Örtülü Savaş
“Bir unsura zarar vermek ayrı, kontrolünü ele geçirmek ayrıdır”
Savaşlar her zaman doğrudan ve açıktan yapılmaz. Buna ticari savaşlar da dâhildir. Genellikle vekalet güçleri kullanılır, dolambaçlı yollar seçilir. Fakat öyle bir an gelir ki doğrudan ve açıktan savaşa girmek gerekir.
2. Dünya Savaşı ertesinde 20. yy’da dünya vekalet savaşları ile tanıştı. Ülkeler kendileri savaşmak yerine terör örgütlerini, ayrılıkçı grupları, fanatik dini yapıları ve de kendilerine yakın küçük devletleri kullandılar. Zira nükleer güçler, büyük refah toplumları karşı karşıya gelmekten kaçındılar.
Fakat 21. yy ile başka dinamikler devreye girdi. İletişim çağında gizli-kapaklı işler hızla deşifre olmaya başladı. Vekalet güçleri tek tek açığa çıktı. Vatandaş kimin ne olduğunu ne yapmak istediğini öğrendi. Oyunlar büyük ölçüde bozuldu. Diğer taraftan önemli bir unsur olarak asil güçlerin, vekalet güçlerini finanse edecek güçleri kalmadı. Ülkeler kendi dertlerinin peşine düştü.
Bugün Ukrayna sahasında ne görüyorsunuz? Sanırsınız ki Ukrayna 4 yıldır Rusya ile savaşıyor. Oysa Ukrayna, NATO desteği olmadan 4 yıl Rusya’ya dayanamazdı. ABD ve Avrupa’dan para, silah, istihbarat ve teknik destek alıyor ve hatta paralı askerler savaştırıyor tüm dünyadan. Demek ki Batı, Ukrayna üzerinden Rusya’yla örtülü savaş yürütüyor.
Veya Afrika’da, Latin Amerika’da, Ortadoğu’da, Türkistan’da ve Uzak Doğu’da dünyanın her bölgesinde kurulan, kurdurulan örgütler bir yerlerden destek buldu ve birilerine karşı savaştırıldı. Zira bu tür vekalet güçleri, dış yardım almadan faaliyetlerini sürdüremezdi. Oysa bu günlerde asil güçlerde para bitti ve de deşifre oldular. O bakımdan yeryüzündeki vekil güçler tek tek çekilmek durumundalar.
Türkiye içi için de benzer durumlar söz konusuydu. Onlarca her çeşit örgüt, ülkemizde istikrarsızlaştırmak ve bölücülük için kullanıldı. Bunda kısmen başarılı da oldular. Ülkenin kalkınmasına akacak paralar, insan gücü kaybedildi. Türkiye yıllarca frenlendi. Ama ana gayede başarılı olamadılar. Ülkemiz bütünlüğünü korudu ve karşı atağa geçti son yıllarda.
Türkiye artık terörü ülke sınırları dışında karşılıyor. Uzak bölgelerde üsler kuruyor, oralarda mücadele veriyor. Türkiye’ye karşı verilen örtülü savaş başarısız oldu. Vekil güçler tasfiye edilirken, şimdilerde asil güçler kendileri devreye girmek durumunda kaldılar.
Bugün artık Türkiye, doğrudan devletten devlete mücadele yürütüyor. Başta İsrail, Yunanistan, Fransa, GKRK artık kendilerini açık ettiler. Ellerinde vekil güç kalmadı. Fakat ülke içinde kripto yandaşları hâlâ mevcudiyetini sürdürmektedirler.
Vekil güçleri beslemek oldukça maliyetli bir iştir -ki Türkiye de kimi yerlerde vekil güçler kullanmak zorundadır. İran da uzun yıllar vekil güçler kullandı. Güvenlik pahalıdır hele bu coğrafyada. Gelirinizin önemli bir kısmını güvenlik için harcamalısınız. Vatandaşın refahına gidecek paralar genellikle savaş harcamalarına ayrılır ve buna kibarca “savunma harcamaları” denir.
Batı Avrupa refahını nasıl korudu? Sömürge devletlerden gelirleri vardı. Teknolojik üstünlük ve üretim gücü vardı. Ucuz enerji Rusya’dan, ucuz üretim Çin’den, güvenlik şemsiyesi ABD’den geliyordu. Batı Avrupa da paraları halkının refahına harcadı. Ama işte bugün işler tersine döndü. ABD bundan böyle Avrupa’ya, İsrail’e harcayacak para bulamıyor. Kendi kıtasına odaklanmak istiyor.
Günümüzde vekil güçler dönemi, zorunluluk gereği bitiyor. Onun yerine ülkeler kendileri doğrudan savaşa girecek gibi. Örtülü savaşlar belki de bugüne değin gerçek, büyük ve yıkıcı savaşları önledi de denilebilir mi?