
ABD’nin İran yaptırımlarını genişletmesi, Çin bankaları üzerindeki riskleri artırıyor. Washington, İran’la ticaret yapan ülke ve şirketleri de hedefine aldı. Bununla birlikte Pekin, yaptırımların finans sektörüne yayılmasından endişe ediyor. Özellikle Çin bankalarının ikincil yaptırımlarla karşılaşması gündemde.
ABD Hazine Bakanlığı, 24 Ağustos’ta İran’a yönelik ekonomik baskının kapsamını genişleten “Operation Economic Outcast” (Ekonomik Dışlama Operasyonu) duyurdu. Uygulama özellikle dijital varlıklar, altın ve teknoloji sektörlerini kapsama alıyor. Ayrıca havacılık ve deniz taşımacılığı alanları da risk altında. Washington, ülkelerden belirlenen ticari faaliyetleri sonlandırmalarını isterken, faaliyetlerini sürdürenlerin yaptırımlarla karşılaşacağını da belirtiyor.
Çin, İran’ın uzun süredir en büyük petrol alıcısı konumunda. Washington daha önce Çin rafinerilerini ve İran petrolü taşıyan gemileri hedef almıştı. Ancak bugüne kadar doğrudan büyük Çin bankalarına yönelik yaptırım uygulamadı. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, özellikle İran petrol gelirlerinin finansmanına yardımcı kurumların ve bankaların da hedef olabileceğini söyledi.
Pekin açısından asıl sorun, yaptırımların finansal işlemlere ulaşması olacak. Çin’in dış ticareti, uluslararası finans sistemine ve dolara bağlı. Bu nedenle bankalara yönelik yaptırımlar daha geniş sonuçlar doğurabilir. Çin Ticaret Bakanlığından bir yetkili, risk değerlendirmesi yaparak bankaların yaptırım kapsamına girmesinin ciddi sonuçlar doğuracağını söyledi.
Pekin’deki ticaret sektörü kaynakları, şirketlerin yeni riskleri izlediğini aktardı. Çin bankaları, bazı işlemler konusunda şirketleri uyarmaya başladı. Bununla birlikte bankalar, ABD yaptırımı riskinden kaçınmak isteyebilir. Bazı Çinli şirketler, İranlı firmalarla doğrudan ticaretten kaçınıyor. Öte yandan bankaların işlemleri engellemesi, dış ticareti zorlaştırabilir.
Çin yönetimi, ABD’nin yaptırımları ne kadar genişleteceğini değerlendirmeyi sürdürüyor. Pekin, İran’la enerji bağlarını korurken ABD pazarıyla ilişkilerini de gözetiyor. Dolayısıyla Çin yönetimi, iki ekonomik bağlantı arasında denge arıyor.