Kanseri Çin Tıp İlkeleri ile Tedavi Etmek

Kategori : Antik Çin Kültürü,Geleneksel Çin Tıbbı,SAĞLIK |

By Lily Wang “Antik çağlardan bu yana, Çin tıbbı tümörlerle “birlikte yaşama” fikrini savundu. Bu fikir tümörle yaşamanın kabul edilmesi ile onun gelişiminin bastırılması anlamına gelir. Bu ilke antik Çin felsefesinin hastalıkların tedavisi sürecindeki ileyişine örnek teşkil eder” dedi.

Dr. Zhou 1998’de pankreas kanseri teşhisi konulmuş ancak henüz hayatını kaybetmiş bir hastasıyla ilgili örnek verir. Hasta 13 yıl kanser ile birlikte yaşadı ki bu çok nadir görülebilen bir durumdur.

Gördüğü tedavi sadece haftada birkaç kez Çin ilacı kullanmaktı. 2007den 2011’e tümörü sadece 1 cm büyüdü. Hasta çalışabiliyor sağlıklı bir insan gibi seyahat edebiliyordu. Bu günümüz tıbbına göre oldukça nadir görülebilecek bir durumdur.

Geleneksel Çin Tıbbının kanseri tedavi yönündeki olağanüstü başarılarına rağmen çok az insan kanser şikayeti ile Çin tıbbına başvurmaktadır. Genellikle son seçenek olarak ameliyat, kemoterapi veya radyasyon tedavisinin ardından veya hastalığın oldukça ilerlemiş geri dönülemez bir duruma gelmesinin ardından Çin tıbbına başvurmaktadırlar.

Onyıllarca süren klinik çalışmalardan sonra Dr. Zhou şu sonuçlara varmıştır: “%80 oranındaki hasta batı tıbbı tedavi metodları sebebiyle veya korku sebebiyle hayatlarını kaybetmektedir. Birçok hasta ameliyat, kemoterapi veya radyasyon tedavisini ardından, bastırılmış olan kendi iyileştirici güçlerinin farkına vararak uyanıyorlar. Bu uyanışın ardından durumlarını daha da kötüleştirdiklerini fark ederek ciddi bir üzüntüye kapılıyorlar.”

 “Hiç kimse kendi doğru ve güçlü enerjilerini hayata geçirmeden iyileşemez, doğru düşüncelere sahip olmadan hiçbir medikal mucize gerçekleşemez. Medikal tedavi doğru enerjileri tamamlayarak enerjileri düzenler. Doğru enerji ile kişi yaşayabilir aksi durumda hayatını kaybedecektir. Bu antik çağlardan bu yana Geleneksel Çin tıbbının tedavi süreciyle ilgili önemli ilkelerinden biridir.”

Dr. Zhou insanların yaşamak içgüdüsüne sahip olduğunu vurguluyor fakat bizler sahip olduğumuz kendi kendini tedavi etme yeteneğimizin farkında bile değiliz. Aslında medikal araştırmalar göstermiştir ki kanser hastalarının %1i hiçbir tedavi almadan kendi kendilerini iyileştirmişlerdir. İyileştirme sürecinde Dr. Zhou “konuşma terapisi” ile içimizdeki gücü uyandırabileceğimizi ve tedavi olabileceğimizi savunmaktadır.

Çok güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmak aslında sanıldığı gibi çok gerekli bir şey değildir. Bazı insanlar güçlü bir bağışıklık siteminin kendileri için çok önemli olduğunu düşünür. Oysa Dr. Zhou bu konuda şöyle diyor “Bu bir yanılgıdır. Diyabet, dermatomiyosit, sedef hastalığı, romatoid artrit, hipertiroidizm lupus, ve benzerleri gibi birçok hastalık bağışıklık sisteminin anormal reaksiyonları sonucu ortaya çıkmaktadır.”

 “Bu tip hastalıkları tedavi etmek zordur ve tamamı bağışıklık siteminden ortaya çıkar. AIDS ve kanser sözde gelişmiş bağışıklık isteminden çok, azalmış bağışıklık sistemi sebebiyle ortaya çıkar.”

 “Medikal tedavi vücudun dengesini yeniden sağlamaktır aslında. Ancak, ilaç derinlere inemez. Kanser tedavisi sürecinde kullanılan batı tıbbı metodları vücuttaki iyi ve kötü tüm güçleri yıkıma uğratmaya yöneliktir ve sonunda her şey karmakarışık birşekilde mahfolacaktır.

 “Çin tıbbı yin ve yangın dengesi üzerinde durur. Ana semptomları tedavi ederek başlar ve fiziksel durumu yeniden yapılandırır. Hasta enerjisini yeterince güçlü ve doğru olarak hayata geçirebildiğinde bağışıklık sistemi kendi normal işleyişini yeniden kazanacak ve hastalıklar doğal olarak kaybolacaktır.”

Kaynak: Kan Zhong Guo

İngilizce Kaynak : Managing Cancer with Chinese Medicine Principles

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir