Avuntu
“Beyin, seçmediği tercihlerin yasını tutar”
Yolsuzluk, dünyanın başat sorunu haline geldi. Bugün hemen her ülke yolsuzluklarla çalkalanıyor. Acaba yolsuzluk mu arttı yoksa duyulma oranı mı arttı? Bana göre yolsuzluk dünya kurulduğundan beri vardır. Tabii insan sayısının artışına paralel yolsuzluk da artmıştır. Fakat buradaki en önemli faktör duyulma etkisidir. İletişim ve bilişim çağında hiçbir şey gizli-saklı kalamıyor, kalmıyor. Hızla yayılıyor ve duyuluyor.
Oysa yolsuzluk hep vardı ama duyulmuyordu, sümen altında kalıyordu. Oysa günümüzde öyle mi? Bilişim çağında her şey kayıt altında. Kayıt altına girmese bile, her yerde dijital iz bırakıyorsunuz artık. Ya posta güvercini kullanmak, ya da yakayı ele vermek… Karar sizin. Bundan böyle yolsuzluğa bulaşmak isteyenler ilk iş olarak, çağcıl bilişim imkânlarından vazgeçmek durumunda. Yoksa kısa sürede yakalanırsınız.
Bu ifşa, yakalama ve tutuklama oranlarıyla korkarım bundan böyle siyasette ve bürokraside görev almak isteyen insan bulmakta zorlanılacaktır. O makamlarda yaşanan iş yükünü, stresi sadece maaş karşılığı kaç kişi çeker?
Dünya ifşalar, suikastlar ve protestolar dönemine giriyor ve yönetsel sorunlar çıkıyor ortaya. Avrupa’dan, Asya’ya, Amerika’dan, Afrika’ya tüm dünyada benzer şeyler yaşanıyor. Haberdar olan memnuniyetsiz kitleler sokaklara iniyor. Merkez partiler hızla eriyor. Bildiğimiz anlamdaki ideolojik kamplaşmalar yerine, bambaşka iddiaları, istekleri olan öfkeli kalabalıklar çıkıyor ortaya.
Nepal’de gençler hükümet değiştirdi. Hindistan hamam böceği hareketi birçok ödün kopardı. En son Sırbistan’da yolsuz, Rus yanlısı hükümeti gençlik hareketi sandıkta yendi. Fransa yandı yıkıldı. İtalya, Belçika, Hollanda, Yunanistan, Almanya kitleler savaş karşıtı, pahalılık ve yolsuzluk karşıtı talepler dile getiriyor. ABD’de Trump hükümeti, yolsuzluk ortaya çıkartan ihbarlara 30 bin dolar ödül verecek.
Dünyayı döndük, dolaştık Türkiye’ye de geldik. Bizdeki yolsuzlukların haddi hesabı yok. Öyle ki her gün onlarca kişi bu fiilden içeri atılıyor. Buna bir de hukuk sorunlarını ekleyin! Ortam iyice moral bozucu. İnsanlar gelecek kaygısı ile umutsuzluğa kapılmış. Ne tuhaftır ki bu, sokak eylemleri olarak tezahür etmiyor. Belki de insanlar sokak eylemlerinden umudu kesmişler. Ayrıca sokak eylemleri çok çabuk terörize ediliyor, şiddeti olayları yaşanıyor. İnsanlar şiddet ve vandalizm de istemiyor. Biliyor ki sokağa çıktığında başı derde girecek. Zira barışçıl eylemler git gide bitiyor. Birileri hemen ortalığı kan ve gözyaşına boğuyor.
Peki, geriye ne kalıyor? Sandık diyeceğim ama o da bugünkü siyasal partiler yasası ve seçim kanunu ile tam amacına ulaşmıyor. Genel merkez hegemonyası gerçek tercihlerin parlamentoya yansımasını engelliyor. Fakat her şeye rağmen sandık tek çaredir. Seçmen ne yapabilir? Mevcut siyasi yapılar dışında misal, sosyal medyada örgütlenerek farklı bir örgütlenme yoluna gidebilir ki bu yol da manipülasyonlara çok açıktır.
Umutsuzluk had safhada. Zira sıradan seçmenin önünde fazla seçenek yok! Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında belirgin bir eğilim gözlemledim. İnsanlar yeniden Cumhuriyetin kurucu esaslarına ve kurucu önderine büyük teveccüh gösteriyor. Bilhassa sosyal medya paylaşımları bunu açıkça belirgin kılıyor. Bayram tebrikleri her zamankinden daha yoğun ve istekliydi.
İnsanlar kurucu değerlere özlemle yaklaşıyor. Bayram mesajlarında bir teselli arıyor gibiler. Acaba diyorum bu kuru bir avuntu dışında bir dip dalgaya mı işaret ediyor?