Bağırsaklarımızdaki Beynimiz (İkinci Beyin)

 

Son dönemlerin en ilginç keşiflerinden biri kuşkusuz bedenimizde ikinci bir beyin olduğu ile   ilgili olan keşiftir. Artık bağırsaklarımızın içinin de beynimizde olduğu gibi bir sinir ağı ile kaplı olduğunu ve önemli nörotransmitterlerin bağırsaklarımızda da bulunduğunu biliyoruz.

Nörotransmitterler  iki sinir hücresi arasında bilgi alışverişi sağlayan kimyasal maddelerdir. Bu maddeler sayesinde beyinde bulunan milyarlarca sinir hücresi saniyenin binde birinden az bir zamanda birbiriyle etkileşimde bulunabilir. Ezberlemek, hatırlamak, bedensel hareket yapmak, yaşanan duygular ve binlerce ruhsal ve bedensel işlev beynin içindeki ve dışındaki bölgelere bu kimyasallar aracılığı ile iletilir ve her şeyin yapılması mümkün olur. Daha önce sadece  beynimizde olduğu sanılan bu maddelerin ve nöronların bağırsaklarımızda da bulunması bağırsaklarımızın sindirimden daha fazlasını yaptığını düşündürmüş, bu konuda araştırmalar yapan bilim adamları bu durumu bağırsaklardaki küçük beyin olarak tanımlamıştır.

Yapılan araştırmalar  sonucunda bağırsaklarımızdaki bu küçük beyin  herhangi bir bilinçli düşüncenin veya karar vermenin merkezi olarak görülmemekte fakat büyük beyinle sürekli bağlantı halinde özellikle duygusal durumumuz, zihinsel durumumuz, ne hissedeceğimiz konusunda kısmen karar veren ve vücudun her tarafıyla ilgili belirli anahtar roller üstlenen  bir yapı olarak düşünülmektedir.

Fot: betulbattaloglu.com / Seratonin nörotransmitter

Enterik sinir sistemi olarak bilinen ikinci beyin, yaklaşık 9 metre olarak ölçülen beslenmeyle ilgili kanalı ve iç çeperini saran 100 milyon civarındaki nöronu kapsamaktadır. Bu sayı omuriliktekinden ve periferik sinir sistemindekinden daha fazla bir sayı olarak tanımlanmıştır.

Ayrıca bilim adamları onuncu kafa sinirinin (vagus) iç organlarla ilgili temel sinirdeki tellerin neredeyse  yüzse 90 ‘ının  bağırsaktan beyne bilgi taşıdığını ama tersinin olmadığını öğrendiklerinde şok geçirmişlerdir.

New York Presbyterian Hastanesi/Columbia Üniversitesi Tıp Merkezi’nde Anatomi ve Hücre Biyolojisi Departman başkanı, yeni oluşan Nörogastroenteroloji alanında uzman ve ‘’İkinci Beyin’’ kitabı’nın yazarı olan Michael Gershon, “İkinci beyin, büyük düşünce süreçlerine yardımcı olmamakta. Din, filozofi ve şiir, baştaki beyine bırakılmış’’ demiştir.

Enterik sinir sistemi de yani bağırsaklardaki beynimiz de, tıpkı beyin gibi  içlerinde serotonin’in de bulunduğu pek çok nörotransmitter madde  kullanır. Son dönemlerde yapılan araştırmalarda  aslında vücudun serotonin’in yüzde 95’i bağırsaklarda bulunmuştur. Bu da pek çok kişinin sorun yaşadığı spazmlı bağırsak sendromu  (İBS) konusunda yeni bir bakış açısı gelişmesine yol açmıştır.İBS’ nin kısmen iç organlarımızdaki çok fazla serotonin’den kaynaklandığı düşünülürse bu durum belki de “ ikinci beynin zihinsel hastalığı” olarak tanımlanmalıdır.

Ayrıca bilim adamları enterik sinir sistemi tarafından yapılan serotonin’in daha pek çok hastalıkda rol oynayabileceğini düşünüyorlar. Nature medicine’ nin yeni bir çalışmasında bağırsaktan serotonin’in serbest bırakılmasını engelleyen bir ilacın halk arasında kemik erimesi olarak bilinen osteropoz  hastalığını etkisiz hale getirdiği görülmüştür, bu da “bağırsağın kemik yoğunluğunu düzenlediği” şeklinde yorumlanmıştır.

Bağırsaklarda bir küçük beynimizin olduğu ile ilgili bu keşif  ve ardından gelen araştırmalar hastalık ve sağlık konusunda şimdiye kadar bildiğimiz bir çok şeyi değiştirecek gibi görünüyor. Bağırsakların duygusallığımızla ilişkili moleküllerin üretimindeki sorumluluğunu düşündüğümüz zaman neden pek çok duygunun etkisinin hemen  mide ve bağırsaklarımızda hissedildiğini de anlamış oluyoruz.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.