
Yargıtay, milyonlarca çalışanı ilgilendiren kıdem tazminatı hesaplanırken işçinin aldığı primlerin de dikkate alınması gerektiğine hükmetti.
Yargıtay, prim sistemiyle çalışan milyonlarca kişiyi ilgilendiren önemli bir karara imza attı. Ayrıca kıdem tazminatı hesaplanırken işçinin aldığı primlerin de dikkate alınması gerektiğine hükmetti.
Kararla birlikte satış hedeflerine bağlı olarak değişken şekilde ödenen primlerin de tazminat hesabına dahil edilmesine hükmedildi. Bu karar primle çalışanların alacağı kıdem tazminatını artırabilecek. İşçinin her ay aynı tutarda prim almamasının veya yalnızca satış hedefini gerçekleştirdiği dönemlerde prime hak kazanmasının, bu ödemelerin giydirilmiş ücretin dışında bırakılması için yeterli olmadığı vurgulandı.
Haftalık çalışma sürelerinin yasal sınırı aştığını, sayım, eğitim ve toplantılar nedeniyle de ilave çalışmalar yaptığını belirterek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücretinin ödenmesi şartıyla iş sözleşmesini feshetti.
Haklarını almak için İş Mahkemesi’ne başvuran mağdur işçi, haklı feshe gerekçe olarak da; ‘ödenmeyen işçilik alacaklarının bulunması, satış hedeflerinin keyfî şekilde belirlenmesi, prim almasının engellenmesi, eşit davranma borcuna aykırı uygulamalar yapılması, üstleri tarafından ağır işler yüklenmesi, performansı hakkında ağır ithamlarda bulunulması ve psikolojik taciz niteliğinde eylemler gerçekleştirilmesini’ gösterdi.
“Bölge Adliye Mahkemesi, feshin haklı nedene dayandığı yönündeki tespitleri yerinde buldu.”
Davacı işçi, işyerinde takım lideri olarak çalıştığını, temel ücretinin yanı sıra satış miktarına göre prim aldığını; ayrıca yemek, yol ve özel sağlık sigortası yardımlarından yararlandığını belirtti. Davalı işveren, işçinin iş sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın istifa ederek sona erdirdiğini savundu. İşveren ayrıca; işçilik alacaklarının eksiksiz ödendiğini, satış primlerinin hedefe bağlı olduğunu, işçinin satış hedeflerini gerçekleştiremediğini, işyerinde denkleştirme esasına göre çalışma yapıldığını, gerçekleştirilen fazla çalışmaların bordrolara yansıtılarak ödendiğini ileri sürerek davanın reddini istedi.
İş Mahkemesi, puantaj kayıtlarının bulunduğu dönem bakımından bu kayıtları esas aldı. Mahkeme, işçinin ödenmeyen 19,5 saatlik fazla çalışma ücreti bulunduğunu belirledi. Kayıt sunulmayan dönemler için ise tanık anlatımları ve işçinin talebi dikkate alındı. Fesih tarihinde ödenmemiş fazla çalışma ücreti bulunması nedeniyle işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği kabul edildi. Kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti talepleri kısmen hüküm altına alındı. İşverenin istinaf başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi, işçinin ödenmemiş fazla çalışma ücretinin bulunduğu ve feshin haklı nedene dayandığı yönündeki tespitleri yerinde buldu.
“Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına oy birliğiyle karar verdi.”
Öte yandan Yargıtay kararında, satış rakamları veya farklı verilere göre hesaplanan primlerin miktarı değişkenlik gösterse dahi kıdem tazminatı hesabında genişletilmiş ücret kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Somut uyuşmazlıkta çalışanın belirli satış hedeflerine ulaştığı dönemlerde prim aldığı; işçinin beyanları, işverenin açıklamaları, tanık ifadeleri ve bordro kayıtları birlikte değerlendirilerek tespit edildi.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, giydirilmiş ücret hesaplanırken mevcut bordroların dikkate alınması ve çalışanın son bir yılda aldığı primlerin aylık ortalamasının bulunarak ücretine eklenmesi gerektiğine hükmetti.
Bölge Adliye Mahkemesinin primleri kıdem tazminatı hesabına dahil etmemesinin hatalı olduğu belirtildi.
Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına oy birliğiyle karar verdi.