2013’te Beden Dışı bir Deneyimde, Trump’ın Başkan Olacağını Gördü

Sean (© Zhao Mixue, Epoch Times)

Kasım 2016’da, ABD’deki medya kuruluşlarının büyük çoğunluğu, Hillary Clinton’ın Amerika’nın bir sonraki başkan olmasının neredeyse kesin olduğunu yazdı. Ancak 2013’te seçim sonuçlarını çoktan gördüğünü iddia eden bir adam, bu medya raporlarına inanmadı.

Sean adlı (soyadı gizlenmiştir) orta yaşlı bir adam, Hong Kong’ta geçirdiği bir operasyon sırasında genel anestezi altındayken ruhunun vücudunu terk edip bir “zaman tüneline” girdiğini iddia ediyor.

Bir şekilde ona, yakın gelecekte neler olacağı da dâhil, son 1000 yıllık insan uygarlığı gösterildi. 2016 başkanlık seçimlerinden üç yıl önceki o günde Sean, başkanlığı kimin kazanacağını gördü.

Ekim 2016’da yapılan, internete yüklendikten sonra kaldırılan, özel bir röportajda Sean beden dışı deneyimini hatırlıyor ve “Evren, politikacı olmayan, iş adamı olan birini seçti” diyor.

©Wikipedia | Rad el Baluvar

Hong Kong Epoch Times tarafından seçimden üç gün sonra alınmış röportajı halen yayında bulunuyor. Aşağıdaki alıntılar İngilizceye çevrilmiştir ve orijinal kelimelerini doğru bir şekilde temsil etmemektedir.

Sean “Hillary Clinton Çin Komünist Partisine (ÇKP) bilgi ve askeri Amerikan teknolojisi satıyor” demişti. “Bunu yapıyor, çünkü kalbi çok yozlaşmış. Onun umursadığı tek şey para ve güç”.

Eski Çin Komünist Parti diktatörü Jiang Zemin (NTD)

Bu hiç şaşırtıcı değil, çünkü bütün dünya biliyor ki, Hillary Clinton’un kocası Bill Clinton 90’ların sonunda, Komünist Partinin o günkü başkanı Jiang Zemin’le son derece tartışmalı bir pazarlık üzerinde anlaşmaya vardıktan sonra aslında ihracatı yasaklanmış olan süper bilgisayarlar da dâhil olmak üzere gelişmiş ABD füze teknolojisini Çin’e sattı.

Clinton’un kötü tanınmış Çinli diktatör Jiang’le bir anlaşma yapıp yapmayacağı son derece tartışmalıydı. Çünkü Jiang 1989’da Tiananmen Meydanındaki protestocu öğrencileri ezmeleri için üzerlerine tank sürdürmesi ile bilinirdi. Ayrıca 100 milyon Çin’li Falun Gong uygulayıcısının “ortadan kaldırılması” ve bu süreçte organlarının zorla toplanması emrini vermişti. Yavaş bir şekilde sürdürülen devlet onaylı bu soykırım, çok sayıda kanıtın bu web sitesinde sunulduğu üzere, bugüne kadar devam etmiştir.

“ABD’nin kafası çok karışık,” diye devam ediyor Sean. “Donald Trump’ın ruhu çok açık. Statükoyu değiştirmek, yolsuzluktan kurtulmak ve iyiliği korumak istiyor. Bunu içtenlikle yapıyor ve duymak ya da inanmak istedikleri gibi olmasa da, insanlara doğruyu söylüyor. Doğru olanı yapmak için elinden geleni yapacaktır. O korunuyor. Tanrı onu koruyacaktır.”

Sean’ın zaman tünelinde olduğu sırada çevresinde neler olduğu ve kimlerle iletişim kurduğunun detayları belirsiz.

Orada kalmasına izin veren ve onunla iletişimde kuran varlığa, cennete gitmek için yalvardığını, ancak şu cevabı aldığını anlatarak sözlerine devam ediyor:

“İnsanların ruhlarını uyandırmak için geri dönmelisin ve onlara maddi varlıkları ve parayı her şey olarak göremeyeceklerini söylemelisin.”

“Beden, zihin ve inançlarında Yaratıcı ile bağlantı kurabilen bir grup nitelikli insanı bulman gerekiyor – bu grup şu anda dünyadaki insanları kurtarıyor. Bu görevde onlarla işbirliği yapman gerekiyor.”

Sean seçimden bir ay önce bir gazeteci tarafından, hikâyesini anlatması için cesaretlendirildi. Öyküsüne inananlar olacağı gibi, inanmayanlar da olacaktı. Yine de iyi niyetle röportajı kabul etti.

Sean ilginç bir şekilde Trump’ın dünyayı yolsuzluktan kurtarma misyonunun kendisine anlatıldığından bahsetti. Yakın zamanda halka açıklanan 45.468 gizli iddianamenin, toplu tutuklama ve yolsuzlukla mücadele hareketleri için hazırlanıp hazırlanmadığı merak ediliyor.

Bu makalede ifade edilen görüş ve fikirler Epoch Times’ın düşünce ve fikirlerini yansıtmamaktadır.

Yorumlar kapalı, ancak trackbacks Ve pingback'ler açık.