kullanılan çoğu şampuan hem saç derisini hem de saç tellerini kurutma eğilimindedir. Sert içeriklere sık maruz kalmak saç derisini tahriş edebilir. Şampuan ayrıca saçtaki sebumu da temizler. Sebum, saçın dış koruyucu tabakasını pürüzsüz hâle getirir. Ayrıca saçın elektriklenmesini azaltmaya yardımcı olan doğal bir saç kremi işlevi görür.

Sadece suyla nazikçe temizlemek, saç derisinin nefes almasına yardımcı olur. Üstelik iltihaplanmayı azaltır ve saç derisinin yağı dengeleme doğal yeteneğini geri kazanmasına destek olur.

Bununla birlikte, kirli ortamlarda yaşayan veya doğal olarak yağlı saç derisine sahip kişilerin her gün şampuan kullanması gerekebilir.

Londra’daki Mittal Hair Clinic’in kurucusu ve CEO’su aynı zamanda saç ekimi cerrahı olan Dr. Manish Mittal, “Sülfatsız şampuanlarda saç derisi iltihaplanmaz,” diyor. Sülfatlar, saçın ve saç derisinin doğal yağlarını ve nemini alıp götüren sert temizleyici maddelerdir.

Shu Rong, Cambridge’deki Dr. Rong Geleneksel Çin Tıbbı Kliniği’nin yöneticisi ve bir TCM (geleneksel Çin tıbbı) uygulayıcısı. Rong, zeytinyağı gibi doğal yağlar içeren el yapımı sabunlar ile Afrika siyah sabunu öneriyor.

Eğer denize ya da havuza girdiyseniz, tuz ve kloru giderecek özel bir şampuanla saçınızı yıkayın. Tuzlu su ve klor, nemi alır ve saçın yapısını zayıflatır.

3. Saç Kremi Kullanmamak

Bazı insanlara – özellikle erkeklere – saç kremi kullanmak, zahmetli gelir. Ya da saç kreminin saçlarını yağlı göstereceğinden endişelenirler. Ancak, şampuanlamadan sonra saç kremi uygulamak atlanmaması gereken temel bir adımdır.

Saç teli kendini yenileyemez veya onaramaz. Saç yaşlandıkça ve hasar gördükçe, koruyucu dış tabaka aşınmaya başlar. Bu durum, saç telinde kalıcı boşluklara ve güç kaybına yol açar. Ayrıca şampuanlama sonrası pH değişimi dış tabakanın kalkmasına neden olabilir. Bu da saçın nem ve protein kaybına daha açık hâle gelmesine yol açar.

Her yıkamadan sonra saç kremi, dış tabakayı yeniden kapatır ve boşlukları doldurur. Böylece saç, daha fazla hasara karşı kritik bir koruma kazanır.

Rokhsar, yağlı saçlara sahip olanlar için bile saç kremi kullanılmasını tavsiye ediyor. Genellikle saç diplerindeki yağlanma, saç kreminden değil saç derisinin doğal sebum üretiminden kaynaklanır.

Saç Kremine Doğal Alternatifler

Ayrıca Rokhsar, sentetik saç kremlerinden kaçınmak isteyenler için de “saç kremine doğal alternatif” öneriyor. Zeytinyağı, hindistancevizi yağı ve badem yağı gibi doğal yağların bunun için harika çözümler olduğunu söylüyor. Bu yağlar, saç telinin içine nüfuz edebilen ve içeride kalabilen proteinler barındırır. Böylece kaybedilen proteini yenilemeye yardımcı olurlar.

Bireysel ihtiyaca bağlı olarak yağlar yalnızca saç tellerine veya hem saça hem saç derisine uygulanabilir. Durulamadan önce en az 5 ila 10 dakika saçta bekletilmelidir.

Saçı yumuşatmaya yardımcı, yaygın kullanılan diğer bir ev ürünü de sirkedir.

Shu, şampuan köpüğünü iyice duruladıktan sonra saç derisi ve saça sirke uygulamayı öneriyor. Beyaz sirke veya elma sirkesini 1:10 oranında ılık suyla seyrelterek kullanın. Ardından saçınızdaki sirkeyi gidermek için tekrar ılık suyla durulayın. Sirkenin doğal asitliği dış tabakayı kapatmaya yardımcı olur. Bu da saçın daha pürüzsüz ve parlak görünmesini sağlar.

The Epoch Times tarafından hazırlanan görsel, Shutterstock
The Epoch Times tarafından hazırlanan görsel, Shutterstock

Saçları ve saç derisi kuru olan kişiler için, saç kremi yeterli olmayabilir. Ardından saç ve saç derisi serumu ya da yağ kullanmak faydalıdır. Rokhsar’a göre bu adımı en verimli hâle getirmenin yolu, nemi saç ve saç derisine hapsetmektir. Bunun için saç yağını kuru değil, nemli saça ve saç derisine uygulamak gerekir.

4. Yanlış Fön Çekme

Saçınızı yıkadıktan sonra nasıl saç bakımı yaptığınız, nasıl kuruttuğunuz ve taradığınız, büyük fark yaratır.

Islak saç özellikle kırılgandır. Birçok kişi saçlarını ıslakken, yüksek ısıda fön makinesiyle kurutur ve çekerek düzleştirir. Rokhsar’a göre bu alışkanlık, saçın içindeki kimyasal bağları zayıflatır. Üstelik bir de saçın kırılmaya daha yatkın hâle gelmesine yol açar.

