Erdoğan Diyarbakır’da AK Parti Seçim Mitinginde Konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, 8 yıldır kayyumla yönetilen Diyarbakır’da düzenlediği seçime katılım düşük kaldı. Erdoğan, Kürt sorununun çözümü için yapılan çağrılara kapıları kapattı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Diyarbakır’da İstasyon Meydanı’nda düzenlenen AKP’nin seçim mitingde konuştu. Konuşmasında sık sık “Kürt kardeşlerim” diyen Erdoğan halkın iradesiyle seçilen belediye başkanlarının görevden alınıp kayyum atanmasına rağmen, DEM’i “Kürt kardeşlerimin iradesini yok sayıyor” diyerek eleştirdi. Erdoğan, halkın oyuna ipotek koyulduğunu, DEM ve CHP’nin ortaklık kurduğunu iddia etti. Erdoğan, DEM Parti ve CHP’yi işaret etti ve “Diyarbakır’da bu kardeşinize yüzde 28.5, CHP adayına yüzde 71.5 oy çıkmışsa durup üzerinde düşünmemiz lazım” dedi.


Erdoğan’ın açıklamalarından başlıklar şöyle:
“Sordum, bugün katılım ne kadar diye… Bugün 70 bin kişi alanda. Ben de sizlerle gurur duyuyorum. Bölgede İslam’a kapılarını açan Diyarbakır ile aynı mensuba sahip olmaktan gurur duyuyorum. Allah’ın izniyle, bu kardeşliği çıkmaya kimsenin gücü yetmeyecektir.
Geçen mayıs ayı seçimlerinde Diyarbakır’da hem milletvekilliğinde hem cumhurbaşkanlığında arzu ettiğimiz oy oranlarına ulaşamadık ancak seçim sonucunun sizin de içinize sinmediğine inanıyorum. İşte bu alan onu söylüyor. Diyarbakır’da bu kardeşinize yüzde 28.5, CHP adayına yüzde 71.5 oy çıkmışsa durup üzerinde düşünmemiz lazım.
Bugün aynı oyunu İstanbul’da, Mersin’de, başka yerlerde yine oynuyorlar. ‘Kent uzlaşısı’ adı altında kirli ittifak kurdular. Bavul bavul dolarlar, avrolar, bu paralar nereden geliyor, nereye gidiyor. Meclis üyeleri neyle satın alınıyor. Hangi şirketler bunları paylaşıyor. Böyle bir yerde ilkeli ittifaktan söz edilebilir mi?
Tek sermayesi sizlerin oyları olan DEM, benim Kürt kardeşlerimin iradesini işporta pazarına çıkarmıştır. Bu pazarlıkta eser ve hizmet derdi yok. Sadece birilerinin ihtirasları uğruna yapılan kirli pazarlıklar var. Reformları beğenmeyip ortalığı ayağa kaldıranlar CHP’li yöneticilerin faşizm kokan açıklamaları karşısında süt dökmüş kedi misali seslerini çıkarmıyorlar. Kendi seçmenlerinin çiğnenen haysiyetini savunacak iki cümle dahi kuramıyorlar. Kürt kardeşlerim böyle bir istiskali, böyle bir aşağılanmayı, hakareti bu şekilde yok sayılmayı asla hak etmiyor.
Sizi güya ağaların, şıhların, derebeylerin, devletin zulmünden kurtarma vaadiyle, demokratik siyaset palavralarıyla oylarınıza ipotek koydular.
Türkiye geçmişte istismarın, riyakarlığın sembolü zübük siyasetinin acılarını çok çekti. Demokratik siyaset palavraları ile oylarınıza ipotek koydular. Şimdi tek parti faşisti CHP’den bir farkları olmadığını gösterdiler. Diyarbakır huzuru da özgürlüğü de yatırımı da hizmeti de refahı da AK Parti döneminde görmedi mi? Onlar sizin iradenizle seçtiğiniz belediye başkanlarını teröristlere mahzenlerde tokatlatırken biz Diyarbakır’ı bölgesinin yıldızı haline getirmek için uğraşmadık mı? Onlar her evden bir cenaze çıkartarak kan siyaseti yaparken biz evlatlarımızı yaşatmak, eğitimi ile sağlığı ile hayata bağlamak için çırpınmadık mı?
