İÜ’den İliç Raporu: Şev Kaymaları Nedensiz ve Habersiz Gelmez

İÜ’nün İliç madenindeki çökmeyle ilgili ön incelemesinde şev kaymalarının habersiz gelmeyeceği, bu büyüklükteki yığının mühendislik disiplinine bağlı kalarak dikkatle izlenmesi gerektiği vurgulandı.

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği Bölümü İliç’te yaşanan liç yığını göçmesine ilişkin ön inceleme raporu hazırladı. Raporda kayma sonrası yaşanan akmanın Fırat Nehri’ne doğru ilerlediğine ve bölgede yaşananların önlenebilir olduğuna dikkat çekildi.


Rapora göre Çöpler Madeninde günde yaklaşık 20 bin ton topaklanmış cevher, tabanı 50 cm kalınlığında sıkıştırılmış kil, sızdırmaz jeomembran malzeme ile astarlanmış yığın liçi sahasına seriliyor. Şev kaymasına sebep olan kısmın yaklaşık 112 metre olduğuna dikkat çekilen raporda, bu büyüklükteki bir yığının stabil kalabilmesi için maden mühendisliği disiplinine sıkı sıkıya bağlı kalınması ve uzmanlarca düzenli olarak takip edilmesinin çok önemli olduğu vurgulandı.

Liç işlemine tabi tutulan malzemenin; yaklaşık 177 bin metrekarelik bir alanı etkilediği ve yaklaşık olarak 20 milyon metreküp hacimlik bir kütlenin kayarak ve akarak yaşanan sorunun meydana geldiği aktarıldı. Madende 2012 ve 2017 yıllarında yığın liçi alanı oluşturmak için dere yatağı yamacının doldurulduğu ve dolgu üzerine liç yığın alanının oluşturulduğunun altı çizilerek bu durumun yığın miktarının artmasıyla, dolgu şev üzerine ek yüklerin binmesi anlamına geldiği ifade edildi.

Kayma ve akma yaşanan bölgenin yakında bulunan Fırat Nehrine ve üzerinde bulunana HES barajına yakın olduğu ve kayma sonrası yaşanan akmanın bu yöne doğru gerçekleştiği aktarıldı. Raporda sahanın bulunduğu bölgede irili ufaklı fayların olduğu ve insan eliyle oluşturulan herhangi bir pasa atık sahası, döküm sahası veya yığın liçi sahalarında oluşacak şev yenilmelerinin nedensiz ve habersiz olarak gelmeyeceği vurgulandı.

Şev mühendisliğinde yığma materyallerin gevşek ve suya doymuş zayıf yapıda ise bu şev kütlesinin yenilme mekanizması, zaman – deformasyon ilişkisi; topoğrafik değişmeler, şev geometrisi, yağış miktarları gibi birincil faktörler birlikte sorgulanarak, önemle ve dikkatle izlenip, değerlendirilmesi gerektiğinin altı çizildi.

Şevin yer değiştirme sürecinin normale göre hızlandığı 2. aşamasının gerekli değerlendirmelerle tespit edilebileceği, bu durumda zaman kaybetmeksizin oluşan çekme çatlaklarının kapatılarak su girişinin önlenmesi, yüzey drenajı için kanalların oluşturulması, genel şev açısına uygun basamaklar oluşturulması, yığın şevlerinin üzerinde ve etrafında tepecik ve çukurların oluşumlarının engellenmesi gibi önlemler alınması gerektiği kaydedildi.


Bütün kritik güvenlik katsayısı sınırlarında çalışılan işlerde olduğu gibi madencilik çalışmalarında da sürekli gözlem ve denetim ölçümlerinin yapılmasının zorunluluk olduğu belirtilen raporda, bu büyüklükteki bir yığının stabil olarak kalabilmesi için de maden mühendisliği disiplinine sıkı sıkıya bağlı kalınmasının, çevre koşullarının da dikkate alınarak konunun uzmanı kişilerce düzenli olarak takip edilmesinin önemi vurgulandı.

Ayrıca, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa (İÜC) Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği Bölümü akademisyenlerince, Erzincan’ın İliç ilçesindeki altın madeni sahasındaki toprak kaymasıyla ilgili hazırlanan ön inceleme raporunda, yaklaşık 112 metrelik yığın yüksekliğine sahip alanda 20 milyon 160 bin metreküplük bir kütlenin kaydığının değerlendirildiği belirtildi.(İE)

Yorumlar kapalı, ancak trackbacks Ve pingback'ler açık.