Esnafa özel güvenlik görevlileri istihdam etmeleri yönünde tavsiyede bulunan Paris Emniyet Müdürü, Emmanuel Macron hükümetine yönelik başarısızlık suçlamalarına yol açtı.

Geçen hafta Fransa genelinde aşırı sol protesto gösterileri şiddet, yağma ve kundaklamaya dönüştü. Olayların ardından Paris’teki dükkân sahipleri, artan yaşam maliyetine karşı yeni bir hafta sonu protestosuna hazırlandı. Paris Belediyesi’ne göre 17 ve 18 Ekim tarihlerinde 451 dükkân tahrip edildi, bunların 228’i yağmalandı. Hükümet, ülke genelinde yaklaşık 3.000 işletmenin zarar gördüğünü belirtiyor.
22 Ekim’de Şanzelize Caddesi boyunca yer alan neredeyse tüm mağazalar, şaşkın turistlerin bakışları altında vitrinlerini metal panjurlar, güvenlik ızgaraları veya tahta levhalarla kapattı. Chanel, Lacoste ve Louis Vuitton, geçen hafta yağmacıların hedefi oldu.
Place de la République yakınlarında işçiler, pencerelerin ve kapıların üzerini kontrplak levhalarla kapattı. Afişler, mahalle sakinlerini, hırsızlık olaylarına karşı oluşturulan bir WhatsApp grubuna katılmaya davet etti. Sadece dükkânlar değil aynı zamanda konut binaları da yağmaya karşı önlem aldı.
France Info’nun haberine göre, 21 Ekim’de Paris’teki yerel yetkililere bir mektup geldi. Mektupta Emniyet Müdürü Patrice Faure’nin protesto güzergâhları üzerindeki dükkân sahiplerine tavsiyeleri yer alıyordu. Faure “mümkünse köpekli” özel güvenlik görevlileri tutmalarını, kepenklerini indirmelerini ve hatta dükkânlarını açmamalarını tavsiye etti. Ayrıca polis güçlerinin artırılmasının tek başına her işletmenin güvenliğini garanti edemeyeceği belirtti.
Bu tavsiyeler, vatandaşları korumanın esnafın değil devletin görevi olduğunu savunan eleştirmenlerin tepkisine yol açtı.
“Devlet, Halkını Koruyamadığını İtiraf Ediyor”
Avrupa Parlamentosu üyesi ve muhafazakâr Reconquête partisinin önde gelen isimlerinden Sarah Knafo, X’te paylaşım yaptı. “Hükümet, dükkân sahiplerinden özel güvenlik görevlilerinin masraflarını kendi ceplerinden karşılamalarını istiyor. Bu, devletin artık en temel görevini, yani Fransız halkını koruma sorumluluğunu yerine getiremediğinin bir itirafıdır.” dedi. Knafo ayrıca, “Buna karşılık olarak esnaf da devlete vergi ödemeyi bırakabilir mi?” diye sordu.

New Energy Partisi Genel Başkanı David Lisnard, X platformunda Faure’nin tavsiyeleri hakkında bir paylaşım yaptı. “Bunun kabul edilemez bir çaresizlik itirafı ve temel ilkelerden bütünüyle sapma” olduğunu belirtti. Lisnard, “Dükkân sahipleri hem onarım masraflarını karşılıyor hem de devletin güvenliklerini sağlaması için vergi ödüyor. Şimdi de özel güvenlik için üçüncü kez ödeme yapmaları bekleniyor” dedi.
Faure daha sonra bir açıklama yaparak kullandığı ifadelerde bir “gaf” yaptığını kabul etti. Dükkân sahiplerini korumanın yetkililerin sorumluluğu ve önceliği olmaya devam ettiğini vurguladı.

