İyilik Yaparken Can Yakmayın

Sanayide, atölyede ya da bir inşaat şantiyesinde aniden yankılanan o çığlık sesini hiçbirimiz duymak istemeyiz. İş kazası, hayatın en acı ve en çıplak gerçeklerinden biridir. O an zaman durur, adrenalin tavan yapar ve çevredeki herkes refleks olarak tek bir duyguyla hareket eder: “Bir şeyler yapmalıyım, yardım etmeliyim!”

İşte tam bu kırılma noktasında, kalbimizdeki iyilik duygusu, eğer akıl ve doğru bilgiyle buluşmazsa, ikinci bir kazaya – belki de kalıcı bir felakete – davetiye çıkarır.

Çok net ve acı bir gerçeği ortaya koyalım: Yanlış yapılan ilk yardım, kazanın kendisinden daha öldürücüdür.

Kahraman Olmaya Çalışırken Sakat Bırakmak

Bizler millet olarak yardımlaşmayı severiz. Ancak ilk yardım, “kulaktan dolma” bilgilerle ya da “bence şöyle yapılmalı” mantığıyla yürütülecek bir süreç değildir. İş kazalarında iyi niyetle yapılan ama sonuçları ağır olan o kadar çok hata var ki…

  • Uzuv Kopmalarında Yapılan Hatalar: Pres makinelerinde veya kesici aletlerde yaşanan uzuv kayıplarında, kopan parçayı alelade bir buz torbasına doğrudan atmak, o dokuyu tamamen öldürür. Ya da turnikeyi bilinçsizce, saatlerce sıkarak uygulamak, sağlam dokuların da kangren olmasına yol açar.
  • Düşmelerde Apar Topar Kaldırma Telaşı: Yüksekten düşen veya üzerine ağır bir malzeme devrilen bir işçiyi, “Aman yerde kalmasın” diye hemen kucaklayıp kaldırmaya çalışmak… Belki de omuriliğinde küçük bir çatlak olan o insanı, sırf bu ani hareket yüzünden ömür boyu tekerlekli sandalyeye mahkûm ettiğimizi fark etmiyoruz.
  • Kimyasal ve Yanıklara “Kocakarı İlaçları” Sürmek: Sanayide yaşanan yanıklara salça, diş macunu veya yoğurt sürme devri çoktan kapanmış olmalıydı. Oysa hâlâ bu yöntemlerle enfeksiyonu derinleştiren, yarayı mikrop yuvasına çeviren uygulamalar görüyoruz.

Unutmayın: İlk yardımın birinci kuralı “Önce zarar verme!” ilkesidir. Eğer ne yapacağınızı kesin olarak bilmiyorsanız, en büyük yardımınız hiçbir şeye dokunmamak ve profesyonel ekipleri beklemektir.

Çözüm Nerede?

İş yerlerinde kazaları önlemek ilk görevimizdir, iş güvenliği tedbirleri bunun için vardır. Ancak kaza kaçınılmaz bir şekilde gerçekleştiğinde, doğru müdahaleyi yapacak eğitimli kadroların varlığı hayati önem taşır.

  1. Sadece Kağıt Üstünde Kalmayan Eğitimler: İlk yardım eğitimi, sadece sertifika almak için geçilen bir prosedür olmamalıdır. Sanayi sitelerindeki her atölyede, her vardiyada en az birkaç kişinin bu eğitimi canlı, uygulamalı ve güncel olarak alması şarttır.
  2. Soğukkanlılık ve Koordinasyon: Kaza anında panik en büyük düşmandır. Kimin 112’yi arayacağı, kimin çevre güvenliğini alacağı ve kimin yaralıya müdahale edeceği önceden simüle edilmelidir.
  3. İlk yardım Dolaplarının Güncelliği: Tozlu raflarda unutulmuş, içi boşalmış veya son kullanma tarihi geçmiş malzemelerle dolu bir ilk yardım çantası, acı bir süsten başka bir şey değildir.

Bir çalışma arkadaşımızın, bir ustanın ya da çırağın hayatı; kulaktan dolma bilgilere emanet edilemeyecek kadar değerlidir. İş kazası sonrası yanlış bir müdahaleyle bir hayatın sönmesine neden olmanın vicdani yükü, ömür boyu taşınamaz.

Gelin, sanayimizde ve iş yerlerimizde sadece işimizi değil, ilk yardım bilincimizi de profesyonelleştirelim. Doğru bilginin hayat kurtardığını, kulaktan dolma bilginin ise can aldığını asla unutmayalım.

Unutmayın: bilinçsiz yardım, yardım değil; istemeden de olsa kötülüktür.

Yanıt Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.