Bu söylediklerimi doğruysa gelin yeni dönemin kapılarını birlikte arayalım. Gelin gönül gönüle verip Türkiye Yüzyılı’nı inşa edelim.
Bugün de Diyarbakır’a 21 yıldır yürüttüğümüz demokrasi ve kalkınma atılımlarımızın yeni bir safhasında desteğini istemeye geldik. 31 Mart’ta burada partiler yarışmıyor, burada yarışan eser ve hizmet siyasetiyle kirli pazarlık siyasetidir.
Milli çıkarları savunurken birileri hemen PKK’nın yanında yer alıyor. Biz DEAŞ denen emperyalist kuklasına zaten göz açtırmıyoruz. PKK’yı da sınırlarımız içinde eylem yapamaz, hareket edemez hale getirdik.
Bu durum karşımızda isteyen herkesin ülkemize karşı kullanabileceği bir maşa olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Bizim güvenliğimizi, huzurumuzu bozmaya yeltenenlere asla eyvallah etmedik etmeyeceğiz. Kürt kardeşimesiniz üzerlerindeki ipoteği parçalayıp atmasını istiyoruz. Biz zihni özgür, vicdanı özgür herkesle oturur konuşuruz.
Siyaset,millete hizmet etmek, ülkenin sorunlarına diyalog yoluyla çözüm bulmak için yapılır. Biz zihni, vicdanı, özgür, ahlakı kamil herkesle oturur konuşuruz. Emperyalistlere kuklalık etmeyen herkesle oturur konuşuruz. Terörün her çeşidine mesafe koyan herkesle oturur konuşuruz. Milletimizin birliğine, vatanımızın bütünlüğüne, devletimizin bekasına saygı duyan herkesle oturur konuşuruz. Ülkenin kazanımlarıyla gururlanacak, kayıplarıyla üzülecek herkesle oturup konuşuruz. Türkiye Yüzyılı’nda bizimle yol yürümek isteyen herkesle oturup konuşuruz.
Yaşadığımız ortak acıların ardından bu tehdidi bertaraf ettik. Artık ülkemizi bu yükten güvenlik değil, tüm boyutları ile kurtarma vaktidir. Elbette herkesle her şeyi konuşmaya varız, ancak kapımız, teröristlere de terör örgütünün güdümünde siyasetçilik oynayanlara da kapalıdır. Milletvekili, belediye başkan adayı, meclis üyesi listesini terör örgütünün belirlediği parti, parti olamaz. Bunları belirleyecek olan, partiyi var eden tabanıdır, seçmenidir.
İnsanımızın sorunları çözme, yaralarını sarma çabalarını göstermeyenden kimseye hayır gelmez. Kürt kardeşlerimizi bu çarpık siyasetin mezesi haline getirmek için sahneledikleri oyunu ibretle takip ediyoruz. Son 21 yılda attığımız her demokratik adımı engellemek için karşımıza dikilen CHP’yi, utanmadan Kürt kardeşlerimize umut diye pazarlıyorlar. CHP’yi allayıp pullayıp size dayatıyorlar. Bunların hangi görüşün temsilcisi olduğunu anlatmaya, bavulların görüntüsü yeterlidir. İstanbul’da ne kadar marjinal ideoloji mensubu varsa getirip Kürt kardeşlerimin başına patron yapanlarla artık gidilecek bir yol kalmadığına inanıyoruz.”

https://x.com/RTErdogan/status/1772964316653769127?s=20

Yorumlar kapalı, ancak trackbacks Ve pingback'ler açık.