
Bağımsız Maden İş Sendikası üyesi Doruk Madencilik ve Elazığ ETİ Gümüş çalışanı madenciler, alacaklarının ödenmesi talebiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önündeki eylemini devam ettiriyor.
Bağımsız Maden İş Sendikası üyesi Doruk Madencilik ve Elazığ ETİ Gümüş işçilerinin alacaklarının ödenmesi talebiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önündeki eylemi devam ediyor. Bir işçi itirazını, “Ben sağlığımı kaybettim, beyefendi hala itibar diyor. Başlarım itibarına, hakkımı versin benim” sözleriyle dile getirdi. Bağımsız Maden-İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, burada yaptığı açıklamada sorunun bir an önce çözülmesini beklediklerini, yarın itibariyle eylemlerinde 5. etaba geçeceklerini ve gelişmeleri kamuoyuyla paylaşacaklarını söyledi.
Bağımsız Maden İş Sendikası üyesi Doruk Madencilik ve Elazığ ETİ Gümüş işçilerinin alacaklarının ödenmesi talebiyle başlattıkları eylemleri Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde 14’üncü gününde sürüyor.
İşçiler, “Çalışırken ölmek istemiyoruz”, “Alparslan Bayraktar çık karşımıza”, “Direne direne kazanacağız”, “Alparslan Bayraktar insan yemeyiz”, ve “Ölmek var dönmek yok” sloganları attı.
Bağımsız Maden-İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, burada yaptığı açıklamada, 13 gündür Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na çeşitli başvurularda bulunduklarını belirtti. Gün içerisinde 15’i aşkın kez görüşme talebinde bulunmalarına rağmen Bakan ve Bakan Yardımcısı ile görüşemediklerini söyledi. Aksu, şöyle devam etti:
“Muhatap olmak istemiyorlar çünkü her türden hastalık var diye bakıyorlar madenciye.”
“Yarın itibariyle direnişin 5. etabına geçiyoruz. Ondan sonra iki etap daha planlamamız var. Yarın, öbür gün mutlaka çözüm bekliyoruz. Yarın öğlene kadar ki gelişmelere göre kamuoyuna paylaşacağız durumumuzu.
Bakanlığa her türlü başvuruyu yaptık. Gün içerisinde on beş defayı bulan görüşme taleplerimiz oldu ama ne yazık ki ne Bakan ne Bakan Yardımcısı bugüne kadar tenezzül edip üç dört tane madenciyle beş dakika bile olsa görüşmediler. Biz de bunu bilinçli olarak sürdürüyoruz ki, halkımız devleti yönetenlerin kendilerine nasıl baktığını, nasıl bir yükseklikten, tepeden aşağıya doğru baktığını, bu kibri, bu yüksek egoyu görsün. Halkı çünkü küçük görüyorlar. Halkı cüce görüyorlar.
Dolayısıyla muhatap da olmak istemiyorlar çünkü her türden hastalık var diye bakıyorlar madenciye. Nezih hayatlara sahipler, elit bir dünyanın temsilcileri. Dolayısıyla yarın itibariyle direnişin 5. etabına geçiyoruz. Ondan sonra iki etapta planlamamız var. Yarın mutlaka çözüm bekliyoruz. Yarın öğlene kadarki gelişmelere göre kamuoyuna paylaşacağız durumumuzu.
“Madenciler, 3 yıldır, 5 yıldır, 6 yıldır, 7 yıldır alması gereken paraları alamadığı için direniyor.”
Çalışma Bakanlığı İş Teftiş Kurulu’nun raporu, 3 bakan yardımcısının huzurunda verilen görevlendirme ile iki taraf da teftiş kurulu raporunun sonuçlarını kabul edecekti. Olumsuz olsa biz kabul edecektik. İşçilerin tezleri doğrultusunda İş Teftiş Kurulu raporu çıktı. Orada tanınan süresiz ücretsiz izin haklarının ödenmesi, sigorta primlerinin işlenmesi, ihbar tazminatlarının ödenmesi, sendikal nedenlerle atılan 6 işçi arkadaşın sendikal haklarının ödenmesi gibi net, açık bir rapor var ortada. Dolayısıyla çözümü basit, öderler biz kalkarız gideriz.
