Safranın Eflatun Çiçekleri Tarımın Yeni Umudu Toprağın Bereketi

Dünyanın En Değerli Baharatı Mersin’in Topraklarında Geleceğe Kök Salıyor

Safran bir sevdadır. Eflatun çiçekleriyle sonbaharda ve ilkbaharda toprağa renk veren, küçücük bir çiçeğin içinden büyük bir ekonomik değer çıkaran safran, bugün Türk tarımı için önemli bir alternatif ürün olma yolunda ilerliyor.

Safran çiçeği, Değirmençay, Mersin. (Fotoğraf: Ahmet Ata, Şerife Eser aracılığıyla)
Safran çiçeği, Değirmençay, Mersin. (Fotoğraf: Ahmet Ata, Şerife Eser aracılığıyla)

Dünyanın en pahalı baharatı olarak bilinen safranın en büyük üreticisi İran’dır. Dünya üretiminin yüzde 90’ından fazlasını İran karşılamaktadır. Bunun yanında Afganistan, Hindistan, İspanya ve Yunanistan da safran yetiştiriciliğinde öne çıkan ülkelerdir. Üretimindeki yoğun el işçiliği, sınırlı hasat miktarı ve özen gerektiren işleme süreci, safranın değerini artırmaktadır.

Safran çiçeği, Değirmençay, Mersin. (Fotoğraf: Ahmet Ata, Şerife Eser aracılığıyla)
Safran çiçeği, Değirmençay, Mersin. (Fotoğraf: Ahmet Ata, Şerife Eser aracılığıyla)

Peki, Türkiye bu değerli tarım ürününden ne kadar pay alıyor?

Ülkemizde safran denildiğinde ilk akla gelen yer Karabük, Safranbolu’dur. Ancak artık Mersin de bu alanda adından söz ettirmeye başlamıştır. Yenişehir Belediyesi ve Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle 2021 yılında Değirmençay’da başlatılan safran yetiştiriciliği projesi, alternatif tarımın güzel örneklerinden biridir. Projenin yıllar içinde genişlemesi ve yeni üreticilerin katılması umut vericidir.

Değirmençay, Mersin. (Fotoğraflar: Ahmet Ata, Şerife Eser aracılığıyla)

Mersin Yenişehir ilçesine bağlı Değirmençay köyünde safran üretiminin yaygınlaştırılması için başlatılan çalışmalarda emeği geçen Yenişehir Belediyesine ve üretimin gelişmesi için öncülük eden Değirmençaylı üretici Ahmet Ata’ya ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum.

Ben de toprağı tanıyan, üretimin zorluklarını yaşayan bir çiftçi ve üretici kadın olarak inanıyorum ki köylerimizin iklimine ve toprak yapısına uygun alternatif ürünlere yönelmek, artık bir zorunluluktur. Bir gazete köşe yazarı olarak amacım; safran üretimini daha geniş kitlelere tanıtmak, çiftçilerimizi bilinçlendirmek ve yeni üreticilerin bu alana yönelmesine katkı sağlamaktır. Üretim artmalı, üretici kazanmalı, köylerimiz yeniden bereketle canlanmalıdır.

Peki, safranı bu kadar değerli kılan nedir?

Safran, tohumla değil soğanla çoğaltılır. Sonbaharda mor çiçekler açar. Çiçeğin içindeki üç kırmızı dişicik tepesi özenle ayrılır ve kurutularak baharat hâline getirilir. Bir kilogram kuru safran elde etmek için yaklaşık 150 bin çiçeğe ihtiyaç duyulması, bu üretimin ne kadar büyük emek istediğini göstermektedir.

Değirmençay, Mersin. (Fotoğraflar: Ahmet Ata, Şerife Eser aracılığıyla)

Ancak burada önemli bir gerçeğin altını çizmeliyiz: Türkiye’de çiftçi yalnızca üretmekle değil, ürettiğini değerinde satmakla da mücadele ediyor. Meyve ve sebze üreticileri artan girdi maliyetleri, su, gübre, işçilik ve pazarlama sorunları karşısında çoğu zaman emeğinin karşılığını alamıyor. Tarımsal desteklerin yetersizliği de üreticiyi her geçen gün daha fazla zorluyor.

İşte bu nedenle alternatif ürünlere yönelmek önemlidir. Fakat safran yetiştirmek isteyen çiftçiye yalnızca soğan dağıtmak yeterli değildir. Toprak ve iklim uygunluğu, kaliteli dikim materyali, hastalık kontrolü, hasat, kurutma, analiz, markalaşma ve güvenilir alıcı zinciri birlikte planlanmalıdır. Üreticiye teknik eğitim ve pazarlama desteği verilmelidir.

Değirmençay’ın safranın merkezi olma hedefi, yalnızca bir köyün değil Mersin tarımının da geleceğine katkı sağlayabilir. Bunun için belediyeler, tarım müdürlükleri, ziraat mühendisleri, kooperatifler ve üreticiler ortak hareket etmelidir.

Unutmayalım, tarım biterse yalnızca çiftçi değil toplumun geleceği de zarar görür.

Safranın eflatun çiçekleri umut olsun, toprağımız bereketini kaybetmesin.

Çünkü biz üretmezsek tükeniriz!

Yanıt Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.