
İran, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik önerisine ABD’nin verdiği yanıtı incelemeyi sürdürüyor. Tahran yönetimi, değerlendirme tamamlandıktan sonra Washington’a aracı ülkeler üzerinden yanıt verecek.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, 12 Ekim’de Tahran’da gazetecilere yaptığı açıklamada, iki ülke arasında aracıların yardımıyla mesaj alışverişinin devam ettiğini söyledi. Katar ve Pakistan, savaşı sona erdirmeye yönelik diplomatik girişimlerde arabuluculuk yapıyor.
ABD ve İsrail, İran’a yönelik saldırılarını 28 Şubat’ta başlatmıştı. Bununla birlikte, son haftalarda ABD ile İran arasındaki çatışmalar büyük ölçüde azaldı. ABD ordusunun İran’a yönelik son saldırıları eylül ayı başında gerçekleşti.
Temmuz ayında ABD ile İran arasındaki ateşkesin çökmesinin ardından Washington, İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden uygulamaya koydu. Ayrıca ABD, İran’ın sanayilerine ve Tahran’la iş yapan kişi ve kuruluşlara yönelik yaptırımları artırdı.
Bekayi, ABD’nin ablukası, ekonomik baskısı ve savaş politikası devam ettiği sürece Hürmüz Boğazı’nda güvenliğin sağlanamayacağını belirtti. Sözcü, boğazın güvenliğinin İran için herkesten daha önemli olduğunu da ifade etti.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), bölgedeki güçlerin boğaz üzerindeki kontrolünü sürdürdüğünü açıkladı. CENTCOM’a göre ABD güçleri, son aylarda Körfez ülkelerinden 1,25 milyar varilden fazla ham petrolün taşınmasını destekledi. Buna karşın CENTCOM, ABD’nin İran limanlarına uyguladığı abluka nedeniyle İran’ın petrol sevkiyatı yapamadığını bildirdi. ABD Başkanı Donald Trump da 8 Ekim’de, kasım seçimleri öncesinde İran’a yeni saldırılar düzenlemeyeceklerini söyledi.
Trump, yönetiminin İran’la görüşmeler yürüttüğünü, ancak İran limanlarına yönelik ablukanın yürürlükte kalacağını vurguladı. Trump ayrıca 7 Ekim akşamı Hürmüz Boğazı’ndan 22 milyon varil petrol geçtiğini söyledi. Bu petrolün hiçbir şekilde İran’dan gelmediğini veya İran’a gitmediğini ileri sürdü.
İran’ın diplomatik şartları
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, ABD’nin yanıtını yetersiz buldu. Rızai, Pakistan, Katar ve Irak üzerinden yürütülen temasların ardından Washington’a yedi şart sunduklarını açıkladı. ABD’nin bazı şartları kabul ettiğini, diğerlerini ise belirsiz bıraktığını söyledi.
Öte yandan Rızai, ABD’nin yeni bir saldırı düzenlemesi durumunda Amerikan varlıklarının hedef alınabileceği uyarısında bulundu. Bölgedeki ABD bağlantılı teknoloji altyapısının 2 trilyon doları aşan bölümünün vurulabileceğini öne sürdü. Ayrıca savaşın yeniden başlaması halinde İran’ın daha fazla askeri kapasite kullanmaya hazır olduğunu belirtti.
Rızai, Tahran’ın diplomatik girişimleri sürdüreceğini, ancak önceki müzakere biçimine dönmeyeceklerini söyledi. Ayrıca üç müzakere turunun ardından ABD’nin görüşmeleri bırakıp İran’a saldırdığını belirtti.