Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Şam’da HTŞ lideri Ahmet el Şaraa, diğer adıyla Ebu Muhammed el Colani ile görüştü.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye’nin başkenti Şam’da Heyet Tahrir el Şam (HTŞ) lideri Muhammed Colani ile görüştü. Fidan’ın ziyareti, Türkiye ile Suriye arasındaki diplomatik ilişkilerde yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Diplomatik kaynaklar, görüşmenin bölgesel istikrar ve iki ülke arasındaki iş birliğini güçlendirme amacı taşıdığını belirtti.
Görüşmede Dışişleri Bakan Yardımcısı Nuh Yılmaz, Türkiye’nin Şam Büyükelçiliği Geçici Maslahatgüzarı Burhan Köroğlu ve Suriye geçici hükümetinin Dışişleri Bakanı Esaad Hasan Şeyban da bulundu. HTŞ liderinin kıyafeti ise, dikkat çekti.
Şam’daki Başkanlık Sarayı’nda gerçekleştirilen görüşmenin ardından Fidan ve Colani ortak açıklama yaptı. “Suriye’nin imkan ve fırsata ihtiyacı var” diyen Hakan Fidan yaptırımların kaldırılmasını istedi ve “Türk halkı, Türk devleti ve Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan sizlerin her zaman yanında olacaktır” ifadelerini kullandı. Fidan “Suriye’de PKK/YPG’ye yer yok” derken, Colani de “Gerek bizim kontrolümüzdeki gerek PKK/YPG’nin kontrolündeki bölgelerde, hiçbir grubun elinde silah bulunmasını kabul etmemiz mümkün değil” diye konuştu.
Fidan’ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:
“Bugün Şam’da bulunmaktan duyduğum memnuniyeti ifade ederek sözlerime başlamak istiyorum. 61 yıllık Baas rejimi tarafından katledilen tüm Suriyelileri saygıyla anmak istiyorum. 14 yıllık özgürlük mücadelesinde şehit olan kardeşlerimizi hürmetle yad ediyorum. Hepsine Allah’tan rahmet diliyorum. Sizlere Türk halkının selamını getirdim, Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan’ın en iyi dileklerini ve selamlarını getirdim. 14 sene boyunca sevinciniz sevincimiz, hüznünüz hüznümüz oldu. Kardeşlik ve komşuluk hukuku bunu gerektiriyordu. Bugün Türkiye olarak tarihin doğru tarafında yer almış olmanın haklı gururunu yaşıyoruz.
Sizlerin fedakarlıkları sayesinde Suriye tarihi bir fırsat yakaladı. Bugün Suriye’nin yeniden istikrara kavuşması, Suriye topraklarında terör tehdidinin bertaraf edilmesi ve ekonominin güçlendirilmesi mümkündür. Suriye halkının ülkelerine geri dönüşü mümkündür. Sayın Şera ile yaptığımız görüşmede de bu başlıklara odaklandık. Geçiş döneminin düzenli bir şekilde tamamlanmasının önemine değindik. Suriye’de istikrarın tesisinin en öncelikli konu olduğunun altını çizdik. Bunun için öncelikle ülkede güvenliğin tesisi gerekmektedir. Hukukun üstünlüğünün sağlanması ve azınlıkların korunması da icap etmektedir. Suriyelilerin öncülüğü ve sahipliğinde hiçbir dini veya etnik kurumun dışlanmadığı kapsayıcı bir yönetim tesis edilmesi gerekmektedir. Herkesin barış içinde yaşadığı ve adaletin hakim olduğu bir ülke kurmak yeni Suriye’nin en büyük başarısı ve geleceğinin teminatı olacaktır.
Türkiye olarak devlet kurumlarının yeniden inşası yönünde tecrübelerimizi aktarmaya hazırız. TİKA ve özel şirketlerimizle somut şeylerde adım atmaya hazırız.Yaptırımların kaldırılması son derece mühimdir. Suriye’nin inşası için bir an önce başlanması gerekmektedir. Suriye’nin imkan ve fırsata ihtiyacı var.
”Suriye, DEAŞ ve PKK’dan temizlenecek”
“Terör örgütü Suriye halkının topraklarını işgal etmekte ve doğal kaynaklarını çalmaktadır. Geçmişte olduğu gibi bugün de DEAŞ’ın fırsatlardan istifade etmesine asla izin vermeyeceğiz. Baas karanlığından kurtulan Suriye, DEAŞ ve PKK’dan temizlenecek. Suriye’de YPG/ PKK’ye yer yoktur. PKK/YPG bir an önce kendini feshetmelidir.
