
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Küba’daki ekonomik ve siyasi krizle ilgili açıklamalarda bulundu. Leavitt, 8 Nisan’daki basın toplantısında, Küba halkının karşılaştığı zorluklar ve Küba hükümetinin geleceği hakkında konuştu.
Leavitt, ABD Başkan Donald Trump’ın “Küba bir sonraki olacak” şeklindeki açıklamasından söz etti. Trump, bu ifadeyi daha sonra “Küba hükümetinin düşmesinin kaçınılmaz olduğunu” vurgulamak için kullandığını belirtmişti. Leavitt, bu durumun Küba’nın zayıf ekonomik ve mali yapısıyla ilgili olduğunu ifade etti.
Küba, büyük ölçüde Venezuela’dan aldığı enerji kaynaklarına bağımlıydı. Ancak son zamanlarda Venezuela’nın kaynakları azalınca, Küba ciddi bir enerji kriziyle karşı karşıya kaldı. Ülkede yaşanan elektrik kesintileri, hem evleri hem de işletmeleri etkiliyor. Leavitt, Küba halkının hükümetten duyduğu memnuniyetsizliği vurguladı. “Küba halkı hükümetine karşı haklı olarak öfkeli,” dedi.
Trump, Mart 2026’da Miami’de yaptığı bir konuşmada, ABD’nin güçlü bir askeri yapıya sahip olduğunu belirterek, Küba’nın da bu süreçte değişeceğini ifade etmişti. Ayrıca Trump’ın 29 Ocak 2026’da imzaladığı başkanlık kararnamesinde Küba hükümetinin eylemleri, ABD ulusal güvenliği için “olağanüstü ve istisnai bir tehdit” olduğu belirtiliyor.
Beyaz Saray, Küba’nın Çin, İran ve Rusya gibi ülkelerle ittifaklarını, ABD’nin dış politikasına karşı bir tehdit olarak ele alıyor. Bu durum, Küba’nın Batı Yarımküre’deki komünist ideolojiyi yayma çabalarını da güçlendiriyor. Leavitt, bu konuda ABD hükümetinin ilgili birimleri arasında diplomatik çözüm arayışlarının sürdüğünü belirtti.
Beyaz Saray, Küba hükümetinin zayıflığını ve halkın artan hoşnutsuzluğunu göz önünde bulunduruyor. Bu durumu değiştirmek için diplomatik ve ekonomik baskı uygulamayı sürdürüyor.