TCMB Yılın Üçüncü Enflasyon Raporunu Açıkladı

TCMB yılın üçüncü enflasyon raporunu açıkladı. (Fotoğraf: TC Merkez Bankası x hesabı)
TCMB yılın üçüncü enflasyon raporunu açıkladı. (Fotoğraf: TC Merkez Bankası x hesabı)

Merkez Bankası TCMB Başkanı Fatih Karahan: “2026 yıl sonu enflasyon tahminimizi yüzde 28 olarak yukarı yönlü güncelledik.”

Merkez Bankası TCMB Başkanı Fatih Karahan 2026 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 28 olarak açıkladı. Karahan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

“Jeopolitik belirsizlikler ve küresel arz zincirinde aksamalar devam ediyor. Petrol fiyatları yüksek ve oynak seyrediyor. Jeopolitik gelişmeler eşliğinde artan belirsizlikler neticesinde enerji fiyatları temmuz ayında yeniden yükseldi. Öncü göstergeler, bu etkilerin ağustos ayına da sarktığına işaret ediyor. Sıkı para politikasının tüketim talebinde yol açtığı yavaşlama, temel mal enflasyonundaki artışı sınırlayan önemli bir faktör oldu.

Arz şoklarına rağmen, hizmet enflasyonundaki yavaşlama devam ediyor. Talebin zayıflaması bu görünüme katkıda bulunuyor. Hizmet enflasyonundaki yavaşlamada, özellikle kira ve eğitim hizmetlerinin rolü belirgin. Akaryakıt fiyatlarındaki artışın etkileriyle ulaştırma hizmetlerinin ilk yedi aydaki fiyat artışları güçlü oldu. Ayrıca, son dönemde haberleşme hizmetleri enflasyonunda da bir güçlenme gözlüyoruz.

“İç talepteki zayıf seyir belirginleşti.”

Küresel büyümenin 2026 yılında zayıf kalarak 2027 yılında toparlanması bekleniyor. Küresel enflasyon ve politika faizi beklentilerinin yukarı güncellenmesi sürüyor. Dalgalı bir seyir izleyen enerji fiyatları, küresel enflasyon ve enflasyon beklentileri üzerinde etkili olmayı sürdürüyor.

Son dönemde gelişmekte olan ülke hisse senedi piyasalarından çıkışlar, tahvil piyasalarına ise girişler gözleniyor. Yılın ilk çeyreğinde büyümenin yavaşlamaya devam ettiğini görüyoruz. İç talepteki zayıf seyir belirgenleşti.

“Hizmet sektöründe dezenflasyon devam ediyor.”

Yılın geri kalan bölümünde dezenflasyonist eğilimin korunacağını öngörüyoruz. İkinci çeyrekte altın hariç bakıldığında perakende satışların büyümesi bir önceki çeyreğin altında gerçekleşti. İşgücü piyasasında, ikinci çeyrekte manşet işsizlik oranının gerilediğini görüyoruz. Cari işlemler açığı ikinci çeyrek itibariyle tarihsel ortalamaların altında. Küresel ticaret ve jeopolitik koşullardaki zorluklara rağmen ikinci çeyrekte ihracatta artış gerçekleşti.

Dezenflasyon süreci arz yönlü baskılarla yavaşladı. Arz yönlü baskılar önceki Rapor dönemine kıyasla bir miktar hafiflese de, dezenflasyonda ivme kaybına neden olmaya devam etti. Enflasyonun ana eğilimi Temmuz ayında geriledi. Yönetilen/yönlendirilen ürünlerde fiyat artışlarının bir süredir TÜFE’nin üzerinde seyrettiğini görüyoruz. Dolayısıyla söz konusu ürünleri dışlayan F endeksi manşet enflasyonun altında seyrediyor. Gıda enflasyonunda sebze süt bağlantılı ürünler öne çıktı. Gıda üretimi görünümündeki genel iyileşmeye karşın, gıda enflasyonundaki olumsuz ayrışma belirginleşti.

Hizmet sektöründe dezenflasyon devam ediyor. Sıkı para politikasının tüketim talebinde yol açtığı yavaşlama, temel mal enflasyonundaki artışı sınırlayan önemli bir faktör oldu. Hizmet enflasyonundaki yavaşlamada, özellikle kira ve eğitim hizmetlerinin rolü belirgin. Arz şoklarına rağmen, hizmet enflasyonundaki yavaşlama devam ediyor. Talebin zayıflaması bu görünüme katkıda bulunuyor. Enflasyon beklentileri piyasa katılımcılarında yükselirken diğer sektörlerde geriledi.

Akaryakıt fiyatlarındaki artışın etkileriyle ulaştırma hizmetlerinin ilk yedi aydaki fiyat artışları güçlü oldu. Ayrıca, son dönemde haberleşme hizmetleri enflasyonunda da bir güçlenme gözlüyoruz.

“Sıkı parasal duruş korunuyor.”

Sıkı parasal duruş korunuyor. Piyasanın likidite ihtiyacını üst banttan fonlamaya devam ettik. Son Rapor döneminden bu tarafa sıkı para politikası duruşunu desteklemek amacıyla, 1 hafta vadeli repo ihalesi açmadık. Makroihtiyati tedbirleri sıkı para politikası duruşumuzu desteklemek üzere uygulamaya devam ediyoruz.

Sıkı para politikası duruşumuz ve destekleyici makro ihtiyati araç setimiz yurt içi yerleşiklerin TL mevduat tercihinin korunmasında etkili oldu. 2025 yılı son çeyreğinde hızlanan kredi büyümesi 2026 yılı ikinci çeyreğinden itibaren belirgin yavaşladı. Mevduat ve ticari kredi faiz oranlarının, ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti ile uyumlu hareket ettiğini görüyoruz.

27 Mart’ta 155 milyar dolar olan brüt rezervler 30 milyar dolar artışla 12 Ağustos itibarıyla 185 milyar dolar seviyesine yükseldi. SWAP harici net rezervler 56 milyar dolara ulaştı. Ateşkesin ardından düşen ancak sonraki gerilimlerle yeniden yükselen petrol fiyatlarında, gerçekleşmelerin de etkisi ile aşağı yönlü bir güncelleme yaptık.

“2026 yıl sonu enflasyon tahminimizi yüzde 28 olarak yukarı yönlü güncelledik.”

2026 yıl sonu enflasyon tahminimizi yüzde 28 olarak yukarı yönlü güncelledik. Enflasyonun 2027 yıl sonunda yüzde 15’e, 2028 yıl sonunda ise yüzde 9’a geriledikten sonra orta vadede enflasyon hedefi olan yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanacağını öngörüyoruz. Savaş ve ateşkesin gidişatına bağlı olarak petrol ve doğal gaz fiyatlarının daha uzun süre daha yüksek kalması, yukarı yönlü risklerin başında geliyor. Ayrıca motorin fiyatlarında rafineri marjları kaynaklı yükselişler de enerji fiyatları üzerindeki yukarı yönlü riskleri canlı tutuyor.

Gıda fiyatları tarafında, uluslararası tarımsal emtia fiyatları, tarımsal girdi fiyatları, iklim koşulları ve arz gelişmeleri her zamanki gibi önemini koruyor. Özellikle işlenmemiş gıda grubunda arz yönlü gelişmeler, kısa vadeli enflasyon görünümü üzerinde her iki yönde de etkili olabilir.

Yanıt Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.