
Çin ordusu, Merkez Askeri Komisyonunun iki kritik isim hakkında soruşturma başlatması üzerine, üst düzey bir sarsıntı yaşıyor. Bu hamle, Pekin kulislerinde sıradan bir yolsuzluk operasyonu olarak görülmüyor. Gözlemciler gelişmeyi, Devlet Başkanı Şi Cinping’in ordu üzerindeki kontrolünü güçlendirme sürecinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriyor.
Soruşturmanın odağında Merkez Askeri Komisyonu Başkan Yardımcısı Zhang Youxia yer alıyor. Ayrıca Genelkurmay Başkanı Liu Zhenli de soruşturma altında. Halk Kurtuluş Ordusu resmi gazetesinde yayımlanan sert başyazı dikkat çekti. Kullanılan dilin alışılmışın dışında sert oluşu, parti ve ordu içindeki gerilimi daha görünür hale getirdi.
Kaynaklara göre sorun ani değil, yıllara dayanan bir birikimin sonucu. Aslında bu gerginliğin önemli bölümü pandemi döneminde başladı. Ordu ülke genelinde seferber edilirken, Şi’nin sahada görünmemesi eleştirilere neden oldu. Bu tutum, özellikle subaylar arasında ciddi rahatsızlık yarattı.
Bir askeri kaynağın ifadeleri durumu özetliyor: “Bu yalnızca aktif subayların tepkisi değildi. Emekli personel ve asker aileleri de derin bir hoşnutsuzluk içindeydi.”
Pandemi sürecindeki sembolik ziyaretler de eleştirilere yol açtı. Cephede çalışan sağlık personeli yerine büyük salonlarda yapılan görüşmeler tepki çekti. Bu davranışlar, komuta kademesine duyulan güveni zayıflattı. Sonuç olarak liderlerin sahadan kopuk olduğu algısı giderek yaygınlaştı.
Tayvan’a Harekat Meselesi Gerilimi Yükseltiyor
Aslında gerilimin merkezindeki en önemli konulardan biri Tayvan meselesi. Üst düzey komutanların büyük bölümü askeri müdahaleye karşı çıkıyor. Tayvan ile Çin arasında gerçek bir savaşın yıkıcı sonuçlar doğuracağını, kayıpların telafi edilemeyeceğini düşünüyorlar.
Bir askeri yetkili durumu şöyle değerlendiriyor: “Tek bir harekât, inşası yıllar süren bir gücü yok edebilir.”
Ordu, tatbikatların caydırıcı olduğunu ancak gerçek bir çatışmanın çok daha büyük riskler taşıdığını belirtiyor. Buna karşılık Şi’nin Tayvan konusundaki ısrarı askeri değil, siyasi bir hedef olarak öne çıkıyor. Kaynaklara göre Şi’nin amacı, tarihsel bir başarı elde ederek iktidarını güvence altına almak. Güç kaybı endişesi arttıkça Şi’nin baskısı da artıyor. Bunun yanı sıra ailesi ve yakın çevresinin güvenliği de önemli bir faktör.
Çin ordusunda yolsuzluk ve rütbe için rüşvet iddiaları uzun süredir devam ediyor. Ancak son soruşturmalarda üst düzey yetkililerin göz ardı edildiği yönünde yeni bir iddia var.
Bunlara karşı Pekin yönetimi Batı basınında yer alan bazı iddiaları reddediyor. Pekin nükleer sırların sızdırıldığına dair suçlamaların inandırıcı olmadığını belirtiyor. Ayrıca bu haberlerin psikolojik baskı oluşturmayı amaçladığını öne sürüyor.
Sonuç olarak, Çin ordusundaki iç çatlaklar giderek daha görünür hale geliyor. Komuta birliği ciddi bir sınavdan geçiyor. Ayrıca Tayvan politikası, iç dengeleri belirleyen ana unsur haline gelmiş durumda. Önümüzdeki süreçte bölgesel risklerin artması bekleniyor.