Bir Bebeğin Bilincinde Bizim Farkında Olduğumuzdan Çok Daha Fazlası Var

Bir bebekle nasıl iletişim kurulur ve bebek nasıl yatıştırılır

Uyuyan bir bebek fotoğrafı (ChristinLola/iStock) arka plan: (Isarescheewin/iStock)

Uyuyan bir bebek fotoğrafı (ChristinLola/iStock) arka plan: (Isarescheewin/iStock)

Bilimin Ötesi bölümü ile Epoch Times, bugünkü bilgilerimize meydan okuyan doğal olayları ve teorileri araştırmakta, incelemekte ve açıklamalar yapmaktadır. Okuyanları hayal etmeye teşvik eden fikirleri  derinlemesine araştırıyor ve yeni olasılıkları ortaya çıkarıyoruz. Aşağıdaki yorum bölümünde, bazen tartışmalı da olabilen başlıklar altında, bizimle düşüncelerinizi paylaşın. 

Yakın zamanda, üçüncü çocukları henüz dünyaya gelmiş bir çift bana başvurdu. Bebeğin sancısı vardı ve nedenini bulamıyorlardı. 3 aylık bebek sakinleşemiyordu. Sebebi süt müydü? Bir yeri mi ağrıyordu? Bu durumun nedeni neydi?

Benim tecrübelerime göre (Çocuk psikolojisi uzmanlığım var ve alternatif tedavi üzerinde çalışıyorum), bazı bebekler ya doğumun kendisine ya da basitçe kendi vücutlarında olmaya uyum sağlamakta zorluk çekiyorlar. Regresyon terapisi sırasında bazı insanlar kendi doğumlarını hatırlayabilirler. Detaylar ebeveynler tarafından onaylanır.

Bu olay psikoterapistler ve mistisizmle ilgilenen insanlar tarafından iyi bilinen bir doğal olaydır. Dolayısıyla bir bebeğin bilincinde bizim farkında olduğumuzdan çok daha fazlasının mevcut olduğu açıktır.

Ebeveynlerin çoğu, daha anne karnındayken bebeklerine müzik dinletirler. Canlı ve ritmik olması kaydıyla aynı müziğin, doğumdan sonra da bebeği uyutmak ya da huzursuz bebeği yatıştırmak için kullanılmasının iyi bir fikir olduğunu düşünüyorum.

Bebeklerle ilgili zorluk tabii ki konuşamamaları ve sorunun ne olduğunu söyleyememeleridir. Vücut dili ve yüz ifadelerinin anlaşılması da zor olabilir. Çünkü ilk birkaç ayda “okunabilecek” sadece iki ifade vardır: memnuniyet veya acı.

İşte işe yarayabilecek bir yöntem: o uyurken bebekle konuşun.

Bu, Kuzey Kutbu ve Güney Amerika yerlileri tarafından kullanılan yöntemlere benzer bir yöntemdir.

Bu yöntemle ilk olarak 90’lı yılların başlarında karşılaştım. Daha sonra bunun Kuzey Kutbu ve Güney Amerika’daki yerli halk tarafından kullanılan yöntemlere çok benzer olduğunu fark ettim.

Paris’te psikiyatrist Caroline Eliacheff, Paris sokaklarında, çöp kutularında, parklarda ve alt geçitlerde bulunmuş, terk edilmiş bebeklerin getirildiği bir koğuşta çalıştı.

 Psikiyatrist Caroline Eliacheff Paris sokaklarında, çöp kutularında, parklarda ve alt geçitlerde bulunmuş, terk edilmiş bebeklerin getirildiği bir koğuşta çalıştı.
(Pixel Istanbul/iStock)

(Pixel Istanbul/iStock)

Eliacheff ve takımı, fiziksel ve psikolojik olarak çok kötü durumda olduklarını söylemeye gerek olmayan, bu bebekleri iyileştirmek için bir yöntem geliştirdiler.

Uyuyan bebeklere şuna benzer sözler fısıldadılar: “İncindiğini görüyorum. Bunun için çok, çok üzgünüm. Sana şunu söylemeliyim ki sen, benim ve annen tarafından seviliyorsun. Terk edilmenin sebebi annenin seni sevmemesi değildi. O sana bakamazdı ve seni buraya gelebilmen için bıraktı. Burada sevileceğin yerdesin.

Bunlar Eliacheff’in kendi sözleri değildi. Ama bu tür bir iyileştirme fikrine dayanarak benzer bir durumda benim söyleyebileceğim sözler bunlardı. Bu yöntem, istenmeyen doğum ya da sancı ve benzeri vücut ağrıları gibi çeşitli problemleri iyileştirmek için kullanılabilir.

