Tian Dan, Bir Milleti Tek Şehirden Yeniden Kurmak

Tian Dan, bir milleti tek şehirden yeniden kurmak. İllüstrasyon: Zhiching Chen, Epoch Times

David Wu, Epoch Times

Tian Dan, antik Çin’de Savaşan Devletler Dönemi’nde genç bir hükümet yetkilisi oldu. Ancak, düşmenin eşiğine gelen ülkesini yeniden kurtarması, O’nu Çin tarihinin efsanevi bir karakteri yaptı.

O zamanlar, Yan Devleti’nin generali olan YueYi, koalisyon ordusunu Çin’e saldırması için yönlendirdi. Çin birçok savaşı kaybetmişti ve Çin Dük’ü ile bakanları diğer ülkelere kaçmıştı.

Tian Dan da aynı zamanda işgal altında olan evini terk etmeyi planlıyordu, bu nedenle hizmetlilerine at arabalarının akslarını kısaltmalarını ve zırhlamalarını söyledi. Şehir düştüğünde, şehrin sakinleri de kaçmaya çalıştı, fakat at arabalarının akslarının uzun olması nedeniyle birbirleriyle çarpıştılar ve ordu tarafından ele geçirildiler. Tian Dan ve ailesi, başarılı bir şekilde kurtulmuştu.

Savaş devam ederken, sadece Çin’in iki kalesi ele geçirilmemişti, fakat kuşatılmışlardı. Tian Dan, ordunun karargah komutanı öldürüldükten sonra, şehrin ordusuna komutan olarak seçildi. Seçilir seçilmez, ordunun ilk safhasına aile ve klan üyelerini yerleştirdi, ordunun morali oldukça düzelmişti.

Daha sonra Yan Dük’ü vefat etti ve oğlu tahta çıktı. Tian Dan, yeni Dük’ün Yan ordusu generali YueYi’e güvenmediğini biliyordu, bu nedenle YueYi’nin Dük olmak istediğine dair söylentiler yaymak üzere casuslar gönderdi. Yan’ın yeni Dük’ü bu söylentilere inanarak YueYi’i daha az rekabetçi olan başka bir general ile değiştirdi.

Düşman içinde iç çatışmalar oluşturduktan sonra, Tian Dan son saldırısından önce bir dizi strateji izledi. Elit askerlerini gizleyerek, şehir kapısını korumaları için kadın ve yaşlıları gönderdi. Sonra Yan ile şehrin teslim şartlarını konuşmak için bir haberci gönderdi ve Yan ordusuna gizlice şehirdeki zenginlerin şehir fethedildiğinde emniyette kalmaları için rüşvet vermesini sağladı. Yan ordusu bu hilelere inandı ve zafere çok kolay erişildiğini düşündü.

Bu sırada, Tian Dan, üzerleri renkli battaniyeler ile sarılmış 1,000’den fazla boğayı dışarı aldı. Ayrıca, her boğanın boynuzu üzerine bağlanmış iki keskin hançer ve kuyruğuna bağlı yağa batırılmış sazlık bulunuyordu.

Bir gece, düşman uyurken, Tian Dan, Çin ordusundan boğaları şehrin dışında gütmesini ve kuyrukları üzerindeki sazlıklara ateş yakmasını istedi. Boğalar, ardında 5,000 elit asker ile süratle Yan’ın kışlasına doğru koşmaya başladı. Çin’in sivilleri de aynı zamanda şehir duvarında durarak ev gereçleri ile ses çıkarmaya başladı. Gürültüye uyanan ve karşısında üzerlerine koşan binlerce kanatlı canavar gören Yan askerleri, oldukça korkup kaçmaya çalıştılar. General de dahil olmak üzere çoğu bu savaşta öldürülmüştü.

Savaş sonrasında, bu azimli zafer ile Çin halkı cesaretlenmişti ve işgal altındaki şehirlerde bulunan diğer kişiler de gelerek Yan’a karşı durdular. Aylar içinde 70’den fazla işgal altında olan şehir teslim edildi. İşte bu Tian Dan’ın bir milleti tek bir şehirden yeniden kurduğu efsanevi hikayesiydi.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.