Halkımız da şunu bilsin, biz yeni bir hak, maaş talebi, ikramiye talebi, sosyal hak talebi için mücadele etmiyoruz. Biz daha önce alın teri dökülmüş haklarımız için; maaş, kıdem, ihbar, süresiz ücretsiz izin tazminatı, özlük ücretli izin tazminatları ücretleri için direniyoruz. 3 yıldır, 5 yıldır, 6 yıldır, 7 yıldır alması gereken paraları alamadığı için madenciler direniyor. Madenci direnirken yüzüne bakılmalı, madenci ölürken öyle sahte üzüntü beyanları madenciler nezdinde artık bir karşılık bulmuyor.”
“Fazla üretim, fazla kazanç uğruna arkadaşlarımızı cinayete kurban verdik”
Bağımsız Maden-İş Sendikası yöneticisi Volkan Çetin ise Ankara’nın Beypazarı ilçesinde yaşanan maden kazasını anımsatarak, şunları söyledi:
“Yeni açılan üretim panolarında belli bir ilerleme olduktan sonra üretimin kontrollü şekilde durdurulup, arka göçürme dediğimiz olayın kontrollü şekilde yapılması gerekiyor. Bu şirket anladığımıza göre üretimi durdurmayıp, kontrollü şekilde arkayı göçüreceği yerde kendiliğinden göçmesini beklemiş. Kendiliğinden göçme olunca oradaki çalışan insanları, işte bu vahim kaza diyemiyoruz, kesin ve kesin resmen açık ve öngörülebilir bir olay, insanları iş cinayetinde öldürdüler. Bu şirketin belli bir süre üretimi durdurup, o arka göçürme dediğimiz olayı kontrollü bir şekilde yapması gerekiyordu. Ama fazla üretim, fazla kazanç uğruna arkadaşlarımızı cinayete kurban verdik. Bu soruşturmanın kesinlikle ve kesinlikle takipçisi olacağız.”
“İtibarını zedeliyormuşuz. Biz o zaman ölelim çünkü bizde hiç kalmadı”
Doruk Madencilik işçisi de Yıldızlar SSS Holding’in “itibarımızı zedeleyenlere dava açacağız” açıklamasını hatırlatarak, “Ben bir babayım, özel bir çocuğum var ve ben bunu doktora götürebilmek için borç arıyorum. Şimdi benim mi itibarım düşüyor, şirketin mi? Markete 80 lira borcum var, market diyor ki ‘Öde de öyle gel.’ Başım öne eğiliyor. Benim mi itibarım düşüyor, şirketin mi? İş kazası geçirdim, iş kazası geçirmemin dördüncü günü beni ücretsiz izne çıkarttı. Kazalıyım, elimde param yok. Ben ne yapayım? İtibarını zedeliyormuşuz. Biz o zaman ölelim çünkü bizde hiç kalmadı.
Bir bayramda çoluğuna çocuğuna bir kıyafet alamayan, harçlık veremeyen işçinin mi itibarı zedelenmiş oluyor, bu arkadaşların mı?
Ben geçenlerde şirketin önündeydim, otuz milyonluk arabaya binen insanların itibarına hiçbir şey olmuyor. Ama bu işçi çoluğunun çocuğunun karşısında başını eğiyor. İtibarı zedelenen bu işçi.”
“Sayın valimiz oradaydı ve olaya tanık oldu. Bu koyduğu yasak aklına geldi mi, onu soruyorum. Biz haklarımızın peşinde buradayız”
Ankara’nın Beypazarı ilçesinde meydana gelen kazada Ankara Valisi’nin olay yerinde olduğunu ifade eden işçi,
“Sayın Valimiz oradaydı ve olaya tanık oldu ve bu koyduğu yasak aklına geldi mi, onu soruyorum. Biz haklarımızın peşinde buradayız. Sayın Valimiz, bizim bu durumumuz aklınıza geldi mi o gün, o an? Hala buradayız ve hala cevap bekliyoruz ve alacaklarımızı almadan da buradan bir yere gitmek istemiyoruz. Doktorun bana, ‘Eğer ameliyat olmazsan 4 yıl sonra ayaklarını kaybedeceksin’ dedi. Menisküs bağlarım kopuk benim. Ben futbolcu değilim, koşucu değilim. Bu yer altında oldu. Ben sağlığımı kaybettim, beyefendi hala itibar diyor. Başlarım itibarına, hakkımı versin benim” diye konuştu.
İşçilerin, bakanlık önündeki eylemi devam ediyor.