Uluslararası sistemin terör örgütünü kullanmak için gerekçe gösterdiği DAEŞ tutukluları meselesinde de değerli dostumun Suriye yönetiminin yeni iradesi adına bu konuda da inisiyatif almaya hazır olduklarını bize söylediler. Gerekirse bu tutukluları devralma konusunda gerekli girişimi yapabileceklerini söylediler. Başta Arap ülkeleri olmak üzere tüm uluslararası toplum Suriye’deki yeni yönetimle angaje olmalıdır. Zaman bekle ve gör dönemi değildir. Bir an önce harekete geçmeliyiz.
İsrail’in mevcut ortamdan faydalanarak Suriye’nin topraklarını gasp etmesine kesinlikle müsamaha gösterilemez. İsrail, Suriye’nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermeli, bölgesel güvenliği daha fazla riske atmamalıdır. Uluslararası toplum, İsrail’in hukuksuz eylemlerine karşı somut bir tepki ortaya koymalıdır. Kıymetli Suriyeli kardeşlerim; sizler, onurlu ve haklı bir mücadele verdiniz. 14 sene boyunca, her bir gün, sizin yaptığınız fedakarlıklara bizzat şahit oldum. Katlanmak zorunda kaldığınız acıları gördüm. Muhalif güçlerin, Halep’i terk etmek zorunda kaldığı günü unutamam. Bazı ülkelerin sizi yalnız bırakıp gittiği günleri de unutamam. Ancak bugün umut dolu, yeni bir gündür. Yaşadıklarınız, yeni Suriye’yi kurarken size güç vermelidir. Hayatını kaybeden kardeşlerimiz için, gelecek kuşaklar için, barış içinde yaşayan bir Suriye için beraberce çaba göstereceğiz.
” Trump’ın bu yeni dönemde daha kararlı”
Yeni ABD Başkanı Donald Trump döneminde YPG/PKK sorununun çözüleceğine inanıp inanmadığı sorulan Fidan, “Birinci döneminde Trump ile çalıştık. Trump’ın çok büyük birkaç özelliği var. Bunlardan birisi net olması ve sadece Amerika’nın çıkarlarını esas alması. Fakat Amerikan sistemi maalesef sadece Amerika’nın çıkarını değil, adını vermek istemediğim başka ülkelerin de çıkarlarını gözeten insanlarla dolu. Burada Amerika’nın çıkarları açısından bakıldığı zaman, bir matematik hesabı yapıldığı zaman, Türkiye mi önemli, PKK gibi bir terör örgütü mü önemli, Trump buradaki matematiği hemen görüyor. Yeni dönemde Trump’ın daha kararlı, daha güçlü ve sadece Amerika’nın çıkarlarını öne alan bir iradeyle bu soruna daha farklı yaklaşacağına inanıyorum”
”Şunu gördüm, kendileri geçmiş dönemde BAAS rejiminin ülkedeki gruplar üzerinde kurduğu baskı bu grupları birbirine karşı kullanarak sistemi devam ettirmedeki bu zulümden büyük dersler çıkarılmış durumda. Her şeyden önce bir defa bu eski uygulamalara son verilmesi, eskilerin hatalarının tekrar edilmemesi için büyük bir hassasiyet içinde olduklarını gördüm. Ayrıca ülkedeki vatandaşların bir azınlık tanımlamasından çıkartılarak herkesin eşit olduğu, ait olduğu etnisiteden veya mezhepten dolayı avantajlığın ya da dezavantajlığın olmadığı bir sistemin inşası konusunda bir vizyonun olduğunu gördüm. İnşallah bu hayata geçer.” diye konuştu.
Colani ise “Dost ülke Türkiye, devrimin başından beri Suriye halkının yanında durdu. Dışişleri Bakanı Fidan’la Suriye’nin geleceğini görüştük. Önümüzdeki süre içerisinde ekonomik, politik bağlamda işbirliklerini önemsiyoruz. Altyapımız sıkıntılı olduğu için Türkiye’nin desteğini önemsediğimizi söyledik” diye konuştu.
”hiçbir grubun elinde silah bulunmasını kabul etmemiz mümkün değil”
Ekonomik yaptırımların kaldırılmasını isteyen Colani, “Uluslararası toplum Suriye’ye ekonomik yaptırımları kaldırmalı. 61 yıllık Baas rejimi gitti, artık Suriye halkı cezalandırılmamalı.” dedi. Colani başka gruplarda silah olmayacağı açıklamasını yineledi, “Gerek bizim kontrolümüzdeki gerek PKK/YPG’nin kontrolündeki bölgelerde, hiçbir grubun elinde silah bulunmasını kabul etmemiz mümkün değil” ifadelerini kullandı.
Daha sonra Fidan ve Colani, Kasyun Dağı’nda Şam’ı izleyip, çay içerken poz verdi.
Yorumlar kapalı, ancak trackbacks Ve pingback'ler açık.