Çin’de Chikungunya Virüsü Salgınına Karşı Seferberlik Başladı

Çin'de hızla yayılan Chikungunya virüsü paniğe yol açtı. Bir sivrisinek, birinin kolundaki deride sürünüyor. (Fotoğraf: Unsplash)
Çin’de hızla yayılan Chikungunya virüsü paniğe yol açtı. Chikungunya virüsü, sivrisinekler yoluyla bulaşıyor. (Fotoğraf: Unsplash)

Çin’in güneyinde Guangdong eyaletinde, chikungunya virüsüne karşı ciddi bir mücadele başladı. Özellikle Jiangmen şehri salgının merkezine dönüşmüş durumda. Chikungunya virüsü, sivrisinekler yoluyla bulaşıyor. Virüsün yayılmasıyla birlikte yetkililer geniş çaplı ilaçlama çalışmalarına başladı. Ancak bu uygulamalar aynı anda başka hastalıkların da yayıldığı şüphesini uyandırdığı için hem halkın hem de uzmanların tepkisini çekiyor.

Guangdong Hastalık Kontrol Merkezi, 21-27 Eylül tarihleri arasında 3.153 yeni chikungunya vakası bildirdi. Yetkililer, bu vakaların 2.927’sinin yalnızca Jiangmen’de ortaya çıktığını duyurdu. Ayrıca Foshan’da 78, Guangzhou’da 68, Shenzhen’de 22 ve Zhuhai’de 13 vaka tespit edildi. Öte yandan devlet medyası, şu ana kadar herhangi bir hayati tehlike ya da ölüm olmadığını açıkladı.

Bir hafta önce, yani 14-20 Eylül arasında Jiangmen’de 2.238 vaka görülmüştü. Vakaların hızla artması üzerine yetkililer 28 Eylül’de üçüncü seviye acil durum ilan ettiler. Çin’in dört kademeli acil durum sistemine göre bu seviye, “önemli” düzeyde bir halk sağlığı tehdidi anlamına geliyor.

Chikungunya virüsü, yüksek ateş, şiddetli eklem ağrısı, kas ağrısı, halsizlik ve deri döküntüsü gibi belirtilerle ortaya çıkıyor. Ölüm oranı düşük olsa da, yaşlılar ve kronik hastalığı olan bireylerde tehlike oluşturabiliyor. Şu anda hastalığa karşı etkili bir antiviral tedavi mevcut değil.

Yerel Yönetimlerden Sivrisinek Seferberliği: “En Önemli Siyasi Görev” İlan Edildi

Yetkililer, salgının Temmuz ayında Foshan’da başladığını açıkladı. Virüs hızla yayılınca, yerel yönetimler sivrisinek mücadelesine hemen hız verdi. Ardından Jiangmen yönetimi, 26 Eylül’de acil bir toplantı düzenleyerek, sivrisinekleri yok etmeyi “en önemli siyasi görev” ilan etti. Aynı gün, yetkililer tüm şehir halkını ilaçlama çalışmalarına katılmaya çağırdı. Ayrıca yönetim, 1 Ekim Ulusal Günü’ne kadar tüm sivrisinekleri ortadan kaldırma hedefi koydu.

24 Eylül’de Ragasa Tayfunu bölgeyi vurdu ve mücadele şartlarını zorlaştırdı. Bunun ardından yetkililer, ilaçlamaları daha da yoğunlaştırarak, şehir genelinde sürekli kimyasal ilaç yaptılar. Ancak vatandaşlar, ilaç kokularından rahatsız olduklarını ve evlerinde kalamadıklarını belirtti.

Jiangmen’de yaşayan bir kadın, kimyasal kokunun dayanılmaz olduğunu söyledi. İlaçlama başladığında evde duramadıklarını ve dışarı çıkmak zorunda kaldıklarını anlattı. Başka bir vatandaş, hastanelerin dolduğunu ve birçok kişinin ateşlenip hastaneye gittiğini bildirdi.

Yetkililer, salgını kontrol altına almak için pazar yerlerini kapattı. Sivrisineklere karşı önlem olarak şehirde bitki yetiştirmek bile yasaklandı. Balkonlardaki ve çatılardaki tüm saksı bitkilerini toplandı. Bu sert önlemler, vatandaşlar arasında tepkilere yol açtı. Sık yapılan ilaçlamalar nedeniyle kent genelinde yoğun bir sis tabakası oluştu.

Temmuz ayında bazı Çinli bilim insanları, sivrisineklerin aşırı ilaçlama nedeniyle pestisitlere karşı direnç geliştirdiğini açıklamıştı. Bu uyarılara rağmen ilaçlama çalışmaları aralıksız sürdü.

Bu gelişmelerin ardından birçok vatandaş, sadece chikungunya değil, başka hastalıkların da yayıldığını ileri sürüyor. Yetkililer, uyguladıkları sert önlemlerle halkın endişesini artırıyor. Ayrıca yöneticiler, bilgi paylaşımını kısıtlayarak kamuoyunun güvenini zedeliyor. Bu durum karşısında vatandaşlar, yetkililerden daha dürüst açıklamalar yapmalarını ve etkili sağlık önlemleri almalarını istiyor.

Yorumlar kapalı, ancak trackbacks Ve pingback'ler açık.