Eşrefpaşalılar, New York’ta gövde gösterisi yaptı

NEW YORKTiyatro eseri olarak dört yıl süresince sahnelendikten sonra beyaz perdeye aktarılan Eşrefpaşalılar filmi, dünyanın en saygın sinema okullarından birisi olan New York Film Akademisi’nde gösterildi. Yalnızca davetli insanların izleyebildiği filme ilgi yoğun olurken, İngilizce altyazı ile Amerikalı birçok sanatseverde Eşrefpaşalılar lügatini anlamaya çalıştı.

Eşrefpaşalılar, Ankara’da tiyatro eseri olarak başlayan ve hem Türkiye’de hem de farklı onlarca ülkede sahnelenen eser nihayetinde İstanbul’da beyaz perdeye aktarılıp 5 Mart’ta vizyona girmişti. Eşrefpaşalılar, Pazartesi akşamı New York Film Akademisi’nde Türk ve Amerikalı sanatseverlerle buluşurken, bir haftada bu filme olan ilgi biter diyenlerin ne kadar çok yanıldığını gösterdi.

“Biz burada kendi dünyamızı, kendi lisan-ı halimizi anlatmaya.” çalıştık diyen filmin başrol oyuncusu ve senaristi Burak Tarık, aslında kendi hallerinin görüntüde çok yerel ancak manada evrensel olduğunu New York Film Akademisi’nde eserlerinin gösterilmesiyle belgelendiğini de üstü kapalı olarak anlattı.

Manhattan’da bulunan Türk Kültür Merkezi (TCC) tarafından organize edilen Eşrefpaşalılar’ın New York’ta sanatseverlerle buluşması etkinliği katılımcılardan olumlu puan aldı. Eşrefpaşalılar’ın gösteriminden sonra New York’a gelen filmin yönetmen, yapımcı, senarist ve başrol oyuncuları seyircilerin sorularını yanıtladı. Gecenin sonunda ise sinemaseverler Eşrefpaşalar filminde yer alan sanatçılarla bol bol fotoğraf çektirip uzun uzadıya sohbet ettiler.

Filmden sonra düzenlenen panel ile seyircinin sorularını yanıtlayan sanatçılar, üç nokta üzerinde özellikle durdukları gözlendi. Bunlardan ilki bu filmin yazılmasından sahnelenmesine kadar emeği geçen herkesin işini çok samimiyetle yapmış olması. Diğeri ise filmdeki “İmam” tiplemesi ile yıllardır Yeşilçam yapımlarının aksine, hayatın içinden ve de gerçek haliyle din görevlisinin beyaz perdeye taşındığı anlatıldı. Son olarak da komedinin küfürsüz, aşkın ise cinsellik olmadan anlatıla bileceğiydi.

Filmdeki “Falçata Nusret” tiplemesini canlandıran Burak Tarık, senaryo yazmanın çok zor bir iş olduğunu dile getirdi. Tarık, “Kör bir insanın rengi tarif etmesi gibi bir şey bu. Ancak çok şükür ki hala kalben anlatmasını ve kalben anlamasını bilen insanlar varmış ki bu film bugün buralara kadar gelebildi.” dedi.

Eşrefpaşalılar filminin yönetmeni Hüdaverdi Yavuz, yapımlarının başarılı olmasındaki temel faktörün çok çalışmanın ötesinde herkesin işini yaparken çok samimi olmasından kaynaklandığını açıkladı. İlk defa bir Türk filminde imam tiplemesinin toplumun sevilen-sayılan, bilgili, görgülü kimse olarak seyirciye anlatıldığına işaret eden Yavuz, bununda Türk halkı tarafından hüsnü kabul gördüğünü açıkladı. Filmin galasında izdiham olduğunu aktaran Yavuz, “İşin aslında reklamı için öyle ciddi paralar filan da harcamadık ama Sayın Başbakan’ın (Recep Tayyip Erdoğan) gelmesi bizim esere olan ilgiyi arttırdı.” dedi.

Filmdeki en önemli tiplemeyi yani “İmam”ı canlandıran Sinan Albayrak ise eserin yalnızca bir hayat hikayesinden değil Türkiye’den bir kesinti olduğunu dile getirdi. Kendisini bu filmde rol almaya iten en önemli şeyin “senaryosu çok güzel yazılmış” diye ifade eden Albayrak, “Elbette parada etkiliydi ama ben oynadığım rolü çok sevdim” diye konuştu.

Eşrefpaşalılar özel film gösterisine Türkiye’nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi yardımcısı Fazlı Çorman ile yine Türkiye’nin New York Başkonsolosluğu’nda görevli konsolos ile ateşeler ile 200’e yakın davetli katıldı.

Eşrefpaşalılar filmine emeği geçenlerden eserin yapımcısı Yusuf Kulaksız’da beyaz perdeye taşıdıkları ürün ile bazı klişeleri kırdıklarını savundu. Kulaksız, ilk defa küfürsüz komedi yapılabileceğini ve yine ilk defa cinsellik olmadan aşkın beyaz perdeye taşınabileceğini Eşrefpaşalılar ile kanıtladıklarını anlattı.

Eşrefpaşalılar’ın Avrupa’da önümüzdeki hafta vizyona gireceğini ve bugüne kadar da 450 bin insanın izlediğini açıklayan Kulaksız, filmin bütçesinin de bir milyon 200 bin dolar olduğunu söyledi. Yapımcı Kulaksız, “Bu bizim ilk eserimizdi, ikincisi için Hollywood ile ortak yapmayı hedeflediğimiz projelerimiz var.” diye konuştu.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.