Deniz Feneri Tutukluları Serbest Bırakıldı

Deniz Feneri Soruşturması kapsamında tutuklu bulunan 6 sanık serbest bırakıldı. Ankara 13’üncü Asliye Ceza Mahkemesi, tutukluların üçüncü itirazını değerlendirerek eski RTÜK Başkanı Zahid Akman, Kanal 7 Televizyonu Genel Yayın Yönetmeni Zekeriya Kahraman, Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Karahan, Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Çelik, televizyon çalışanı İzzet Kurum ve Ali Solak’ın tahliyesine karar verdi.

 Mahkeme şüpheliler için yurtdışına çıkış yasağı koydu. Mahkeme kararı, davaya yeni atanan savcıların ‘‘tutukluğun sürmesi gerektiği’’ görüşüne karşı verdi. Ankara 13’üncü Asliye Ceza Mahkemesi, şüphelileri 10 Temmuz’da ‘‘kuvvetli suç olgusunun bulunması, kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesinin bulunması, tanık veya başkaları üzerinde baskı yapılması için girişimde bulunmaları’’ gerekçesiyle, “suç işlemek için örgüt kurmak, nitelikli dolandırıcılık, ve evrakta sahtecilik” iddiasıyla tutuklanmıştı.

Avukatların, tutuklamanın ardından yaptığı iki itiraz reddedilmişti. Avukatlar geçen hafta, soruşturmada tanık ve mağdur ifadelerinin alımlarının tamamlandığını, suç vasfının değişebileceğini belirterek 3’üncü kez itirazda bulundu.

Deniz Feneri’nin yeni savcıları Veli Dalgalı ve Hakan Pektaş mahkemeye sundukları mütaalada, tutukluluk şartlarının değişmediği, bu nedenle şüphelilerin tahliye talebinin reddedilmesi gerektiği yönünde görüş bildirmelerine rağmen nöbetçi Ankara 13’üncü Asliye Ceza Mahkemesi dün itirazı yerinde görerek şüphelilerin tahliyesine karar verdi. Mahkeme karara, “suç vasfının değişme ihtimalinin olması, delilleri karartma şüphesinin bulunmaması, kaçma şüphelerinin olmaması, delillerin toplanmış olması” gerekçe göstererek aldı.

Mahkeme Hakimi Hasan Akçam tahliye gerekçesinde; soruşturmanın uzun zamandır devam ettiğini, bir çok mal varlıklarında tedbir kararı bulunduğunu, soruşturma tarihi 2008’den beri şüphelilerin tamamının yurt dışına giriş çıkış yaptıklarını ve kaçma şüphelerinin bulunmadığını ifade etti. Delillerin toplanmış olması, ifadelerin tamamının alınmış olması nedeniyle şüphelilerin mağdur ve tanıklar üzerinde baskı yapma olasılığının ortadan kalktığını ve tutukluluk durumlarının devamı halinde tedbirlerin cezaya dönüşmesi ihtimali bulunmadığını, adli kontrolle denetlenebileceğini bildirdi.

 Akman’ın avukatı Hakan Yıldız, “Tutuklama gerekçesi, tanık ve mağdurlara baskı yapma ihtimali idi. Tanıkların ifadelerin alınması tamamlandıysa tutuklama yapmanın bir anlamı yok” dedi.

Mahkemenin tutuklu sanıkların tahliye kararının ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu; perşembenin gelişi çarşambadan belliydi. Önce ucu ‘köstebek’ aracılığıyla hükümete uzanan soruşturmaya müdahale edildiğini, savcıların görevden alındığını, aramalar sırasında önce sanıklar sonra şüphelilerin uyarıldığını, mal varlıklarının serbest bırakılma kararını tahliyelerin izlediğini ifade ettiği konuşmasında bu yargının siyasallaştırılmasının somut göstergesi oldu dedi. Kılçtaroğlu, ‘Tahliyeleri adaletin gücü değil, gücün adaleti belirlemiştir’ sözlerini de ekledi.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.