Yıldırımhan’ın Maketi Bile Yetti
“Söylem çoğaldıkça, anlam seyrekleşir”
Saha Expo 2026 fuarı 5-9 Mayıs tarihleri arasında İstanbul’da yapıldı. Türk savunma sanayi ürünleri, ülke pazarına ve dünya pazarına çıktı. Fuara 120’den fazla ülkeden binlerce ziyaretçi, resmi kurumlar ve alım heyetleri katıldı. Fuar uzay, havacılık ve savunma ürünlerinde 8 milyar dolarlık dış satış hacmine ulaştı.
Türkiye son yıllarda yaptığı teknolojik atılımlar ve ürünleriyle, dünyanın ilk 10 savunma sanayi ihraç eden ülkeler konumuna yükselmek üzeredir. Takip edilmesi güç ürün yelpazesi ve ülke geneline yayılan 3.500 üretici şirketle, dünyada saygın konuma ulaşmıştır.
Türkiye birçok üründe ilk 5 ülkenin teknolojik bakımdan geldiği noktaya ulaşmıştır. Sadece ABD, Çin, Rusya, İsrail gibi ülkelerin bulunduğu klasmanda yer almaktadır. Ancak daha gidilecek pek çok yol vardır elbette. Teknolojik yarış her alanda kıyasıya devam etmektedir. Öyle ki şimdi bu yarış uzaya taşınmıştır.
Türkiye yıllar boyu ithal ürünlerle, ambargolarla vakit geçirmiştir. Milli ürünler üretmede oldukça geç kalmıştır. Bilhassa havacılık ve uzay çok kritik bir alandır. Orada bir ürünü tasarlayıp, geliştirmek ve üretmek ortalama 10-15 sene gibi zamana ihtiyaç duyar. Bilhassa motor teknolojileri meşakkatli ve uzun süreçlerdir. Testler, sertifikasyonlar yıllar almaktadır.
Türkiye motordan çektiğini hiçbir şeyden çekmemiştir. Milli bir platform ürettiğinizde ilk, “Bunun motoru milli mi?” sorusu ile karşılaşırsınız. Zira motor milli olmayınca o ürünün milli olma kabiliyeti azalır. Türkiye motorlar konusunda son 10 yılda atağa geçti. İHA’ların motor sorunları çözüldü. Ancak milli muharip uçağın motorunda sorun henüz giderilmedi ki orada da TUSAŞ’ın yoğun şekilde üzerinde çalıştığı 35 bin librelik itki gücüne sahip motor çalıştırma aşamasında. Fakat çalıştırılan bir motor havacılıkta hemen kullanıma giremiyor. Seneler süren testler ve sertifikasyon süreçleri gerekiyor.
Bu seneki fuara büyük sürpriz yapan MSB ARGE merkezinin geliştirdiği Yıldırımhan balistik füzesi damgasını vurdu. Hatta öyle ki bu füzenin, orada sergilenen birçok ürünü gölgede bıraktığı, öne çıkmasını engellediği eleştirileri var. Öyle ya bir füzenin gördüğü ilgiden dolayı, oradaki yüzlerce ürün, kendini yeterince gösterme ve tanıtma şansı bulamıyor.
MSB ARGE merkezi bugüne değin medyatik değildi. Demek ki orada sessiz sedasız çalışmalar tüm hızıyla sürüyormuş. Yıldırımhan balistik füzesinin maketi bile tüm dünyayı ve ülkeyi ayağa kaldırdı. Ülkemizde yine o bildik tartışmayı ateşledi. Kamuoyu “Gerçek mi, seçim yatırımı mı?” diye ikiye bölündü.
Benim anladığım kadarıyla Yıldırımhan roketi henüz üretilmedi ve henüz test edilmedi. Ortada sadece ileri safhada ve bitme aşamasına gelmiş, gerekli teknolojilere ulaşmış bir ürün var. Fakat henüz daha üretilmedi ve test edilmedi. Zira 6 bin km menzilli bir füzeyi Türkiye’de test edemezsiniz. O bakımdan Somali’de hızla uzay ve havacılık üssü kuruyor Türkiye. Ancak oradan, önü okyanus olduğundan ve ekvator çizgisine yakınlığından dolayı roket testleri daha mümkündür. Üssün bu yıl içerisinde faaliyete geçmesi bekleniyor ki Türkiye ay ve uzay misyonlarını da oradan yönetecek. Bir kesim “Türkiye dururken neden Somali’de üs kuruyorsunuz, Gölbaşı size yetmez mi?” diyor. İşte birçoklarının ufku bu kadar. Yani sadece Gölbaşı alabalık tesislerine kadar.
Kişisel görüşüm: bir ürün ancak test aşamasında kamuoyuna duyurulmalıdır. Burada aceleye gelmiş bir lansman görüyorum ki aynı şey 42 bin librelik itki gücüne sahip, yine MSB ARGE merkezine ait ‘Güçhan’ turbofan jet motorunda da yapılmıştır. Sanıyorum Türkiye dünyanın şu anki ortamında, hızla caydırıcılık silahını çekme adına bunu yapıyor. Bazı ülkelere hızla gözdağı veriyor ve de iç politikada siyasi kazanım peşinde koşuyor.
Evet, inanıyor ve biliyorum ki Türkiye kritik teknolojilerde (tek kristal döküm alaşımlar – roket yakıtı gibi) ileri aşamaya ulaştı. Hem Yıldırımhan balistik füzesini hem de Güçhan turbofan jet motorunu üretme kabiliyetine kavuştu. Fakat fuardaki sergileme erken oldu ve muhalefet koalisyonuna eleştirme ve dalga geçme imkânı sundu.