Yaylalarda Yaz Şenlikleri
Yaz mevsimi geldiğinde Toroslar’ın eteklerinde, yaylalarda, köylerde ne güzel şenlikler kurulur… Yörük çadırları açılır, kazanlar kaynar, türküler söylenir, çocuklar oynar, yaşlılar geçmişi anlatır. Belediye başkanlarının düzenlediği bu etkinliklerin en güzel yanı; insanları bir araya getirmesi, kırgınlıkları unutturması ve aynı sofrada buluşturmasıdır.
Çiftçi zaten dertli, ürettiğinin karşılığını alamıyor. Emekli geçim sıkıntısıyla mücadele ediyor, esnaf ise günün hesabını yapıyor. İşte bu şenlikler, insanların bir nebze olsun nefes aldığı, stresini attığı, komşusuyla kucaklaştığı günlerdir.
Bu yıl Mersin’in Toroslar ilçesine bağlı Tırtar Mahallesi’nde düzenlenen 2. Kardeş Göçerler Yörük Etkinliği de Yörük kültürünü yaşatmak amacıyla gerçekleştirildi. Temsili Yörük göçü, yöresel kültür, konserler ve halk buluşmalarıyla hazırlanan etkinlik, aslında birlik ve beraberliğin simgesi olmalıydı.
Ancak etkinliğe Ankara’dan davet edilerek gelen Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılımı, benim gibi birçok vatandaşın zihninde şu soruyu uyandırdı: Bir Yörük şenliğinde siyasetin bu kadar öne çıkması gerekli miydi?
Elbette her insan davet edildiği yere gidebilir, her siyasetçi vatandaşla buluşabilir. Bu yazının itirazı bir kişiye değil kültürel bir etkinliğin siyasi kimliklerin gölgesinde kalmasına yöneliktir. Çünkü o alanda yalnızca bir görüşün insanları yoktu. Her partiden, her düşünceden, Yörük kökenli, köylü, şehirli binlerce insan aynı kültürü yaşamak için oradaydı.
Şenlikler ayrıştırmak için değil, kaynaştırmak içindir.
Sessiz kalan insanların da bazen söyleyecek çok sözü vardır. Alkışlamayan, tepki göstermeyen ama içinde burukluk yaşayan vatandaşların duygusunu da görmek gerekir. Bir kültür etkinliğinin huzuru, siyasi tartışmalardan daha kıymetlidir.
Belediye başkanlarımızdan dileğimiz şudur:
Yaz boyunca düzenlenen bu güzel etkinlikleri çoğaltın; türküyü, folkloru, Yörük geleneğini, üreticiyi ve çocukların neşesini öne çıkarın. İnsanlar siyaseti zaten her gün görüyor. Bari şenliklerde birbirlerini insan olarak görsünler.
Toroslar’ın serin yaylalarında yankılanan sazın sesi, hiçbir siyasi sesin önüne geçmemelidir. Çünkü Yörük kültürü hepimizin ortak mirasıdır.
Şenlikler bizimdir… Huzur da, kardeşlik de bizim kalmalıdır.