Yeni İşveren

“Para veren emir de verir”

İnsanların bağlılıkları nereye ve nedendir? Başta yaşadıkları devletleredir. Zira geliri, güvenlik – sağlık güvencesi, eğitim – öğrenim aynı çatı altında ve aynı merkezden sağlanır. Bunun adı devlet organizasyonudur. “Doğduğun yer mi, doğduğun yer mi” sorusu vardır. İşte o soru çok belirleyicidir. İnsanlar genellikle doydukları yere bağlılık gösterirler.

Günümüze değin, bu üst çatı görevini devletler üstlendi. Dünyanın her yerinde devlet otoritesi esastır. Kimlik veren, yargılayan, koruyan, kollayan orasıdır çünkü. Paranın toplandığı yer de orasıdır. Fakat artık bu sistem usul usul değişmektedir. Öyle ki bir dünya devi şirketin piyasa değeri, onlarca devletin bütçesinden fazladır.

Bugün bazı bilişim devleri 2 trilyon dolarlık bir büyüklüğe erişmiş durumda. Maddi güç, evrensel süper yapay zekâ ile birleştiğinde, devletlerin otoritesini yıkacak aşamaya gelecektir ve gelmektedir de. Yapay zekâ, tüm insanlığın bilgi birikimine eriştiğinde -ki buna sadece birkaç yıl kaldı- ona hükmeden dev oluşumlar, devletler üstü para, bilgi ve yaptırım gücüne kavuşacaktır.

Genel yapay zekâ tüm sistemlere entegre olacak. Fakat o genel yapay zekâ kimin emrinde olacak? Şu an bile bu alanda kıyasıya rekabet ve tekelleşme çabaları vardır. Yapay zekâ eliyle birçok meslek yok olurken, yeni yeni meslekler türemeye başladı. Misal, ‘içerik üreticiliği’ adında yeni bir meslek ve iş alanı oluşuyor. İçerik üreticiliği gazetecilik, habercilik, eğitim ve eğlenceyi aynı şapka altında toplama ve bunu sosyal medya platformlarıyla gerçekleştirme işidir.

Artık daha fazla kişi bu alana yönelmekte ve kendilerini ‘içerik üreticisi’ olarak tanımlamaktadır. Misal, Türkiye’de 5 milyon ev gencinin varlığından söz edilmektedir. Bu kesim okul sonrası herhangi bir işe atılmayan ve ağırlıkla evden pek dışarı çıkmayan kesimdir. İşte bunların büyük kısmının sosyal medya mecralarında kendilerine bir nevi gelir aradıkları düşünülmektedir.

Bu kişiler ve benzerleri, devletin kapsayıcı alanından koparak, sosyal ağlar aracılığıyla uluslararası şirketlerin birer elemanı haline gelmektedir. Orada iş, gelir, reklam, tanıtım, eğitim imkânına kavuşmaktadır. O ağlardan gelir elde etme imkânına kavuşmaktadır. Bu şirketler onlara en azından siber güvenlik alanında güvenlik de sağlamaktadır.

Dolayısıyla oradan gelir imkânına kavuşan kişilerin sadakatleri de sınanma aşamasına gelecektir. Sadakati doyduğu mecraya mı yoksa yaşadığı devletine mi gösterecektir? Bilhassa genç kuşaklar öyle bir dünyanın içine doğduklarından, orası ile daha güçlü bağlar kurarken, devletiyle mesafeli bir ilişki geliştirmektedir.

Yeni işveren git gide bilişim merkezleri, siber dünya olmaktadır. İş niteliği ve kavramı değişirken, işveren niteliği ve kavramı da değişiyor. Karşınızda duran etten kemikten insanlar yerine, devasa algoritmalar ile muhatapsınız bundan böyle. Kuralları devletler yerine genel yapay zekâ koymaya başlamıştır.

Bundan böyle insanlar büyük bir sınamayla yüz yüze gelecektir. Sadakati devlete mi yoksa yeni işverene mi gösterecektir? Devletin yönetimini, halkın sosyolojisini değiştirmeye namzet yeni bir dönem başladı.

Yanıt Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.