İstatistik ve araştırmaya dayalı  sağlık dünyası için mistik ve biraz gerçek dışı bir fikir gibi görünse de, bence kendisine iletilen bu karmaşık fikirlerin bebek tarafından algılanabilmesinde, reenkarnasyon önemli bir rol oynar. Bebeğin zihni daha önce yaşamıştır ve bu vücuttaki bu sınırlı zamanda alabileceğinden çok daha fazla bilgiye sahiptir.

Yine de bunun tek açıklamasının reenkarnasyon olduğunu düşünmüyorum. Daha fazla patırtı yapmadan şunu söylemek istiyorum ki; bebekler anlıyorlar.

Çocuk psikolojisinden biliyoruz ki, bebekler yüz ifadelerini, ruh halini ve vücut dilini okumakta uzmanlardır. Bir bebeğin algılarının sınırzsız olmasının nedeni içgüdüsel bilinç değilse, nedir?

Bir bebeğin algılarının sınırsız olmasının nedeni, içgüdüsel bilinç değilse nedir?

İnanıyorum ki, onların kozmozun dinginliğine dair hatıraları var ve bir şekilde bilinçlerinin büyük bir kısmı hala, geldikleri cennetsel krallıkla önemli ölçüde uyumlu halde.

Geçenlerde beş aydır kesintisiz uyuyabileceği bir saate sahip olamamış bir anne ile tanıştım.

Bebeğine şunları söylemesini tavsiye ettim: “Sana bakabilmem için ve seninle oynayabilmem için, gerçekten uyumaya ihtiyacım var. Bana bu konuda yardım etmeni çok isterim.  Şimdi burada bizimlesin ve seni seviyoruz ve korkacağın hiçbir şey yok. Seni korumak için elimizden gelen her şeyi yapacağız.”

Üç gün sonra bebek sakinleşti ve saatlerde kesintisiz uyudu. Tabii ki anne babası da.

Konuşma huzurlu olmalı. Konuşmada duygusal patlamalar olmamalı. Konuşma neyin “yanlış” olduğunu göstermeli. Bedensel olan şeyler, ruhsal dünyadaki bir var oluştan çok uzak ve kaba olarak algılandığı için, çoğu zaman yanlış olan şey mistik bir düzeydedir.

Bebeğin emzirilmesi çoğu zaman annenin yüküdür ve anneyi yorar. Baba gerçekten yardım etmek isterse de, yapabileceği çok az sayıda iş vardır. Bu durum ebeveynler arasında sürtüşmelere yol açabilir ve bebek bu “olumsuz frekansları” toplayabilir. Aslında onlar kötü ebeveynler değillerdir – ne kadar bilinçli olsalar da, yaptıkları normal insan davranışıdır.

Bebekle konuşun: “Birbirimize kızmış gibi göründüğümüz için özür dileriz. Çok iyi uyumadık, o yüzden. Seni seviyoruz ve seni koruyacağız.”

Bu sırada yukarıda da bahsedildiği gibi, kimseyi suçlamayın. Şunu söylemeyin: “Çok yorgunum ve baban gerçekten hiç yardım etmiyor.” Kız arkadaşınızla ya da terapistinizle konuşmuyorsunuz. Sözü tatlıya bağlayın ve şikayet oyununu bırakın. Eğer bunu yapamazsanız bu örnekte bebeğinizi babasından hoşlanmamaya programlıyorsunuz demektir.

Ayrıca ellerinizi de kullanabilirsiniz. Sağ elinizle çok nazik bir şekilde bebeğinizin karnına koyun ya da konuşurken onu okşayın. Günde birkaç kere bebeğinizle konuşma yapın.

Bunu yaparken kalbinizde barış olsun. Sadece sakin olduğunuz zaman konuşun ve sakin bir ses tonu kullanın. Bunu yapmazsanız sadece daha fazla tedirginlik yayar ve işleri daha da kötüye götürme riskine girersiniz.

Ben bunu yıllarca bebekleri iyileştirmek için kullandım ve oldukça etkili olduğunu gördüm. Anne babalarla çalıştım ve bunu yapmayı öğrettim, ve sonuçlar onlar için oldukça olumlu. Bu yöntem çok güvenilir.

Bu yöntem aynı zamanda yeni yürümeye başlayan çocuklar için de kullanılabilir. Kreşe başladıklarında genellikle terk edilme korkusu yaşarlar.

Bu yöntem aynı zamanda yeni yürümeye başlayan çocuklar için de kullanılabilir. Kreşe başladıklarında genellikle terk edilme korkusu yaşarlar. Çocuk bu yeni duruma alışana kadar, yeni başladıklarında ve ilk haftalar boyunca onlara bunu açıklayın.

Kendinizi aptal gibi hissetseniz bile, bebeklerle konuşun.

SorenDreier.com un izni ile yeniden yayınlanmıştır. 

Bu makalede ifade eilen görüşler yazar(lar)ın kendi kişisel görüşleridir ve Epoch Times’ın görüşlerini yansıtmaz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir