Mahmut Arıkan “ASELSAN Bu Milletin Bağımsızlık İradesidir”

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan (Fotoğraf: Saadet Partisi)
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan (Fotoğraf: Saadet Partisi)

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeni Yol Partisi Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Mahmut Arıkan, Yeni Yol Partisi Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan, “Sırf eylem yapabilirler diye insanlar tutuklanıyor, gazetecilere ambargo konuluyor, vatandaşın yaşadığı yoksulluk görülmesin diye evler boyanıyor, yol kenarlarına brandalar çekiliyor.” ifadelerini kullandı. NATO Zirvesi kapsamında alınan güvenlik tedbirlerinden ASELSAN‘a ilişkin iddialara kadar birçok konuda hükümete eleştiriler yöneltti.
Savunma sanayiine yönelik yatırımları desteklediklerini belirten Arıkan, Amerikalı bir yatırım fonunun ASELSAN’ı satın almak istediğine ilişkin iddiaların kamuoyunda yer aldığını söyledi.

ASELSAN’ın yabancı sermayeye devredileceğine ilişkin iddiaların açıklığa kavuşturulmasını isterken “ASELSAN herhangi bir ticari kurum değildir. ASELSAN bu milletin bağımsızlık iradesidir.” dedi. Arıkan, kamuoyunda gündeme gelen ‘ASELSAN’ın yabancı sermayeye teslim edileceği’ yönündeki iddiaların da cevapsız bırakılmaması gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanı ile BlackRock CEO’su Larry Fink arasında yapılan görüşmeyi hatırlatan Arıkan, “Bu görüşmede ASELSAN var mıydı?” sorusunu yöneltti. Arıkan, “ASELSAN bir bilanço kalemi değildir. ASELSAN herhangi bir ticari kurum değildir. ASELSAN bu milletin bağımsızlık iradesidir. Türkiye’nin stratejik savunma sanayii şirketleri küresel sermayenin değil, bu milletin egemenlik hakkının konusudur” ifadelerini kullandı.

Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesi yapılan hazırlıkları değerlendiren Arıkan, şöyle konuştu:

İktidar, ülkenin bütün sorunlarını bir kenara bıraktı, varsa yoksa NATO diyor başka da bir şey demiyor. NATO için yapılan hazırlıklara bakıyoruz, manzara tam anlamıyla, aziz milletimiz ve devletimiz için utanç verici bir hal aldı. Sırf eylem yapabilirler diye insanlar tutuklanıyor, matbaalara bile, eylemlerle ilgili hiçbir şey basılmayacak diye talimatlar gidiyor, gazetecilere ambargo konuluyor, aziz milletimizin yaşadığı yoksulluk görülmesin diye evler boyanıyor, yol kenarlarına branda çekiliyor. Şimdi biz iktidara sormak istiyoruz, ‘Siz birçok kez ABD’ye gittiniz, siz ABD’ye gidince kaç park kapatıldı? Kaç kişi günler öncesinden tutuklandı?’ Biz söyleyelim, ‘0’. Hadi Başkenti anladık, Afyonkarahisar’da ne oldu ne diye yasak getiriyorsunuz? Karabük’te, Mersin’de, Eskişehir’de, Bolu’da, Antalya’da neden yasak koyuyorsunuz? Sizin aklınızdan ne geçiyor? Yoksa memleketi sıkı yönetime mi hazırlıyorsunuz? Siz vatandaşın en tabi anayasal hakkını elinden alacaksınız sonra da kalkıp sivil Anayasa yapacağız teranesi anlatacaksınız… Hadi oradan, hadi oradan, hadi oradan…”

“Ne varmış paketin içerisinde? KAAN jetlerinin motorları varmış”

Arıkan, bazı basın yayın organlarında yer alan, “Trump elinde büyük bir hediye paketi ile geliyor” iddialarına yönelik, “Ne varmış paketin içerisinde? KAAN jetlerinin motorları varmış. Yüzde yüz yerli ve milli dediğiniz jetin motorunu neden Trump bize hediye ediyor? Kaportası bizden, motoru Amerika’dan gelen bir jetin kullanım izni, bizde mi, yoksa ABD’de mi olacak? Milletimiz algı değil, gerçekten icraat istiyor. Sadece adı değil, motoru da yüzde yüz yerli, yüzde yüz milli olan Atak Helikopteri, Kaan Jeti istiyor. Kaan jeti için TF35000 motoru çalışmalarını bir an önce bitirin ve ABD’ye muhtaçlığımızı ortadan kaldırın” diye konuştu.

“Emekliyi enflasyona ezdirmedik diyorlar

Türkiye’de en düşük emekli maaşı alan milyonlarca vatandaşın açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verdiğini söyleyen Arıkan, emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntının sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığını ifade etti.

“Emekliyi enflasyona ezdirmedik” diyorlar. Hangi enflasyon? Pazarın gerçeğini değil, kağıdın yalanını anlatan o makyajlı enflasyon mu? 2001’in o ağır kriz günlerinde, ‘yazar kasaların fırlatıldığı’ günlerde bile en düşük emekli maaşı asgari ücretin 1,6 katıydı. O oranı bugüne taşıyabilseydik, en düşük emekli maaşı 45 bin lira olurdu. İktidara soruyorum: 45 bin lira nerede, 20 bin lira nerede? İktidara çağrımız şudur: Temmuz ayındayız, gelin bu ay, en düşük emekli maaşını asgari ücrete eşitleyecek kalıcı bir kanuni düzenleme yapalım.” dedi.

Yanıt Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.