Bir İkilemde Sebep ve Sonucu Bilmek

Önceki enkarnasyonlar ve şimdiki yaşam: Bir ikilemde sebep ve sonucu bilmek (Fotoğraf: Pexels)
Önceki enkarnasyonlar ve şimdiki yaşam: Bir ikilemde sebep ve sonucu bilmek (Fotoğraf: Pexels)

Hayatta hiçbir karşılaşma tesadüf değildir. İnsanlar görünmez kader bağları nedeniyle birbirleriyle tanışır, dost, yoldaş ya da bazen birbirlerinin en büyük sınavı olurlar. Hayatın bu gizemli dokusunu ve kader bağlarını incelerken, ruhun yolculuğundan yani reenkarnasyondan bahsetmemek olmaz. Belki de bugün yanımızdan geçen bir yabancı, geçmiş bir ömürde en yakınımız ya da bilmeden canını yaktığımız bir düşmanımızdı. Tarihten günümüze uzanan şu sıra dışı hikaye, kaderin adaleti nasıl keskin bir teraziyle dağıttığını ve hayatta yolumuzun kesiştiği herkese neden her zaman nazik davranmamız gerektiğini gözler önüne seriyor:

Yarı Japon, yarı Alman olan Yamamoto, doğuştan gelen, uçlarda bir kişiliğe sahipti. Hırçın, kavgacı ve sürekli tartışma arayan bir yapısı vardı. Başkalarıyla hararetli bir polemiğe girdiğinde ve kaybedeceğini anladığında, öfke nöbetiyle gözü döner, kendini kelimenin tam anlamıyla duvarlara vurarak bayıltırdı. Kimse onun bu krizleriyle uğraşmak, hastane veya polisle vakit kaybetmek istemediğinden, insanlar onunla tartışmayı hemen bırakırdı. Zamanla Yamamoto, bu kontrolsüz öfkesi sayesinde kimsenin kendisiyle boy ölçüşemeyeceğini düşünmeye başladı.

Bir gün, kendisinin tam zıttı bir karakterde olan, adeta kendi fikri bile yokmuş gibi görünen aşırı kararsız bir kadınla tanıştı. Kadın, hangi renk çorap giyeceğine karar vermek için bile en az bir saat harcıyordu. Garip bir şekilde evlenmeye karar verdiler. Biri manik, diğeri depresif, biri sürekli gürültülü, diğeri ise gün boyu sessiz olan tezat bir çift oldular. Komşuları evden gelen tuhaf sesler yüzünden sürekli polisi arıyordu ancak her seferinde çift gayet sakin görünüyordu. Asılsız ihbarlar yüzünden para cezası almaktan bıkan ve çiftin öngörülemez deliliklerinden korkan komşular, çareyi taşınmakta buldu. Koca apartmanda tek başlarına kaldıklarında, Yamamoto’nun davranışları iyice kontrolden çıktı.

Bir öğleden sonra Yamamoto arabasıyla gezerken, evine yakın bir yerde yoldan geçen yaşlı bir adama çarptı. Fren yapmakta gecikmişti. Panikle arabadan inip kontrol ettiğinde adamın öldüğünü anladı. Etrafta kimsenin olmamasından faydalanarak hızla olay yerinden kaçtı. Ertesi gün gazetede kazayı görse de polise teslim olacak kadar merhametli değildi. Günler geçtikçe olay unutuldu ve Yamamoto yakalanmadığı için kendini tebrik etti. Ancak bir gece uykusunda, “Ah, işte buradasın! Sonunda seni buldum!” diye ağlayan uğursuz bir sesle ve soğuk terler içinde uyandı. Bunun sadece bir kabus olduğuna kendini ikna etmeye çalıştı.

Çok geçmeden karısı bir erkek bebek dünyaya getirdi. Yamamoto, kundağın içindeki bebeğin yüzüne ilk kez baktığında damarlarındaki kanın donduğunu hissetti. Çocuğun teninde, garip bir şekilde tanıdık gelen bir iz vardı. Bu, o karanlık gecede çarpıp ölüme terk ettiği yaşlı adamın yüzündeki izin aynısıydı. O andan itibaren geçmişin gölgeleri, yeni bir bedende evin içine sızmıştı. Çocuk büyüdükçe, Yamamoto’nun kaçtığı o adalet ve vicdan borcu, ardı arkası kesilmeyen talihsizliklerle tahsil edilmeye başlandı. Çocuğun emeklerken devirdiği bir mumla evlerinin yarısı küle döndü. Yamamoto hem malını hem de huzurunu kaybetti.

