Kirli Siyasetin Gölgesinde Geleceği Aramak

Hayat dediğimiz uzun yolculukta hiçbir insan, hiçbir toplum ve hiçbir devlet bütün isteklerine kolaylıkla ulaşamaz. Çünkü yaşamın kendisi mücadeledir. Kimi zaman güneşli yollar çıkar önümüze, kimi zaman sarp kayalıklar… Bazen umutla yürürüz, bazen de ağır yüklerin altında yoruluruz. Fakat değişmeyen tek gerçek şudur: Hiçbir kudret, ezeli kanunların dışına çıkamaz. Doğanın, vicdanın ve adaletin üstünde hiçbir güç sonsuza kadar hüküm süremez.

İnsanlık tarihi bunun sayısız örnekleriyle doludur. Nice iktidarlar, nice güçlü görünen yönetimler zamanın karşısında yenilmiş, halkın iradesi ve değişim arzusu sonunda galip gelmiştir. Çünkü toplumlar bir noktadan sonra nefes almak, yenilenmek ve umut görmek ister. Özellikle siyasette uzun yıllar aynı koltuklara tutunma arzusu, beraberinde yozlaşmayı, korkuyu ve çıkar hesaplarını getirmektedir.

Bugün ülkemizde yaşanan siyasi tartışmalara baktığımızda da ne yazık ki benzer manzaralar görüyoruz. Yaş almış bazı siyasi temsilcilerin, halkın beklentilerini anlamak yerine koltuklarını koruma telaşıyla hareket etmeleri, toplum vicdanında derin yaralar açmaktadır. Oysa siyaset, halka hizmet etme sanatıdır; şahsi saltanat kurma alanı değildir. İnsanlar artık kavga değil çözüm, kutuplaşma değil birlik görmek istiyor.

Fakat ne yazık ki bazı çevreler hâlâ eski alışkanlıklarla hareket ediyor. Kumpaslar, gizli hesaplar, kirli ittifaklar ve kurnaz siyasi oyunlar ülkenin gerçek meselelerinin önüne geçiyor. Ekonomik sıkıntılarla mücadele eden vatandaşın sesi duyulmazken, siyaset sahnesinde güç savaşlarının yaşanması toplumun umudunu kırıyor. Gençler gelecek kaygısıyla yaşarken, çiftçiler, emekliler geçim derdiyle boğuşurken, halkın gündemi ile siyasetin gündemi birbirinden uzaklaşıyor.

Oysa bu toprakların insanı mücadele etmeyi bilir. Anadolu insanı tarih boyunca yoklukla, savaşla, acıyla sınanmış, ama her defasında ayağa kalkmayı başarmıştır. Çünkü bu milletin mayasında sabır kadar direnç de vardır. En zor günlerde bile umudunu kaybetmeyen insanlar sayesinde bu ülke bugünlere gelmiştir.

Siyasetin de artık bu gerçeği görmesi gerekiyor. Toplum değişiyor, dünya değişiyor, genç kuşakların beklentileri değişiyor. Eskinin korku diliyle, baskıcı anlayışıyla ve koltuk sevdasıyla geleceği yönetmek mümkün değildir. İnsanlar artık daha şeffaf, daha adil ve daha samimi bir siyaset anlayışı istiyor. Kimsenin dokunulmaz olmadığı, hukukun herkese eşit uygulandığı bir düzen arıyor.

Demokrasi yalnızca seçim kazanmak değildir. Demokrasi, gerektiğinde yerini gençlere bırakabilme erdemidir. Halkın iradesine güvenebilmek, eleştiriye tahammül gösterebilmek ve farklı seslere saygı duyabilmektir. Fakat ne yazık ki bazı siyasetçiler yıllar geçtikçe halktan uzaklaşıyor, çevresindeki dar çıkar gruplarının etkisi altında kalıyor. Böyle olunca da milletin gerçek sorunları ikinci plana itiliyor.

Bugün insanlarımızın en çok ihtiyaç duyduğu şey umut ve güvendir. Çocuklarımızın yarınlara korkuyla değil heyecanla bakabilmesi gerekiyor. Üniversite mezunu gençlerin başka ülkelerde gelecek aramak zorunda kalmadığı, kadınların güven içinde yaşayabildiği, emeklinin maaşıyla huzur içinde geçinebildiği bir ülke özlemi büyüyor. Bunun yolu ise kirli siyasi hesaplardan değil, liyakatten, adaletten ve vicdandan geçiyor.

Unutulmamalıdır ki hiçbir makam sonsuz değildir. Güç geçicidir, koltuk geçicidir fakat halkın hafızası kalıcıdır. İnsanlar kendilerine hizmet edenleri de unutmuyor, kendi çıkarı uğruna ülkeyi yoranları da… Tarih boyunca olduğu gibi bugün de zaman, gerçeği mutlaka ortaya çıkaracaktır.

Bu yüzden artık siyasetin dili değişmelidir. İnsanları birbirine düşüren değil birleştiren, korku üreten değil umut veren bir anlayışa ihtiyaç vardır. Çünkü bu ülke hepimizin ortak evidir. Aynı gökyüzünün altında yaşayan insanlar olarak ayrışmaya değil dayanışmaya mecburuz.

Ve biliyoruz ki en sert kayalık yollar bile sabırla, akılla ve mücadeleyle aşılır. Yeter ki adalet duygusu kaybolmasın, yeter ki insan vicdanını susturmasın. Çünkü sonunda kazanan, kumpaslar değil, hakikat olacaktır.

1 yorum
  1. Levent görgün diyor

    Şerife hanım çok dogru yazmışsınız
    Ama malesef adaletin dogru uygulanmadıgı bir toplumda olmuyor hiç bir şey

Yanıt Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.