Saçı kurutmanın en iyi yolu, fazla nemi almak için havluyla, nazik tampon hareketlerle kurulamaktır.  Ardından kendi hâlinde kurumaya bırakmaktır. Daha sonra da geniş dişli, pürüzsüz bir tarakla dikkatlice açmaktır.

Fön makineleri, düzleştiriciler ve maşa gibi ısıyla şekillendirme araçları saç telini zedeleyebilir.

Islak saç yüksek ısıya maruz kaldığında, saç telindeki nem buhara dönüşür ve dışarı çıkar. Aynı zamanda saçtaki proteinler parçalanmaya daha açık hâle gelir. Mikroskop altında bakarsanız, yüksek ısı buharı nedeniyle saç telinin içinde baloncuklar oluşur. Bu durum baloncuklu saç (bubble hair) olarak bilinir. Isıyla şekillendirme bırakıldığında, bu tür hasarlar zamanla kısmen iyileşebilir.

Yine de ısıyla şekillendirme araçlarını dikkatli şekilde kullanabilirsiniz. Fön makinesinde düşük ısı ayarı ve saçtan 15 santimetre uzakta tutmak, hasarı oldukça azaltır. Diğer ısıyla şekillendirme aletlerinde ise mümkün olan en düşük ayarı kullanın. Ya da cihazı kullanmadan önce biraz soğumasını bekleyin.

5. Saç Derisi Masajını İhmal Etmek

Saç derisi masajı, saçın daha sağlıklı uzamasına yardımcı olan, basit bir günlük saç bakımı alışkanlığıdır. Kan dolaşımını uyarır ve saç köklerini aktive ederek onları büyüme evresine geçmeye teşvik eder.

Alexandra Roach, Board sertifikalı bir holistik sağlık uygulayıcısı ve The Epoch Times yazarıdır. Roach, “Masaj, saç dökülmesini önlemeye yardımcı olabilir,” diyor. Ancak sürekliliğin çok önemli olduğunu, ara sıra yapılan masajların anlamlı bir etkisi olmayacağını belirtiyor.

Bir çalışmada araştırmacılar, kalıcı saç dökülmesi olan 327 kişiyi ortalama yedi ay boyunca takip ettiler. Günde 11 ila 20 dakika saç derisi masajı yapanlarda önemli değişimler oldu. Bu kişilerin yaklaşık yüzde 70’inde saç dökülmesinin durduğunu veya yeniden uzamaya başladığını gördüler. Araştırmacılar, katılımcıların toplamda ortalama 36 saatlik masaj yaptıktan sonra iyileşmeyi fark etmeye başladıklarını kaydetti.

Katılımcılar, ortalama olarak 36 saatlik saç masajından sonra saç dökülmesinin dengelendiğini ve yeniden uzadığını bildirdiler. The Epoch Times
Katılımcılar, ortalama olarak 36 saatlik saç masajından sonra saç dökülmesinin dengelendiğini ve yeniden uzadığını bildirdiler. The Epoch Times

Ayrı bir çalışmada araştırmacılar, 24 hafta boyunca dokuz Japon erkekte düzenli saç derisi masajının etkilerini gözledi. Masajın saç kalınlığını artırdığını ve saç derisinde gen ifadesinde kayda değer değişikliklere yol açtığı buldular. Mekanik uyarım, saç kökü hücrelerindeki 5.000’den fazla genin aktivitesini değiştirdi. Saç büyüme döngüsüne katılan genleri artırırken, saç dökülmesiyle ilgili genlerin aktivitesini azalttı.

Birçok insan, şampuanlama sırasında doğal olarak saç derisini ovalasa da, bu genellikle yeterince uzun sürmez.

Nikogosian, saç yıkamanın saç derisi masajı için ideal bir fırsat olduğunu söylüyor. Ancak sürenin belirleyici olduğunu vurguluyor: “Bunu en az iki ila dört dakika boyunca yapmalısınız,” diyor.

En iyi sonuç için, parmak uçlarınızla orta derecede basınç uygulayın. Ardından parmaklarınızı saç derisi üzerinde ileri geri hareket ettirerek masaj yapın.

Masaja Alternatif Yöntem

Mary Helen Lee, klinik bitki uzmanı ve Green Medicine Akupunktur ve Eczanesi’nin kurucusu. Lee, saç derisindeki kan dolaşımını artırmak için başka bir yöntem daha paylaşıyor. Duş sırasında sıcak suyla başlayın ve ardından sıcak ile soğuk suyu dönüşümlü olarak uygulayın. Bu sıcaklık değişimleri, kan damarlarının büzülüp genişlemesine neden olur. Böylece saç derisine giden kan akışını artırabilir.

İçte Ne Varsa Dışa O Yansır

Bu ipuçları, saçınızın dışarıdan sağlıklı görünmesine yardımcı olabilir. Ancak saç sağlığını uzun vadede korumak için daha derine inmek gerekir.

Shu, “Saç sadece dışarıdan güzel göstermez, aynı zamanda iç sağlığınızın ve canlılığınızın bir yansımasıdır,” diyor.

“İçeride uyum sağlandığında, bu doğal olarak saçın sağlığına ve görünümüne yansır.”

Bu uyum yalnızca bedeninize değil, aynı zamanda zihninize nasıl baktığınızı da gösterir. Doğru beslenmek, stresi yönetmek, yenileyici aktivitelerle ilgilenmek, dinlendirici uyku uyumak ve besleyici ilişkiler kurmak, içten dışa ışıldamanızı sağlar.

Yorumlar kapalı, ancak trackbacks Ve pingback'ler açık.