Bir başka gün, oğlunu denize düşmekten kurtarmak için buz gibi sulara atladığında ölümcül bir zatürreye yakalandı ve günlerce can çekişti. Hatta çocuğun bisikletiyle yaptığı ani bir manevra bile Yamamoto’nun kollarını ve bacaklarını kırarak yatağa bağlanmasına yetti. Yaşanan her facia, görünmez bir elin Yamamoto’ya geçmişteki suçunun bedelini santim santim ödetme şekliydi.

Çaresizlik içindeki Yamamoto, bir gece rüyasında kendini mistik bir tapınakta, yaşlı bir keşişin karşısında buldu. Keşişe korkuyla sordu: “Üstat, lütfen bana oğlumla aramdaki ilişkiyi anlat, o kim?”

Bilge keşiş içini çekerek yanıtladı: “O, kazada öldürüp arkana bakmadan kaçtığın yaşlı adam. Adaletten kaçtın ama evrene borcunu ödemelisin, yoksa intikam durmaz. Aslında siz ikiniz nesillerdir birbirinizin canını alıyorsunuz. Kâh babası oldun kâh oğlu. O seni dövdü, sen onu vurdun. Bu kez polise teslim olsaydın bu lanetli döngü kırılacaktı. Ama kaçtın. O da öbür dünyada rahat durmadı, intikam için senin oğlun olarak yeniden doğmayı talep etti ve başardı. Yaşadıkların henüz başlangıç; o büyüyecek, okula gidecek, evlenecek ve sen ona olan borcunu son kuruşuna kadar ödeyeceksin. Bu hayatta ona merhamet göstermezsen, bir sonraki yaşamda roller yine değişecek.”

Yamamoto hayatında ilk kez böylesine saf bir korku hissederek titredi: “Ne yapmalıyım? Bu kötü kader döngüsünü nasıl sonlandırabilirim?” Keşiş derin bir sessizliğin ardından fısıldadı: “Ona sadece iyi davran ve sevgi göster. Belki de bu dünyadaki tek panzehir şefkattir. Aranızdaki bu nefreti ancak şefkat, bağışlanmaya dönüştürebilir.”

Yamamoto dehşet içinde uyandı, kalbi göğsünden fırlayacak gibi çarpıyordu. Yanında uyuyan sevimli bebeğe baktığında artık sadece o yaşlı adamın yüzünü görüyordu. Eski numarasını yapıp kendini duvarlara vurarak bu durumdan kaçamazdı. Çünkü bu kez kimsenin umurunda olmayacağını biliyordu. Önünde uzun, azap dolu bir yol vardı ve oğlunun ondan daha nasıl bedeller alacağını kestiremiyordu. Tam o sırada, yanında derin bir uykuda olan karısı, sanki rüyasında kocasının zihnini okumuş gibi sayıklayarak mırıldandı: “Çabuk ol ve ona borcunu öde… Ödemeyi tamamladığında, artık hiçbir derdin kalmayacak…”

Yamamoto’nun karanlık odada, geçmişinin gölgesiyle baş başa kaldığı o an, evrenin en büyük sırrını fısıldar gibidir: Kaçtığımız her vicdan borcu, eninde sonunda kapımızı çalar. Bu çarpıcı hikaye, hayatta yolumuzun kesiştiği herkese —bize en çok zarar verenlere bile— neden her zaman nazik, şefkatli ve sevgi dolu davranmamız gerektiği konusunda hepimize ilham verecektir. Çünkü nefreti bağışlanmaya dönüştürecek tek panzehir şefkattir ve bu yaşamda ödemediğimiz her borç, bir sonraki yaşamda ödemek zorunda kalacağımız bir kadere dönüşür.

Kaynak:
Geçmiş ve Şimdiki Hayatlar: Korku zamanlarında neden ve sonuç anlayış, Zixian
Previous Incarnations and the Present Life: Knowing the Cause and Effect in a Dilemma, Zixian

Yanıt Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.