
05 Mayıs 2026 tarihinde İran, Umman Körfezi yakınlarında Çinli bir petrol tankerine saldırdı. Saldırı, Hürmüz Boğazı’nda ABD’nin ticari gemileri koruma operasyonunu geçici olarak durdurmasının ardından geldi.
Çinli medya kuruluşu Caixin, saldırının JV Innovation adlı Marshall Adaları bayraklı tankerde yangına yol açtığını bildirdi. Gemide bulunan Çinli mürettebat arasında ölü ya da yaralı bildirilmedi. ABD Dışişleri yetkilileri de saldırıyı doğruladı.
Analistler, İran’ın askeri yapısında merkezi kontrol eksikliği olduğunu belirtti. ABD merkezli uzman Mark Cao, düşük seviyedeki Devrim Muhafızları komutanlarının bağımsız karar alabildiğini söyledi. İran’ın “Mozaik Savaş” stratejisi, saldırı yetkisini alt birimlere devrediyor.
Cao’ya göre, İran yönetimi Çin’i güvenilir bir müttefik olarak görmüyor. Çin’in yaptırımlar altında ucuz petrol alması, Devrim Muhafızları’nda derin bir hoşnutsuzluk yarattı. Bu nedenle Çin tankeri saldırı hedefi haline geldi.
Çin, İran rejiminin ana destekçisi konumunda. Çinli şirketler, İran petrolünün büyük kısmını alıyor. Çin’in diplomatik ve ekonomik desteği sürerken Çinli diplomatlar savaşın sona ermesi gerektiğini vurguluyor. İranlı yetkililerin Mayıs başında Pekin ziyareti de istedikleri sonucu getirmedi.
ABD Başkanı Trump, Hürmüz Boğazı’ndaki “Özgürlük Projesi” operasyonunu kısa süreliğine durdurdu. Ancak bu süreçte ABD ve İran gemileri arasında çatışmalar devam etti. Cao, saldırıların İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki stratejik baskısını yeniden tesis etme çabası olduğunu belirtti.
Çin tankerine yapılan saldırı, bölgedeki gerilimi artırırken diplomatik ve askeri dengeleri etkiliyor. Uzmanlar, ABD ve İran arasında gerilimin diplomasi yoluyla çözülmesinin tercih edildiğini ifade ediyor.