Almanya İçin Alternatif
“Başarı, kombine edilmiş kararlar dizisine bağlıdır”
Almanya İçin Alternatif Partisi (AfD) Almanya’nın yükselen partisi. Geçenlerde Saksonya -Anhalt eyaletindeki seçimlerde yüzde 44 oy alarak birinci parti oldu. YouTube kanalım masatvnet’te bununla ilgili dikkat çeken bir video yayınladım. Pazar günü de Berlin eyalet seçimlerinde yüzde 16, Meclenburg-Vorpommern eyaletindeki seçimde de yüzde 38 oy aldı. AfD, -Almancası ‘Alternative für Deutschland’- 2013 yılında para birliğine -Avro- karşı kuruldu. Sonraları göçmen karşıtı bir kimliğe büründü ve sağa kaydıkça oylarını yükseltti.
Peki, bizi niçin bu denli ilgilendiriyor bu parti? Birincisi, Almanya Türkiye’nin en önemli ticari partneridir. İkincisi, Türkiye’ye en çok turist gönderen iki ülkeden biridir. Almanya Türk diasporasının dünyada en güçlü olduğu ülkedir. Tarihi bağları da buna katmak gerekiyor. Türkiye için Almanya herhangi bir ülke değildir. Oradaki siyasi, ekonomik çalkantı Türkiye’yi yakından ilgilendirir.
Almanya uzun süreden beridir kötüye gidiyor. Pandemi etkisi ardından, Ukrayna-Rusya savaşı ve Çin mallarına karşı rekabetin büyük ölçüde kaybedilmesi, göçmen istilası, ABD ile yaşanan soğukluk, Almanya’yı siyasi, ekonomik, sosyal ve güvenlik açılarından fena sarstı.
Artan işsizlik, ekonomide kötüye gidiş, göçmen akını, pahalılık ve gelecek endişesi aşırı sağcı partileri sadece Almanya’da değil, tüm Avrupa’da atağa geçirdi. Öyle ki şu aşamada her devlet kendi derdine düştü denilebilir. Ülkeler öncelikle kendi güvenlikleri ve ekonomik kaygılarına çareler üretmek peşinde. Böyle durumlarda ilk olarak zayıf halkalar hedef alınır ki bunlar, öncelikle sığınmacılar ve göçmenlerdir.
Türkiye meseleye nasıl yaklaşmalıdır? Türkiye için en önemli konuların ilki, oralarda yaşayan vatandaşlarının çıkarlarıdır. İkincisi ise jeopolitik etkilerdir. Almanya’da 3 milyon 100 bin Türkiye kökenli vatandaşımız yaşamaktadır. Bunların yarısı ya Alman kimlikli ya da çifte vatandaşlık sahibidir. AfD açısından Türklerin çoğunluğu öncelikli hedef değildir, fakat zamanla onlara da sıranın geleceği kuvvetle muhtemeldir. Zira bu tür akımlar gücü ele geçirdiğinde sürekli daha fazlasını hayata sokarlar. Türk Devleti orada yaşayan vatandaşlarının hak ve menfaatlerini acilen güvence altına almalıdır ki bunu sağlayacak kuvvetli ilişkilere sahiptir Almanya ile.
Devletler politikası açısından AfD, Türkiye’ye ters gelecek siyaset yürütmüyor. Rusya-Ukrayna savaşını biran evvel sonlandırmak istiyor. AB ve NATO’ya eleştirel yaklaşıyor ve ileriki adım olarak bu kurumlardan çıkmayı bile düşünüyor. AB’nin, NATO’nun dağılması, Türkiye’yi daha güçlü kılar ki iki kurum da dağılma sürecine çoktan girmiştir.
Rusya- Ukrayna Savaşı’nın bitirilmesi herkesin hayrınadır. Zira savaş devam ettikçe yayılma potansiyeli taşıyor ve dünya savaşına evrilme riski var. AfD birçok konuda gerçekçi politikalar güdüyor. Misal, cinsiyet ve aile konusunda geleneksel duruşu benimsiyor. Enerjide dışa bağımlılığı en aza indirmek istiyor. Pahalı enerji, rekabeti büyük ölçüde etkiliyor. Almanya’nın geçmişte yükselişinin iki rahat tarafı vardı. Güvenliği ABD’ye, ucuz enerjiyi de Rusya’ya havale etmişti mesela. Ya bugün? Hem silaha hem de enerjiye daha fazla paralar ayırmak durumunda. Bu elbette daha fazla borçlanma ve sosyal refah kaybıdır.
AfD bu noktada nükleer enerjiye yeniden dönmek istiyor. Yeşiller’in yıllar boyu sürdürdüğü, nükleer karşıtı politikalar, Almanya’yı zor durumda bıraktı. AfD’nin gelecekte eski Nazi Almanyası özlemi duyduğu iddiası ise ancak zamanın göstereceği bir ihtimaldir. İlk etapta ülkeyi düzene sokmak ve küreselci etkisinden çıkarmaktır dertleri.