Fransız Güvenlik Meslekleri Sendikası’na göre, ayaklanmalardan bu yana güvenlik hizmeti talepleri iki katına çıktı. Paris merkezli Gardiennage Paris RMS güvenlik şirketi yöneticisi Raphaël Mashhadi, The Epoch Times’a konuştu. Mashhadi “Santralimize telefon ve e-posta ile gelen özel güvenlik talepleri katlanarak arttı” dedi. Giyim mağazaları, marketler ve otellerin özellikle “ahşap paneller gibi fiziksel koruma önlemleri” istediğini söyledi. Ayrıca özel güvenlik görevlisi hizmeti de rezerve ettiklerini belirtti.
Güvenlik Görevlileri Silahsız ve Sayıca Az
Mashhadi, 12 saatlik bir gece vardiyasının vergisiz 420 avroya (yaklaşık 23000 TL) mal olduğunu bildirdi. Buna karşılık kırılan bir vitrin maliyetinin ise 10.000 ila 20.000 avroyu bulabildiğini belirtti. “Aradaki fark her şeyi açıklıyor,” dedi.
RPro Sécurité güvenlik şirketi yöneticisi Cyril Baudouin, The Epoch Times’a iş hacminin yüzde 5 ila yüzde 15 arttığını söyledi. Ayrıca personel temin edemediği talepleri geri çevirmek zorunda kaldığını ifade etti. Esnafın zaten zarar gördüğünü ve şimdi de kendi güvenlik masraflarını karşılamak zorunda kaldığını belirtti. Baudouin bu nedenle Emniyet Müdürünün tavsiyelerini, dükkân sahipleri açısından “biraz talihsiz” olarak nitelendirdi. “Valilerin bu konuda yetkisi olduğu için, devletin bu hizmetin masraflarını karşılaması gerekirdi. Ya da özel güvenlik şirketlerini görevlendirilmesi daha uygun olurdu” dedi.
Fransız yasalarına göre güvenlik görevlileri normal şartlarda yalnızca korumakla görevlendirildikleri mülk sınırları içinde kalmak zorundadırlar. Ancak hayatlarının “olağanüstü risk” altında olduğu kabul edildiğinde silah taşıyabilirler. Bu durumda bile her bir görev için valinin onayı gereklidir. Mashhadi, “Polis memurları veya jandarmalar gibi silahlanmamız mümkün değil,” dedi.
Baudouin valilik emriyle, en azından protesto sırasında güvenlik görevlilerine biber gazı taşıma izni verilebileceğini belirtti. “Tek başına bir güvenlik görevlisi hiçbir şey yapamaz. Karşımızda bir kalabalık değil yağmacılardan ve şiddet yanlısı kişilerden oluşan bir sürü vardı. Üstelik sayıları da oldukça fazla” dedi.

Baudouin, tek seçeneğin personeli tahliye etmek, kapıları kilitlemek ve polisi aramak olduğunu belirtti. Güvenlik görevlilerinin bir kapı girişini kapatabileceklerini ancak kimseye fiziksel müdahalede bulunamayacaklarını vurguladı. Ayrıca tek bir şikâyetin bile görevlilerin çalışma ruhsatlarını kaybetmelerine yol açabileceğine dikkat çekti. “Bizim görevimiz; önlemek, caydırmak, uyarmak ve yardımcı olmaktır.” dedi.
Silahlanan İşletmeler
Bazı dükkân sahipleri özel güvenlik şirketlerine başvururken, diğerleri ise işi kendileri ele alıyor. Dükkânlarına göz kulak olmaları için arkadaşları ve akrabalarından yardım istiyor ya da bazen kendileri silahlanıyorlar. Ulusal Silah Ustaları Derneği’nin başkanı ve Parisli silah ustası Yves Gollety AFP’ye açıklamalar yaptı. Gollety, yağmalama olaylarından bu yana silah satıcılarına gelen siparişlerin on kat arttığını söyledi. Ayrıca alıcıların “yaşananlar yüzünden büyük sarsıntı geçirmiş dükkân sahipleri ve restoran işletmecileri” olduğunu belirtti. Plastik mermi atan silahlar, göz yaşartıcı gaz kapsülleri ve teleskopik coplar hızla tükeniyor.
Elabe tarafından BFMTV için yapılan bir anket, Fransızların yarısının kendi güvenlikleri ya da mal varlıkları konusunda endişe duyduğunu ortaya koydu. Ayrıca yüzde 61’i, polisin “artık halkı koruyamadığına” ve kendi güvenliklerini kendilerinin sağlamak zorunda kalacağına inanıyor.

Macron, 22 Ekim’de Élysée Sarayı’nda istihbarat birimleriyle yaptığı toplantının ardından bir açıklama yaptı. 17 Ekim’deki şiddet olayları öncesinde “öngörü eksiklikleri” ve “sürpriz unsurlar” olduğunu kabul etti. Olayları “Cumhuriyeti yıkmayı amaçlayan, örgütlü aşırı sol gruplar tarafından gerçekleştirilen siyasi ve isyankâr eylemlere” bağladı.
Macron, 24 Ekim’de yalnızca sendikalar tarafından düzenlenen gösterilere izin verileceğini duyurdu. Ayrıca dükkânları ve kamu binalarını koruyacak şekilde belirlenmiş güzergâhlarda yapılacağını belirtti. Bunun dışındaki diğer toplanmaların ise “mümkün olan her yerde” yasaklanacağını söyledi.
Yazan: Etienne Fauchaire, The Epoch Times Fransa
Çeviren: Hatice Atmaca, The Epoch Times Türkiye