Nereye Gidiyoruz?
Bazı şeyler nasıl söylenir, söyleme şekli nasıl olmalıdır diye düşünüp dururuz; iyi şeyleri söylemek kolay… Şen şakrak anlat dur. Bazı haberleri vermek dünyanın en ağır işidir..
Karadeniz turunda rehber anlatmıştı. Bazı yerlerde üzüntülü haberi verebilmek için evin önünde horona dururlarmış. Hem döner hem de belli bir tempoda olayı şarkı söyler gibi anlatmaya başlarlarmış. Kapıya çıkan aile durumu öğrenir kala kalırmış (Özellikle ölüm haberlerinde).
Ülke gündemiyle öyle doluyum ki içimi kimlere dökeyim, yangınları, depremleri, kontrolsüz tarım ilaçları ile zehirlenmelerimizi, terör bahanesiyle, terörist başına, bebek katiline, yüce meclisimizde “sayın“ diyen vekilleri mi? Sorunlar gökyüzüne merdiven dayamış tırmanırken, kapalı olan meclisi mi?..
Kontrolsüz tarım ilaçlarının bu ülkede sinsi sinsi öldürdüğü insan sayısı PKK’nın katlettiğinden fazlaymış. Pestisit denilen aflatoksin denilen ilkellikler; genç-yaşlı, fakir-zengin, etnik köken, mezhep ve partili-partisiz ayırımı yapmıyor; kanser ediyor.
Tarım ilaçlarının kanser yaptığı uzmanlar tarafından yüz defa açıklandı. En çok tarım ilacı kullanan bölge Akdeniz, daha sonra Ege ve Marmara bölgeleri… Tarım alanlarında azalma olduğu halde ilaç kullanımı sürekli artıyor. Sahipsiz ülkemizin damarlarına kadar girdi olumsuzluklar zinciri. Avrupa’nın aldığı narda “pestitit kokteyli“ tespit edilmiş. Yani aynı meyveye çeşit çeşit pestisit verilmiş böcekler ölsün diye. Ama insanı öldürüyor. Toprak ve insan zehirlenmekle kalmıyor. Meyve ağaçlarına verilen kontrolsüz tarım ilaçları nedeniyle ülkemizde her yıl milyonlarca arı ölüyor, kuşlar ölüyor. Ülkemizde kullanılan her dört tarım ilacının üçü Avrupa Birliği’nde kullanılması yasak. İthal tohuma, ithal tarım ilacına bağımlı yapılan güzel ülkem…
Sınırlarımız kevgir. Sadece kaçak mülteci gelmiyor; İran, Irak ve Suriye’den sahte tarım ilaçları giriyor.. Köylümüz sadece fiyatına bakıyor, hele de kamyonetle ayağına kadar gelmişse… Kullan kullanabildiğin kadar.
Ülke yangın yeri, her gün bir sorun var ama meclis tatil. Olağanüstü günlerden geçerken hepsinin topyekûn göreve gelmesi, sorunlara sahip çıkması gerek. Sade vatandaş olarak budur isteğim.